HABER ARŞİVİ

<< < (2/6) > >>

BAŞKAN:
Haberler: ŞEHİT ÖĞRETMENLER FOTOĞRAF SERGİSİ


        
 
Şubemiz 18.09.2006 tarihinde saat:15.30’da Cumhuriyet Meydanında yapmayı planladığımız fakat yetkililer tarafından izin verilmeyen, Şehit Öğretmenler Fotoğraf Sergisini Şubemiz salonunda sergilendi.

        


Sergiye Türk Eğitim Sen üyeleri ile vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Serginin açılışında konuşan Şube Başkanı Ali İhsan ÖZTÜRK; Resimlerini gördüğünüz Şehit Öğretmenler şuan toprak altında yatmaktadır. Bu öğretmenler aziz bayrağımızın dalgalanmasını istediği için ailesi ile birlikte PKK terör örgütü tarafından adice kurşuna dizilmişlerdir. Biz şube olarak bu sergiyi Cumhuriyet Meydanında düzenlemeyi planlamıştık fakat Büyükşehir Belediyesi yetkilileri serginin düzenlenmesi için bizlerden 440 YTL para istediler. Paramız olmadığı için sergiyi sendikamızın salonunda düzenlemek zorunda kaldık.  
Sergiye katılan Türkiye H. M. Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Başkanı Mete KURT ise kendisinin de bir öğretmen olduğunu ve şehit öğretmenler sergisinin kendisini duygulandırdığını söyledi. Şehit öğretmenlerin vatanın bekası için dağ başlarında eğitim öğretim yaparken bölücü terör örgütü tarafından şehit edilmişlerdir diyerek her insanın kutsal yerleri gezdiği gibi bu sergininde mutlaka insanlar tarafından gezip görülmesi gerektiğini belirtti. Yeni eğitim-öğretim yılının tüm milletimize hayırlı olmasını diledi.

Tarih: 18.09.2006 Saat: 21:53 Gönderen: tckay1



Haberler: BAKAN TAVSİYELİ DAVUL ÇALMA KURSU DÜZENLENDİ


 

23.09.2006 Tarihinde Türk Eğitim -Sen Kayseri 2 Nolu Şube tarafından Bakan Tavsiyeli DAVUL ÇALMA KURSU düzenlendi..

Şube Başkanı yaptığı açıklamada; "Bir süre önce Devlet Bakanı M.Ali Şahin bir televizyon programında kendisine e-posta gönderen ve geçinemediği için gece kulüplerinde davul çaldığını söyleyen bir öğretmene; “Davul çalmak güzeldir. Sanata saygım vardır. Bu işe devam et.” demişti. Biz öğretmenler de bakanımızın tavsiyesi üzerine bu işe soyunduk. Sendikamızda bir kurs düzenledik. Bu kursu başarı ile bitirenlere sertifika veriyoruz. Eğitim çalışanları bu sertifika ile ramazanda davul çalarak bütçelerine katkı sağlayacaklardır." dedi.



 



Kurs bir gün süreyle sendika şube salonunda düzenlendi. Kursu Hasan Öztürk ve Cevat Solaklar adında Davul Üstatları verdiler. Kursun ilk seansında dereceye giren Ömür KUZĞUN, Recep YAĞAR ve Ömer SÖNMEZ kursu başarı ile tamamladıkları için sertifikalarını düzenlenen törenle aldılar.

Tarih: 23.09.2006 Saat: 22:22 Gönderen: tckay1



Haberler: AKP İKTİDARI EN KÖTÜ ALTERNATİFİ ZAM OLARAK AÇIKLADI


 

Türkiye Kamu Sen Ar-Ge merkezi tarafından yapılan çalışmaya göre memur maaş zammı ile ilgili toplu görüşme süreci içerisinde  Hükümetin tekliflerinin hesaplanması sonucunda aşağıdaki rakamlar ortaya çıkmaktadır.
Bakanlar Kurulunun verdiği karar sonucunda 2007 yılı memur zammı açıklanmış ve AKP İktidarı en kötü seçeneği 2007 memur zammı olarak açıklayarak MEMURA BİR GOL DAHA ATMIŞTIR.Esasen golu zaman içinde kim kime atacak hep beraber göreceğiz,seçim sandığı ufukta görünmüştür.

(Hesaplamayı görmek için tıklayınız.)



Hükümet en kötü seçeneği seçti demiştik.Eğer Hükümet 1. seçeneği zam olarak açıklasaydı en düşük memur zammı Temmuz 2006 itibariyle %14.78 artarak 743.8 YTL olacaktı.Ancak tercih edilen ve açıklanan 2.seçenek Temmuz 2006 itibariyle en düşük memur maaşında %10.6 bir artış meydana getirecek ve en düşük memur maaşı 717.36 YTL olacaktır.Bu durumda memurlar Temmuz 2006 tarihi dikkate alındığında aylık 26.44 YTL kaybetmektedir.
Bu alternatifin zam oranı olarak seçimi sonucunda alt gelir grubunda bulunan memurlar zararlı çıkarken, üst düzey kamu görevlilerinin maaşları 0.5+0.5=%1 oranında daha artırılmıştır.

Tarih: 25.09.2006 Saat: 20:17 Gönderen: tckay1



Haberler: AKP'YE SİYAH ÇELENK


 
Türkiye Kamu-Sen, Bakanlar Kurulu'nun memur maaş zammına ilişkin kararını protesto etti.

    Türk Eğitim-Sen Genel Merkez Yönetim Kurulu üyelerinin de tam destek verdiği eylemde, Türkiye Kamu-Sen üyeleri, memurdan hakettiği zammı esirgeyen, memuru aşağılayan hükümete sadaka verdi.


AKP Genel Merkezine siyah çelenk bırakmak isteyen memurlar polis barikatıyla karşılaştı. Parti binasının her iki yanında, polis panzerleri ve çevik kuvvet ekiplerinin oluşturduğu güvenlik barikatının önünde toplanan Türkiye Kamu-Sen üyeleri, "Tayyip pabucu yarım çık dışarıya oynayalım", "IMF'ye yumuşak, memura barikat", "memur sandıkta hesap soracak" şeklinde sloganlar attılar. Siyah çelenk'i AKP Genel Merkezine bırakmalarına izin verilmeyen memurlar ile polisler arasında arbede yaşandı.

  
     Polis, memurlara biber gazı sıktı. Bir süre bekleyen ve hükümeti protesto eden Türkiye Kamu-Sen üyelerinin barikatı geçmesine izin verildi ve memurlar, siyah çelengi, parti genel merkez bahçesine bıraktı.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

  

  

  

  

  

  


Tarih: 26.09.2006 Saat: 20:17 Gönderen: tckay1



Haberler: YORUMSUZ


 


Tarih: 30.09.2006 Saat: 11:38 Gönderen: tckay1


Haberler: SP GENÇLİK KOLLARINDAN ŞUBEMİZİ ZİYARET



Kayseri SP Gençlik Kolları Başkanı Kocasinan İlçe Gençlik kolları ve Melikgazi İlçe Gençlik kolları Başkanı şubemizi ziyaret ettiler. Ziyarette şube yönetim kurulu üyelerimiz de hazır bulundu. Görüşmede gençliğin problemleri, ülke ve dünya gündemi üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.


Tarih: 30.09.2006 Saat: 16:38 Gönderen: tckay1


Haberler: ERCİYES ÜNİVERSİTESİ İŞYERİ TEMSİLCİLERİ SEÇİMİ YAPILDI


4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun 23. maddesine göre  Türk Eğitim-Sen Kayseri2 Nolu Şube Erciyes Üniversitesi İşyeri Sendika Temsilciliklerine Fen Bilimleri Enstitüsü Sekreteri Adil ÖNEN, Fen-Edb. Fak. Sekreteri Osman ÖZDEMİR, Prof. Dr. Saim ÖZDAMAR, Prof. Dr. Metin KARAÖRS, Yrd. Doç. Dr. Bayram DURBİLMEZ, Öğrt. Gör.Fikret KARA ve Okutman Şevki KILIÇ seçilmişlerdir.

Tarih: 30.09.2006 Saat: 16:39 Gönderen: tckay1



Haberler: 2005 YILI MÜDÜR YARDIMCILIĞI SINAVININ YÜRÜTMESİ DURDURULDU


  
    

Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından 26-03-2005 tarihinde yapılan müdür yardımcışığı sınavına Ankara 4. İdare Mahkemesi tarafından YÜRÜTMEYİ DURDURMA kararı verildi.

Ankara 4. İdare Mahkemesi kararında;
”Uyuşmazlıkta; Mahkememizin 23-8-2005 günlü kararı doğrultusunda sınav kağıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde yapılan değerlendirmelerde 14, 22, 35, 74, 82 ve 85. soruların ve cevap anahtarının hatalı olduğu belirlenmiş olup yapılan değerlendirmeler hükme esas alınabilecek bilimsel yeterlikte bulunmuştur.

  
.....hatalı sorular esas alınarak yapılan değerlendirme işlemlerinin 2577 sayılı IYUK’NIN 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA, kararın tebliğinden itibaren(7) gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz yolu açık olmak üzere 07-08-2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.”  denilmiştir.

  
Bu gelinen durumda yeni kargaşalar ve  hukuki problemler yaşanacaktır.Esasen, sınavın yapıldığı günlerde bir çok sorunun hatalı olduğu iddiaları ortaya atılmış, bu iddialar sendikamız tarafından Milli Eğitim Bakanlığı ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğüne bildirilmişti. Yapılan bu uyarılara itibar etmeyen ve yanlış soruları çıkarmadan değerlendirme yapan MEB bu gelinen noktada TEK SORUMLUDUR.

Tarih: 01.10.2006 Saat: 20:39 Gönderen: tckay1




Haberler: 2005 YILI MÜDÜR YARDIMCILIĞI SINAVININ YÜRÜTMESİ DURDURULDU


  
    

Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından 26-03-2005 tarihinde yapılan müdür yardımcışığı sınavına Ankara 4. İdare Mahkemesi tarafından YÜRÜTMEYİ DURDURMA kararı verildi.

Ankara 4. İdare Mahkemesi kararında;
”Uyuşmazlıkta; Mahkememizin 23-8-2005 günlü kararı doğrultusunda sınav kağıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde yapılan değerlendirmelerde 14, 22, 35, 74, 82 ve 85. soruların ve cevap anahtarının hatalı olduğu belirlenmiş olup yapılan değerlendirmeler hükme esas alınabilecek bilimsel yeterlikte bulunmuştur.

  
.....hatalı sorular esas alınarak yapılan değerlendirme işlemlerinin 2577 sayılı IYUK’NIN 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA, kararın tebliğinden itibaren(7) gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz yolu açık olmak üzere 07-08-2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.”  denilmiştir.

  
Bu gelinen durumda yeni kargaşalar ve  hukuki problemler yaşanacaktır.Esasen, sınavın yapıldığı günlerde bir çok sorunun hatalı olduğu iddiaları ortaya atılmış, bu iddialar sendikamız tarafından Milli Eğitim Bakanlığı ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğüne bildirilmişti. Yapılan bu uyarılara itibar etmeyen ve yanlış soruları çıkarmadan değerlendirme yapan MEB bu gelinen noktada TEK SORUMLUDUR.

Tarih: 01.10.2006 Saat: 20:39 Gönderen: tckay1




Haberler: İFTAR YEMEĞİNDE BULUŞTUK


 

Türk Eğitim-Sen 2 Nolu Şube Üyeleri 5 Ekim 2006 Perşembe günü Öğretmen Evi'nde verilen iftar yemeğinde bir araya geldi.
İftar yemeğine Yönetim Kurulu,Yetkili Kurullar,İş Yeri Temsilcileri ile Sivil Toplum Örgütlerinden üyeler katıldı.


Yemek sonrasında birbirleri ile tanışan kaynaşan eğitimciler, sohbet etme imkanı buldular.

Trk Eğitil-Sen 2 Nolu Şube Başkanı Ali İhsan Öztürk Mübarek Ramazan ayında bir araya gelmenin gururunu yaşadıklarını belirterek, tüm üyelerin mübarek Ramazan ayını kutladı.
 
 

Sabah Gazetesi yazarı Yılmaz Özdil, memur maaş zamlarıyla, fitre rakamlarını karşılaştırarak AKP hükümetinin memura reva gördüğü gerçeği hicvetmiş. Yılmaz Özdil'in güldürürken acı acı düşündüren bu yazısını yorumsuz veriyoruz. "İnanç Hortumculuğu" yapan birilerinin de bu yazıyı okumasını diliyoruz. Ayrıca bu hortumcuların yardakçısı olan sendika etiketli güruhlarında "Ali Dibo" işlerinden vakit bulurlarsa biraz düşünmelerini istiyoruz..

Uyduk imama...


"Türkiye'yi pazarlıyorum..."
Kimin bu laf?
Başbakan'ın.
Şimdi ne diyor?
"Deniz Baykal pazarlamacı..."

Ben anlamadım bu işi.

En iyisi, anlamadığım konulara hiç girmeyeyim...
Az çok anladığım konuyu yazayım bari.

Memur zammı açıklandı, malum.
3+3, 4+4 falan...
Türkçesi...
Ayda 66 lira.

Böl 30'a.
Ne eder günde?
2 lira 20 kuruş.

Tesadüfe bakın ki...
Diyanet de açıkladı.
Fitre'yi.
4 lira 50 kuruş.

Hani her bayram namazından önce tarif eder ya hoca, nasıl kılacağımızı... Unutur çünkü bizim millet.
Biz de öyle yapalım.
Fitre'yi tarif edelim...

Bildiğin sadaka.

4 lira 50 kuruşa sadaka, 2 lira 20 kuruşa zam deniyor bu ülkede.

Devam edelim...
Geçen yıl ne kadardı fitre?
4 lira.
Bu yıl ne kadar?
4.5 lira.
Ne kadar artmış?
Yüzde 12.5...
Neden?
Şöyle diyor fitreyi belirleyen Diyanet, "gıda fiyatlarını ve geçim standardını gözönüne alarak hesapladık..."

Demek ki neymiş...
Gıda fiyatlarını ve geçim standardını gözönüne alırsan, "sadaka" ya bile net yüzde 12.5 zam yapman gerekiyormuş.
Ama ne yaptılar memur maaşına?
Gıda fiyatlarını ve geçim standardını gözönüne alarak...
Taksit taksit 4.

O da imam...
Bu da imam...
Artık hangisine uyarsanız.


NOT...
Bu yazıyı okuyup, "elmayla armudu karıştırmışsınız" diye mesaj atacak olan "manav profesörleri", hiç zahmet etmesin... Asıl, memurla dilenciyi karıştıranlara atın siz o mesajı.
"Para yok, ne verelim?" diye soranlara da, sorarım... Bu Ramazan'da gelmedin oraya, dört yıldır oradasın... Paylaşılacak ekmek, neden hâlâ sadakadan bile az?

Tarih: 09.10.2006 Saat: 21:10 Gönderen: tckay1



Haberler: VAH ÖĞRETMENİM VAH!!



 

VAH ÖĞRETMENİM VAH!!

 

Vah öğretmenim vah
Öğrencinden dayak yemişsin. Doğal karşıla öğretmenim.
Kimden dayak yemiyorsun ki.
Kimler senin onurunla oynamıyor ki.

Öğrenci döver, bunun adı "özgürlük" olur.
Sen öğrencinin kulağını çekersin bunun adı "vahşet" olur.

Hatta görevden alınman için öğrenci velisine kimler kimler yol göstermez ki.... Hakkında soruşturmalar açılıp, okula müfettişler üçer beşer gelmez mi?
Sonra sen dayağı sadece öğrenciden yemiyorsun ki.
Senin onurunla sadece öğrenci oynamıyor ki.
Seni yönetenler buçuklu ücret artışı vererek ya da seni "benim gibi düşünmüyor" diye sürgüne göndererek, iki üç kazan kaynatmaya mecbur ederek, dövmekten beter etmiyor mu?
Akşamları yorgun argın eve döndüğünde, hergün aynı yemekleri yemeye mecbur kaldığında ya da eşinin, çocuğunun taleplerine cevap veremediğinde yıkılmıyor musun, bu sana dayaktan beter gelmiyor mu?
***
Bana bir harf öğretenin bin yıl kölesi olurum desturunun evlatları artık çoktan tarihe karıştı.
Şimdiki öğrenciler elinde sopa, bıçak, ustura ile öğretmenini tehdit ediyor, öğretmenine saldırıyor.
Öğretmenim sana değil bana vah ki vah.
Senin alın yazın böyle yazılmış. Sen dayak yiyeceksin elbette, baklava, börek yiyecek değilsin ya!
Baklavayı, böreğiyi sana dayak atanlar, attıranlar yiyecek. Çünkü onların demokratik hakları var. Onlar için özgürlük var.
Ya sen? Sen 657'nin yükü omuzlarında, iki yakası ancak kravatla biraraya getirilmiş bir eğitmicisin.
Üzülme meslektaşım.
Biz, bize dayağı, eziyeti ve cefayı layık görenleri böyle eğitmedik.
Ne yapalım. Fıtratlarında varmış.
***
Siz öğretmenlere karşı şiddeti uygulayanlar ve siz bu şiddete karşı tedbir almayanlar. Unutmayın.
Sizin kadar bizimde hakkımız var.
Dahası sizin üzerinizde de hakkımız var.
Artık haklarımızı gasp edenlere karşı kol kola girdik. Öyle güçlü geliyoruz ki. Ayak sesimiz bile sizleri kendinize getirecektir.
Ya medeni insanlar gibi davranır, bu çirkin davranışlarınızı düzeltirsiniz ya da biz sizlere doğruyu öğretiriz.
Üç yıldır okullardaki şiddet ve tacizle igili uyarılarımıza kulak tıkayan, şiddetin ve tacizin körükçüleri, sabrımız taşmak üzere.
Tüm bu olan bitenlerden sorumlu olanlar,
Sizler sorumluluğunuzun gereğini yapmak zorundasınız. Yoksa yapacaklar var.
Öğrenci döver, bunun adı "özgürlük" olur.
Sen öğrencinin kulağını çekersin bunun adı "vahşet" olur.
Hatta görevden alınman için öğrenci velisine kimler kimler yol göstermez ki.... Hakkında soruşturmalar açılıp, okula müfettişler üçer beşer gelmez mi?
Sonra sen dayağı sadece öğrenciden yemiyorsun ki.
Senin onurunla sadece öğrenci oynamıyor ki.
Seni yönetenler buçuklu ücret artışı vererek ya da seni "benim gibi düşünmüyor" diye sürgüne göndererek, iki üç kazan kaynatmaya mecbur ederek, dövmekten beter etmiyor mu?
Akşamları yorgun argın eve döndüğünde, hergün aynı yemekleri yemeye mecbur kaldığında ya da eşinin, çocuğunun taleplerine cevap veremediğinde yıkılmıyor musun, bu sana dayaktan beter gelmiyor mu?
***
Bana bir harf öğretenin bin yıl kölesi olurum desturunun evlatları artık çoktan tarihe karıştı.
Şimdiki öğrenciler elinde sopa, bıçak, ustura ile öğretmenini tehdit ediyor, öğretmenine saldırıyor.
Öğretmenim sana değil bana vah ki vah.
Senin alın yazın böyle yazılmış. Sen dayak yiyeceksin elbette, baklava, börek yiyecek değilsin ya!
Baklavayı, böreğiyi sana dayak atanlar, attıranlar yiyecek. Çünkü onların demokratik hakları var. Onlar için özgürlük var.
Ya sen? Sen 657'nin yükü omuzlarında, iki yakası ancak kravatla biraraya getirilmiş bir eğitmicisin.
Üzülme meslektaşım.
Biz, bize dayağı, eziyeti ve cefayı layık görenleri böyle eğitmedik.
Ne yapalım. Fıtratlarında varmış.
***
Siz öğretmenlere karşı şiddeti uygulayanlar ve siz bu şiddete karşı tedbir almayanlar. Unutmayın.
Sizin kadar bizimde hakkımız var.
Dahası sizin üzerinizde de hakkımız var.
Artık haklarımızı gasp edenlere karşı kol kola girdik. Öyle güçlü geliyoruz ki. Ayak sesimiz bile sizleri kendinize getirecektir.
Ya medeni insanlar gibi davranır, bu çirkin davranışlarınızı düzeltirsiniz ya da biz sizlere doğruyu öğretiriz.
Üç yıldır okullardaki şiddet ve tacizle igili uyarılarımıza kulak tıkayan, şiddetin ve tacizin körükçüleri, sabrımız taşmak üzere.
Tüm bu olan bitenlerden sorumlu olanlar,
Sizler sorumluluğunuzun gereğini yapmak zorundasınız. Yoksa yapacaklar var.
ŞUAYİP ÖZCAN


Tarih: 10.10.2006 Saat: 14:32 Gönderen: tckay1



BAŞKAN:
Haberler: FRANSA’NIN TARİHİN EN VAHŞİ SOYKIRIMCISI OLDUĞUNU DERSLERDE ANLATALIM..!


 

Fransa’nın ülkemizin de içinde bulunduğu coğrafyada, Ermenistan’ı da yanına çekerek, bir takım entrikalar içinde bulunma isteğinin tezahürü olarak ortaya çıkan  sözde “Ermeni soykırımı”, temcit pilavı gibi önümüze getirilmektedir. 12 Ekim günü Fransız Parlamentosunda görüşülecek yasa tasarısıyla, biz Türklerin Ermenilere soy kırım uyguladığı ve soykırım olmamıştır demeyi suç sayan yasa çıkartılmak istenmektedir. Üstelik bu teraneyi bize dayatmaya kalkan ülke, tarihin gördüğü en vahşi katliamları ve soykırımları yapmış olan Fransa’dır.
Konuyla ilgili ders notları sitemizden temin edilebilir.  
"Fransızların yaptığı soykırımlar" konulu ders notları için TIKLAYINIZ


O Fransa ki; Cezayir’de 1830'dan 1962'ye kadar, yani toplam 132 yıl süreyle bir buçuk milyondan fazla Cezayir’liyi hunharca katletmişlerdir. Fransa, bu tarihlerde Gine, Kamerun, Gabon, Çad ve Benin gibi diğer Afrika ülkelerinde de benzer katliamlar gerçekleştirmiştir. Öldürülenlerin sayısı belki farklıdır ama hepsinde de aynı Fransız vahşet ruhunun etkin olduğu görülür.
Fransa’nın bu cani yüzünü, yetişecek bütün nesillere aktarma görevi de biz eğitimcilere düşmektedir.
Bu sebeple 12 Ekim günü, yani sözde soykırım yasasının Fransa Parlamentosunda görüşüldüğü gün, Türk eğitimcileri olarak okullarımızda “Fransızların yaptığı soykırımlar” konulu ders işleyelim. Bu ders küstah Fransa’ya karşı yapılacak ciddi eylemlerden biridir. Bu konu belki müfredatlarımızda olmayabilir, fakat hak edene hak ettiği cevabı vermek ve cani Fransa’nın yüzüne ayna tutmak açısından, sorumluluk sahibi bütün Türk eğitimcileri inisiyatifini kullanarak bu dersi anlatacaktır diye düşünüyoruz.

Tarih: 11.10.2006 Saat: 21:34 Gönderen: tckay1



Haberler: DEVELİ İLÇE TEMSİLCİLİĞİ YÖNETİCİLERİ BİR ARAYA GETİRDİ


 
Türk Eğitim-Sen Develi İlçe Temsilciliği tarafından verilen iftar yemeğinde Develinin yöneticileri bir araya geldi. Yemekte Develi Kaymakamı Şükrü Yıldırım, Develi Belediye Başkanı Recep Özkan, Develi İlçe Milli Eğitim Müdürü Nihat Kılıç, Develi Müftüsü Mustafa Yılmaz, İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Hasan Bahçecioğlu, Türk Eğitim-Sen Kayseri Şube Başkanı Ali İhsan Öztürk, Teşkilatlandırma Sekreteri Uğur Kemal Önder, Mevzuat Sekreteri Süleyman Özbaş Eğitim-Sen Develi Temsilcisi İsmail Demir, Eğitim-Bir-Sen Develi Temsilcisi İbrahim Ünal, Okul Müdürleri ve 200 civarında üye katılmışlardır.

RESİMLER DİĞER SAYFADA BULUNMAKTADIR.

Türk Eğitim-Sen Develi Temsilcisi Yusuf Ceyhan yaptığı açış konuşmasında birlik ve beraberliğin önemine vurgu yaparak katılımcılara teşekkür etti. Şube Başkanı Ali İhsan Öztürk de yaptığı konuşmada Türk Milleti üzerinde oynanan oyunlar karşısında birliğimizi ve milli -manevi değerlerimizi  koruyarak bu oyunları bozabileceğimizi belirttiği konuşmasında bu günlerde Fransa Parlamentosunun kararı ve Nobel ödülünün verilişinin Türk Milletini kıskaca almak isteyenlerin bir tezgahı olarak değerlendirdi.

      



Tarih: 13.10.2006 Saat: 16:15 Gönderen: tckay1



Haberler: MEMURUN FAKİRLİĞİNİ DEVLET DE KABUL ETTİ


 

2007 yılı için devlet memurlarına yapılacak zammın toplugörüşmelerinde hükümet temsilcisi Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin, memurların gelir durumlarının sanıldığı kadar kötü olmadığını, hatta ev araba sahipliğinde artış yaşandığını grafiklerle anlatmıştı. Fakat hükümetin bir başka bakanlığı ise durumun hiç de öyle olmadığını memurların neredeyse tamamının 'yoksul olduğunu açıkladı.


10 yılda tahsil ediliyor

Ankara Altındağ'daki gecekondu önleme bölgesinde Bayındırlık Bakanlığı'na 400 arsa tahsis edildi. Yasaya göre arsa tahsis edilecek kişilerin 'yoksul' olması gerekiyordu. Bakanlık arsa tahsisi için yoksulluk sınırını aylık 2 bin YTL olarak belirledi. Yani 2.4 milyon devlet memurunun 2.3 milyonu, aylık geliri bu rakamın altında kaldığı için

Bayındırlık Bakanlığı'na göre yoksul sınıfına giriyor.

Altındağ ilçesine bağlı Ulubey-Karapürçek Gecekondu Önleme Bölgesi'nde bulunan 400 arsa, Bayındırlık Bakanlığı'na bağlı üç genel müdürlük personeli ile merkez teşkilatı personeline tahsis edildi. Metrekaresi 120 YTL'den ve on yıl vadeyle satılacak 125-250 metrekarelik arsalardan almak isteyen memurlara 'yoksul ve dar gelirli' olma koşulu getirildi. kadın memurların ise eşlerinden noter tasdikli muvafakatnamenin aslını getirmeleri istendi. Bakanlık, yoksulluk sınırını ise ayrı bir yönetmelikle belirledi. Buna göre, yıllık geliri 24.440,99 YTL'nin (24 bin 440 YTL, 99 yeni kuruş) altında gelire sahip olan dört kişilik aileler yoksul kabul edilecek ve değerlendirmede 'on üzerinden on puan' alacaklar.

775 Sayılı Gecekondu Kanunu uyarınca Ankara'nın Altındağ ilçesine bağlı Ulubey-Karapürçek'te Gecekondu Önleme Bölgesi olarak belirlenen alanda Bayındırlık Bakanlığı personeli için de 400 arsa tahsis edildi. Kanuna göre, gecekondu önleme bölgelerinde arsa tahsisi öncelikle bölgedeki gecekondu sahipleri ile yoksullara yapılıyor. Ayrıca kooperatiflere ve müşterek başvuranlara da arsa tahsisi yapılabiliyor. Gecekondu Kanunu uyarınca tahsis edilen arsaların bedelleri on yılda tahsil ediliyor ve konut yapımı sırasında devlet yardımı sağlanıyor. Arsaların tüm altyapı hizmetleri de devlet tarafından karşılanıyor.

Personele kardeş payı

Bayındırlık Bakanlığı'na bağlı Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü tarafından personele arsa tahsisine ilişkin yapılan 'İlanen Duyuru'ya göre, 400 arsanın 100'ü söz konusu genel müdürlük personeline, 100'ü Afet İşleri ve 100'ü Yapı İşleri genel müdürlüklerine, 100'ü de bakanlığın merkez teşkilatı personeline tahsis edildi. Hisse büyüklükleri 125-250 metrekare olarak belirlenen arsalar, metrekaresi 120 YTL üzerinden satılacak. Satış bedelinin yüzde 10'u tahsis aşamasında, kalanı ise dokuz yılda dokuz eşit taksitle tahsil edilecek. Arsa tahsisine ilişkin başvurular 20 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirildi.

Gecekondu Kanunu'na göre arsa tahsisleri sadece yoksul ve dar gelirlilere yapılabiliyor. Bu nedenle, duyurunun 'Başvuru şartları' bölümünde, arsa tahsisi için başvuran Bayındırlık Bakanlığı personeline de 'yoksul ve dar gelirli olmak' koşulu getirildi. Bir diğer koşul ise, söz konusu kanundan daha önce yararlanarak arsa veya konut sahibi olmamış olmak. Duyurunun ekinde ise yine Gecekondu Kanunu uyarınca Bayındırlık Bakanlığı'nın her yıl ilan ettiği yoksulluk sınırına ilişkin gelir cetveli yer aldı.

Sendikaları solladı

Bakanlığın 8 Mart 2006'da belirlediği yoksulluk sınırına ilişkin puanlama cetveline göre, dört kişilik bir ailenin yıllık geliri 24.440,99 YTL ise yoksulluk sıralamasında on üzerinden on puan alacak. Yıllık geliri 25.260 YTL olan dört kişilik bir aile ise on üzerinden 1 puan alacak. Aynı sıralama, iki kişilik aileden 10 kişilik aileye kadar ayrı ayrı belirlendi.

Bayındırlık'ın belirlediği yoksulluk sınırı, işçi ve memur sendikalarının 'memurlar yoksulluk çekiyor' iddiasını da doğruladı. Eylül itibarıyla dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı Türk-İş'e göre 1.902 YTL, Kamu-Sen'e göre 2 bin 43 YTL, Memur-Sen'e göre 1.956 YTL.

CHP'den eleştiri

CHP'li Erdal Karademir, Bayındırlık Bakanlığı'nca personele yapılan arsa tahsisinin hem memurun yoksulluğunu tescil etmesi, hem de kadın memurlara karşı ayrımcılık yapması nedeniyle düşündürücü olduğunu ifade etti.

Kadın çalışana, kocasından izin şartı

Duyurunun 'başvuruda istenilen evraklar' bölümünde ise 'yardım talep beyannamesi' doldurularak, 2005 yılı geliriyle birlikte çalışılan birimden onaylatılması istendi. Bakanlığın ilanen duyurusunda kadın örgütlerini çileden çıkaracak bir koşula da yer verildi. 'Evli kadın' memurlardan, 'eşleri tarafından aile birliğini temsilen arsa ve konut almalarına izin verildiğine dair noterde düzenlenmiş muvafakatnamenin aslı' istendi. Medeni Kanun'da 2001 yılında yapılan değişikliğe göre, 'eşlerden her biri ortak yaşamın devamı süresince ailenin sürekli ihtiyaçları için' evlilik birliğini temsil edebiliyor. Medeni Kanun'un 'Aile konutu' başlıklı 194. maddesi ise konut edinmeyi değil, edinilmiş bulunan konut üzerindeki hakların, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça eşlerden biri tarafından sınırlanamayacağını, örneğin ipotek ettirilemeyeceğini düzenliyor.

Şahin'e göre alım güçleri gayet iyi

2007 yılı devlet memurları zammı için yapılan toplugörüşmeleri yürüten Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin, kamu çalışanlarının yeni yapılan zamla alım gücünün düşürülmediğini söylemişti. Şahin, "Biz gelmeden, iki-üç maaşıyla buzdolabı, televizyon alabilen memur şimdi bir maaşla bunları alabiliyorsa demek ki alım gücü düşmemiştir, artmıştır" demişti. Hazırladığı sunumda Şahin, "Memurların yüzde 46'sının kendi evi var. Hatta bazı bakanlıklarda çok sayıdaki memur, araçlarını park edemediği için otapark istiyor" diyerek memurların yoksulluk içinde olmadığını ifade etmişti.

Memurun yüzde 96'sı yoksul!

Temmuz itibarıyla polis 1.055 YTL, öğretmen 1.004 YTL, araştırma görevlisi 960 YTL, üniversite mezunu memurlar 668 YTL, yeni işe başlayan 8/1 derecedeki hakimler de 1.605 YTL, profesör ise 2.504 YTL maaş alıyor. Emekli Sandığı verilerine göre Türkiye'de 2.4 milyon memur var. Profesör, vali, üst düzey hâkim, genel müdür gibi toplam memur sayısı içinde 100 bini bulmayan üst düzey memurlar dışında Türkiye'deki memurların 2.3 milyonu, yani yüzde 96'sı Bayındırlık Bakanlığı'na göre yoksul sınıfına giriyor.

Ortalama gelirli de yoksul

TÜİK ise 2004 yılında nüfusu gelir dağılımı açısından yüzde 5'lik dilimlere ayırdığı araştırmasında, Türkiye'de hane gelirini yıllık ortalama 12 bin 795 YTL olarak hesapladı. TÜİK'in araştırmasına göre, 2004 yılı itibarıyla Türkiye'de nüfusun yüzde 90'ını oluşturan 63.2 milyonluk kesimin yıllık hane geliri 20.951 YTL ve altında kalıyor. 2004 yılından bu yanaki enflasyonun yüzde 14 düzeyinde gerçekleştiği dikkate alındığında, nüfusun yüzde 90'lık bölümünü oluşturan ailelerin yıllık geliri, Bayındırlık Bakanlığı'nın belirlediği rakamın altında, yani 23.884 YTL'de kalıyor.


Tarih: 16.10.2006 Saat: 13:38 Gönderen: tckay1



Haberler: TÜRK MİLLİ GÜÇLER BİRLİĞİ EKİM AYI BİLDİRİSİ


      
 

Değerli basın mensupları, TMGB Ekim 2006 olağan toplantısı Türkiye Yazarlar birliğinin ev sahipliğinde Kon Kafe'de yapıldı. Kayseri, Türkiye ve Dünya gündeminin değerlendirildiği toplantı sonunda aşağıdaki basın açıklamasıyla birliğin görüşleri kamu oyu ile paylaşılmıştır.    



AZİZ MİLLETİMİZE!    
 


            İnsanlık tarihi kurmuş olduğu devletler, medeniyetlerle asırlar boyu insanlığa hizmet eden asil milletimizi saygıyla anmaktadır. Medeniyetten nasibi olmayan insanlığa hizmet yolunda hiçbir izi bulunmayan bir takım topluluklar milletimizi kıskanmakta ve hatta düşmanlık beslemektedirler. Meyveli ağacın taşlandığı bilinen bir gerçektir son yüz elli yıldır içerden ve dışarıdan taşlanmaktayız ama herkes bilmelidir ki milletimizin kökleri tarih kadar derin ve sağlamdır. Beslendiği kaynak ulvi ve berraktır. Atalarımız dünyanın en güzel topraklarını kanlarıyla sulamış medeniyet abideleri oluşturmuş vatan yapmış bizlere miras bırakmıştır. Tarih milletlerin mücadelesiyle şekillenmektedir. İnsanlığa barış ve adalet adına vereceği hiçbir hizmet ve katkısı bulunmayanların yapacakları işler elbette iki yüzlülük, iftira ve kışkırtıcılıktır. Nitekim son yıllarda milletimiz üzerinde oynanan oyunların hazırlanan tuzakların ve yapılan saldırıların gerçek niteliği bunlardır. Yılardır seslendirilen ve asil milletimizi dünya kamuoyu önünde hiçte hak etmediği bir şekilde kötü bir amaca mahkûm etmeyi amaçlayan ermeni soykırımı yalanı işi azıya almıştır. Sözde özgürlük ve demokrasinin beşiği olan Fransa’nın bir yasa çıkararak ermeni soykırımı yok diyenleri cezalandıracak bir maddeyi kabul etmeleri kendilerine de ihanettir ve iki yüzlülüktür. Ayakları pislik içindeyken öten horoz misali Fransa başta Cezayir olmak üzere dünyanın birçok yerinde milyonlarca masum insan canına kıydığını kendi adi soykırım cürümünü unutmuş ve aşağılık politik maslahatlar güderek asil milletimizi tarihi bir yalanla karalamak istemiştir. Bu millet seksen yıl öncesi Anadolu topraklarında çukur ovada Adana da, G. Antep de, K. Maraş da bu Fransız keferesinin yapmış olduğu alçaklıkları unutmamıştır. Başta Fransa olmak üzere sicili bozuk kanlı ve karanlık batı dünyasının asil milletimize söyleyebileceği hiçbir sözü yoktur. Milletimizi dışarıdan kurdukları tuzaklarla ve saldırılarla tarih sahnesinden silemeyen emperyalistlerin bir başka oyunları da aramızdan birilerini bir takım ödüllerle satın alarak yapmaya çalıştıkları ihanet senaryosudur. Yazmış olduğu kitaplarda vasat bir edebi kabiliyetin ötesinde kıymeti harbiyesi olmayan bir vatandaşı Türk milletini karalayıcı ve yaralayıcı açıklamalarından sonra Nobel’le ödüllendirmişlerdir. Bu ödül bir ihanet ödülüdür ancak hainler bu tür ödüllere layık görülebilirler. Kendisine ödül verilen kişinin nüfus cüzdanında Türk vatandaşı yazmasının dışında asil milletimizle ve milli değerlerimizle uzaktan yakından pamuk ipliğiyle bile olsa ilgisi ve bağı söz konusu değildir. Kitaplarında alttan alta gizlice deşelediği gibi Yahudi dönmesi kıpkızıl bir Siyonist aktörüdür. Bu tür oyunlar, ödüllendirmeler ve iftiralar milletimizin sahip olduğu muhteşem asaletinden hiçbir şey kaybettiremez. Yel kayadan ancak toz alır biz millet olarak bu tür oyunların karşısında Erciyes dağı gibi sağlam dik ve şuurlu durduğumuz müddetçe düşmanlarımız oluşan tozda boğulacak ve hevesleri kursaklarında kalacaktır. Aziz milletimizin son günlerdeki  gelişmeleri bu şekilde değerlendirmesini istirham eder en derin saygılarımızı arz ederiz…

TÜRK MİLLİ GÜÇLER BİRLİĞİ
 ( 100 Sivil Toplum Kuruluşu Adına )


Tarih: 17.10.2006 Saat: 15:46 Gönderen: tckay1



Haberler: KAYSERİ'YE CEZAYİR SOYKIRIM ANITI


Dünyada yaşanan insan hakları ihlalleri ve soykırımların unutulmaması için Kayseri'de bir caddeye veya parka Cezayir adının verilmesi ve şehrin uygun bir yerine İnsan Hakları ve Hürriyetleri Anıtı yapılması için Kayseri Büyükşehir Beledyesi Meclis Başkanlığına verdiğimiz dilekçe kabul edilerek konu ile ilgili Pazartesi günü görüşme yapılacağı tarafımıza bildirilmiştir.


Tarih: 20.10.2006 Saat: 15:19 Gönderen: tckay1



BAŞKAN:
BANKA PROTOKOLÜ

 

İl Milli Eğitim müdürlüğünden istediğimiz bilgi Edinme Başvurusu sonucu Melikgazi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün TC İş Bankası ile yapmış olduğu banka protokolüdür.

TMGB'DEN YERLİ MALI KULLANIMI KAMPANYASI VE FRANSAYA TEPKİ

 

Kayseri'de 100 sivil toplum kuruluşunun katılımıyla oluşturulan Türk Milli Güçler Birliği, Fransa mallarının boykot edilmesi çağrısında bulundu.


Cumhuriyet Meydanı'nda toplanan birliğe üye sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri adına öğrenci Yasemin Makbule Gamsız, basın açıklamasını okudu. Başta İngiltere ve Fransa olmak üzere saldırgan, işgalci ve sömürgeci batı ülkelerinin binlerce yıllık sömürgecilik geleneğini sürdürdükleri ileri sürülen açıklamada, Avrupa kültürünün Müslüman Türkiye'yi sinsi oyunlarla boğmak, bölmek ve parçalamak amacında olduğu kaydedildi.

Avrupa ülkelerinin malları satın alınarak onların amaçlarına hizmet edildiği belirtilen açıklamada konuşan öğrenci Yasemin Makbule Gamsız, "Bu ve bunun gibi boykotları, 1997'de İtalyan mallarına yapmıştık. Peygamberimize yapılan hakaretten sonra Danimarka'ya tavır koymuştuk. Ama Türk'ün ayranı çabuk kabarıp çabuk durulurmuş. Bunları birkaç aydan sonra unuttuk. Lütfen hafızalarımızı canlı ve diri tutalım. Yerli sanayimizi teşvik edelim. Onların ayakta kalabilmelerine yardımcı olalım. Küçük menfaatlerle yarınlarımızı karartmayalım. Tarih sahnesine çıktığımız günden beri ayaktayız ve ayakta kalmaya devam edeceğiz" dedi.
Katılımcılar daha sonra 22 Nisan 2006 da Türk Eğitim-Sen Kayseri 2 Nolu Şubenin açtığı Azerbaycan Türkleri Soykırım anıtını ziyaret ettiler.

 


Tarih: 25.10.2006 Saat: 22:06 Gönderen: tckay1


İLÇE VE OKUL ZİYARETLERİ SÜRÜYOR

 

Türk Eğitim- Sen Kayseri 2 Nolu Şube Başkanı Ali İhsan ÖZTÜRK ve Yönetim Kurulu Üyeleri ilçe ve okul ziyaretlerine devam ediyor.

19 Ekim 2006 Perşembe günü Melikgazi İlçesi Mustafa ÖZDAL İÖO Yönetim Kurulu üyeleri Süleyman Özbaş ve Ömür Kuzgun, Melikgazi İlçe Temsilcisi Habil Taşpınar ve sendika üyesi Hakan Öksüm tarafından ziyaret edildi.

Yönetim Kurulu üyeleri Dr. Ahmet Akmaz ve Uğur Kemal Önder Erciyes Üniversitesini ziyaret ettiler.


          



Ali İhsan Öztürk, 26 Ekim 2006 Perşembe günü AKKIŞLA ilçesindeki işyerlerini ziyaret ederek eğitim çalışanlarının problemlerini dinledi.

Ziyaret edilen işyerleri;

Akin İÖO- Kululu İÖO- Akkışla Atatürk İÖO- Akkışla Lisesi- Gömürgen Derviş Çakırtekin İÖO- Ortaköy İÖO- Ganişeyh İÖO- Akkışla İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü.
 
27 Ekim 2006 Cuma günü ise HACILAR İlçesinde Ali İhsan Öztürk tarafından,

Ziyaret edilen işyerleri;

Boydak İÖO- Muhittin Tatar İÖO- Ayşe Baki Simitçioğlu Anadolu Lisesi- Hacı Ömer Baktır İÖO- Sakar Çiftliği İÖO- H. Hüseyin Mercan İÖO- Gürdoğanlar İÖO

Melikgazi İlçesinde Mustafa Yazar İÖO Yönetim Kurulu Üyesi Süleyman Özbaş tarafından ziyaret edildi.




Tarih: 27.10.2006 Saat: 22:12 Gönderen: tckay1


AYLIK KARŞILIĞI DERS GÖREVİNİN DOLDURULMAMASI HALİNDE BİLE ÜCRET ALINABİLECEK DU

 

Sitemize gelen başvurulardan bu fıkranın yanlış yorumlanarak aylık karşılığını doldurmayan öğretmenlere ücret verilmediği anlaşılmaktadır.

5473 sayılı kanunun 6.maddesinin son fıkrasıyla "Yarıyıl ve yaz tatillerinde yapılan ders görevleri, ders görevinin yapılmış sayılacağı haller ile yüz yüze yapılan ders görevleri dışındaki ek ders görevleri hariç, örgün ve yaygın eğitim kurumlarında aylık karşılığı ders görevini doldurmayanlara ek ders ücreti ödenmez." hükümleri getirilmiştir.

Bu fıkra hükümlerine göre; Aylık karşılığı ders görevini doldurmayan öğretmenlere ek ders ücreti ödenmeyeceği hüküm altına alınmasına rağmen bu hükümden bazı görevlere ödenen ek dersler muaf tutulmuştur.


Bunlar şunlardır.


Aylık karşılığı ders görevinin doldurulmaması halinde bile ücret alınabilecek görevler.


1.Yarıyıl ve yaz tatillerinde yapılan ders görevleri,

2.Mesai saatleri dışında yapılan ders görevleri,

3.İşletmede mesleki eğitim görevleri, (koordinatörlük ücretleri)

4.Planlama, bakım ve onarım görevleri, (egzersiz görevleri)

5.Hazırlık ve plan çalışmaları, (ders dışı hazırlık)

6.Ders Niteliğinde Yönetim Görevi,

7.Öğrenci Sosyal ve Kişilik Hizmetleri, (sınıf öğretmenliği)

8.Sınav görevleri,

9.Hizmet içi eğitim faaliyetleri,

10. İlgili mevzuatına göre, dönem içinde herhangi bir nedenle derslerin yapılmadığı günler için düzenlenen eğitim faaliyetleri,

11.Tam gün, tam yıl eğitim yapılan mesleki ve teknik okul ve kurumlarda bu programlar için uygulanan dersler,

12.Yurt dışında çalışan vatandaşlarımızın çocuklarının, ortak dil ve kültür birliği bulunan
soydaşlarımızın toplumumuza ve eğitim sistemimize uyumlarını sağlamak amacıyla açılan kurslar,

13.Okuma-yazma kursları,

14.İşsizlikle mücadele projesi çerçevesinde yapılan beceri kazandırma ile ilgili eğitim
programları,

15.Açık öğretim kurumları öğrencilerinin, örgün eğitim kurumlarında gördükleri yüz yüze
eğitim uygulamaları,

16. Belleticilik Görevi,

17. Ders Dışı Eğitim Çalışmaları, (izcilik, Satranç vb.)

18.Ders Kitabı ve Aracı Hazırlama Görevi

19.Millî ve mahalli bayramların hazırlık çalışmalarına öğrencilerle birlikte katıldıkları takdirde bu günlere gelen dersler,

20.İl düzeyinde bayram kutlamaları için kurulan hazırlık komite görevleri

21.Bakanlık merkez ve taşra teşkilatında geçici görevle görevlendirilenler,

22.Her türlü eğitsel gezi, konferans, kurs ve seminerlerde görevlendirilenler,


Aylık karşılığı ders görevlerini doldurmasalar bile; 5473 sayılı kanunun 6.maddesinin son fıkrasıyla ücret alabilmektedirler.



DEĞİŞİK ADLAR ALTINDA İLAVE ÖDEMESİ BULUNMAYAN MEMURLARA VE SÖZLEŞMELİ PERSONELE EK ÖDEME YAPILMASI İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN Kanun No. 5473 Kabul Tarihi: 21.3.2006  

 “MADDE 6.- 5.3.1964 tarihli ve 439 sayılı Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Yüksek ve Orta Dereceli Okullar Öğretmenleri ile İlkokul Öğretmenlerinin Haftalık Ders Saatleri ile Ek Ders Ücretleri Hakkında Kanunun;
a) 3 üncü maddesinin (B) fıkrasında yer alan "atelye ve meslek dersi" ibaresi "ders" şeklinde değiştirilmiştir.
b) 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Orta dereceli okullarda" ibaresi, "Örgün ve yaygın eğitim kurumlarında", "altı saate kadar" ibaresi "6 saat" şeklinde değiştirilmiştir.
c) Ek 1 inci maddesinin son fıkrası "Hazırlık ve plan çalışmaları karşılığında öğretmenlere, haftada 3 saati geçmemek kaydıyla, aylık ve ücret karşılığı okuttukları her 10 saat için 1 saat ek ders ücreti ayrıca ödenebilir." şeklinde değiştirilmiş ve aynı maddenin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Yarıyıl ve yaz tatillerinde yapılan ders görevleri, ders görevinin yapılmış sayılacağı haller ile yüz yüze yapılan ders görevleri dışındaki ek ders görevleri hariç, örgün ve yaygın eğitim kurumlarında aylık karşılığı ders görevini doldurmayanlara ek ders ücreti ödenmez."

Bu madde 1.7.2006 tarihinde, yürürlüğe girecektir.

Ahmet KANDEMİR www.tesosmaniye.org


Tarih: 01.11.2006 Saat: 21:29 Gönderen: tckay1


İLK ATAMADA YOLLUK ALAMAYANLAR YOLLUK ALABİLİYOR

 

VAN VE ERZURUMDAN SONRA SAMSUN BÖLGE İDARE MAHKEMESİ DE İLK ATAMADA YOLLUK ALAMAYANLARIN YOLLUK ALABİLECEĞİNE KARAR VERDİ.
İLK ATAMA İLE ATANDIKTAN SONRA YOLLUK ALAMAYANLAR İÇİN İZLENMESİ GEREKEN YOL:

         Öncelikle yukarıda örnek olarak sunduğumuz başvuru dilekçesi ile kuruma bir başvuru yapılmalı;daha sonra gelen ret cevabı (yahut olumlu-olumsuz cevap verilmeksizin geçirilen 30 gün de bu manada ret olarak kabul edilmektedir) üzerine sizin adınıza dava açabilmemiz için noterden tarafımıza vekil tayin edeceğiniz bir vekaletname, onaylı atama kararnamesi ve atandığınız kurumda göreve başladığınız tarihi ortaya koyan bir belge ile tarafımıza ulaşmanız gerekmektedir.


Örnek dilekçe sayfanın devamındadır.
Örnek dilekçe sayfanın devamındadır.

ÖRNEK DİLEKÇE:

(İlk atamalar için başvuru dilekçe örneği)


           …………………………….OKULU MÜDÜRLÜĞÜNE
                            
                                                                                                      

Konu:

………..İli,   ………İlçesinde ikamet etmekteyken ……….tarihli ve ……….sayılı ilk atama işlemi ile ….ili,  …..ilçesi, ……..Okuluna atandım. Bu atama nedeniyle tarafıma yolluk ödenmedi…….tarihli ve …… sayılı ilk atama üzerine alamadığım yolluğun yasal faizi ile tarafıma ödenmesi için gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. …/…/…





                                                                                                       İmza


Adres:

Tarih: 02.11.2006 Saat: 20:27 Gönderen: tckay1


BURASI NERESİ?

BURASI NERESİ?

 
Resimde görülen yeri doğru bilenlere 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde ödül verilecektir.Doğru cevaplarınız için tckay1@mynet.com adresine e-posta göndermeniz gerekmektedir.
ANKET
A-Müteahhitin bırakıp kaçtığı kooperatif
B-Öğretmenler Odası
C-Okul Bahçesi
D-Hiçbiri
  


Tarih: 03.11.2006 Saat: 21:27 Gönderen: TCKAY1


ŞUBE BAŞKANI VE YÖNETİM KURULUNCA İLÇE VE İŞYERİ ZİYARETLERİ SÜRÜYOR

 




 Türk Eğitim- Sen Kayseri 2 Nolu Şube Başkanı Ali İhsan ÖZTÜRK ilçe ziyaretlerine devam ediyor.

Öztürk, 30 Ekim 2006 Pazartesi günü BÜNYAN İLÇESİNE BAĞLI işyerlerini ziyaret ederek eğitim çalışanlarının problemlerini dinledi.

 Ziyaret edilen işyerleri;

Burhaniye İÖO- Kardeşler İÖO- Karakaya İÖO- Karahıdır İÖO- Tuzhisar İÖO- Tuzhisar ÇPL- Sultanhanı İÖO- Kahveci İÖO- Koyunabdal İÖO- Pirahmet İÖO.

Yapılan ziyaretlerde özellikle bu işyerlerinde birleştirilmiş sınıflar. Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlerin çok olması 2006 yılında eğitimin bir ayıbı olarak karşımıza çıkmaktadır. Yine bu ziyaretlerde birçok okulun hala kaloriferlerinin yanmadığı, odun ve kömürlerinin henüz alınmadığı görüldü.

Yönetim Kurulu üyesi Süleyman ÖZBAŞ tarafından ziyaret edilen işyerleri;

3 Kasım 2006 Cuma günü Ziyaret edilen işyerleri;

Melikgazi İlçesi Fatih İlköğretim Okulu



31Ekim 2006 Salı günü Ziyaret edilen işyerleri;
Hazarşah İÖO- Topsöğüt İÖO- Sıvgın IÖO- Panlı İÖO- Ekinciler İÖO- Köprübaşı İÖO- Agcalı İÖO- Yeni Süksün İÖO- Ganişeyh İÖO

 Bu köylerde özellikle okulların bakımsızlığı öğretmenlerin çalışma ortamlarının zorluğu, Odun kömür eksikliği, okulda özellikle tuvaletlerdeki suların akmaması ve ulaşım zorlukları görülmektedir.

2 Kasım 2006 Perşembe günü Ziyaret edilen işyerleri;

Güllüce İÖO- Çağlayan İÖO- Bünyan ÇPL- Sümer İÖO- Sağlık Meslek Lisesi- Namık Kemal İÖO- Fatih İÖO- Bünyan EML

2 Kasım 2006 Perşembe günü Ziyaret edilen işyerleri;

Namık Kemal İÖO (Merkez bina)- Yeni Mahalle İÖO

Bu işyerlerinde yardımcı hizmetli eksikliği okulların temizlik işlerinin aksamasına sebep olmaktadır.

Tarih: 03.11.2006 Saat: 22:25 Gönderen: TCKAY1


2005 VE 2006 KARŞILAŞTIRMALI ÜYE SAYILARI



2005 ve 2006 yıllarına ait 2006 yılı mutabakat metnine göre karşılaştırmalı sendika üye artışları sendikamız web sayfasında yayınlamaktan
mutluyuz,gururluyuz.Özellikle 2006 yılında üye artış sayımızın artışında bizlere destek veren değerli üye arkadaşlarımıza teşekkür ederiz.


2005 ve 2006 YILLARI KARŞILAŞTIRMALI ÜYE SAYILARINI ÖĞRENMEK İÇİN TIKLAYINIZ


BU KIŞ ÖĞRETMEN MAAŞININ % 93'Ü ISINMAYA GİDECEK

 
Türk Eğitim-Sen, eğitim çalışanlarının kış masraflarını hesapladı. Isınma, giyim, gıda ve temizlik ürünleri olmak üzere dört kategoride bir araştırma yapan sendikamız, eğitim çalışanlarının kışı zor geçireceğini gözler önüne serdi.

Kayseri'de bir ton odununun fiyatı KDV dahil 295 YTL’dir. Dolayısıyla en düşük derecede çalışan bir öğretmenin bir ton odun alabilmesi için maaşının yüzde 36’sını, 14/2 derecedeki bir memurun da maaşının yüzde 44’ünü ayırması gerekmektedir.

ISINMA   FİYATLAR (YTL)
ODUN   295,00
KÖMÜR   310,00
DOĞALGAZ (450 METREKÜP)   274,50

  Kömür fiyatlarına gelince; Ankara’da bir ton kömürün fiyatı, KDV dahil 310 YTL’dir. Bu durumda en düşük derecede çalışan bir öğretmenin maaşının yüzde 38’ini, en düşük derecede çalışan bir memurun da maaşının yüzde 47’sini ayırması zorunludur. Kış mevsiminin 6 ay sürdüğü düşünüldüğünde, bir aile için yakacak miktarı en az 2 ton kömür ve yarım ton odun olmalıdır. Bu noktada 4 kişilik bir ailenin cebinden çıkacak para, 767,50 YTL’dir. Bu durumda bir öğretmenin kışı geçirebilmesi için maaşının yüzde 93’ünü ayırması ve 28 gün çalışması; 7/1 derecede çalışan bir araştırma görevlisinin maaşının yüzde 80’ini ayırması ve 24 gün çalışması ve bir memurun ise 35 gün ter dökmesi şarttır.
 
       MEMUR, DOĞALGAZ ALABİLMEK İÇİN 74 GÜN TER DÖKECEK.

  Günümüzde en yaygın ısınma doğalgazdır. Ancak doğalgaz fiyatları dudakları uçuklatmaktadır. Ankara’da doğalgazın bir metreküpü 610 YKR’dir. Aylık 450 metreküp doğalgaz kullanan bir ailenin ödediği miktar, 274,50 YTL’dir. Bu rakamın 6 aylık karşılığı, 1.647 YTL’dir. Buna göre kış mevsimini geçirebilmesi için en düşük derecede çalışan bir öğretmenin  60 gün, en yüksek derecedeki öğretmenin 49 gün, 14/2 derecede çalışan hizmetli ve memurun ise 74 gün çalışması gerekmektedir. Soba fiyatları da azımsanmayacak boyutlardadır. 50 YTL ila 500 YTL arasında değişen fiyatlar, el yakmaktadır. Bir öğretmenin soba alabilmesi için en az 2 gün, en çok 18 gün; hizmetli ve memurun ise en az 3 gün, en çok 22.5 gün çalışması gerekmektedir.

       BİR ÖĞRETMEN KIŞLIK GİYİM MASRAFI İÇİN MAAŞININ EN AZ YÜZDE 44, EN FAZLA YÜZDE 96’SINI AYIRMAK ZORUNDA.

   Giyim masraflarına gelince; bir eğitim çalışanının kış mevsimine adım atmasının maliyeti 363,50 YTL ile 788 YTL arasında değişmektedir. Buna göre giyim için 9/1 derecede çalışan bir öğretmen maaşının en az yüzde 44’ünü, en fazla yüzde 96’sını; 1/4 derecede çalışan bir öğretmenin maaşının en az yüzde yüzde 36’sını, en fazla yüzde 78’ini; 1/4 derecede çalışan bir pofesörün maaşının en az yüzde 15’ini, en fazla yüzde 31’ini ayırması gerekmektedir. 14/2 derecede çalışan bir memur ise kışlık giyim masraflarını karşılayabilmek için en az 16 gün, en fazla 35.5 gün çalışmak zorundadır.
GİYİM   FİYATLAR (YTL)
   EN DÜŞÜK   EN YÜKSEK
KABAN   80,00   299,00
BOT   89,00   149,00
BERE   10,00   21,00
ATKI   9,50   20,00
ELDİVEN   7,00   18,00
KAZAK   50,00   89,00
PANTOLON   59,00   110,00
GÖMLEK   49,00   65,00
ÇORAP   5,00   15,00
ŞEMSİYE   5,00   20,00
TOPLAM   363,50   788,00

        EĞİTİM ÇALIŞANININ KIŞLIK GIDA MASRAFI: 2.033,58 YTL.

   Kışlık gıda masrafları da cep yakmaktadır. Bir ailenin kışlık gıda masrafı erişte, tarhana, salça, turşu, reçel, salamura yaprak, sebze konserveleri (bezelye, kuru fasuyle,türlü, garnitür, barbunya, nohut, mantar), kuru bakliyat, dana eti, kuzu eti, balık eti, tavuk eti, sucuk, taze sebzeler, kahvaltılık malzemeleri, yağ, sütü, yoğurt, un, tuz, şeker ile birlikte en az 2.033,58 YTL’yi bulmaktadır. Bu durumda kış mevsimine adım atarken gıda ürünlerine yapılan harcamayı karşılayabilmesi için en düşük derecede çalışan bir memurun 92 gün, 9/1 derecede çalışan bir öğretmenin 74 gün, 7/1 derecede çalışan bir araştırma görevlisinin de 63.5 gün, 1/4derecede bir profesörün de 24 gün ter dökmesi şarttır.
GIDA   FİYATLAR (YTL)
ERİŞTE   40,00
MERCİMEK   15,90
TARHANA   24,00
BULGUR   12,06
SALÇA (10 KİLO)   50,00
TURŞU   48,00
REÇEL   63,00
PEYNİR   82,00
ZEYTİN   32,50
TEREYAĞI   34,75
YUMURTA (360 ADET)   46,20
MARGARİN   22,68
ZEYTİNYAĞI (10 LİTRE)   86,50
AYÇİÇEK YAĞI (20 LİTRE)   38,50
TUZ (6000 GR.)   4,60
ŞEKER (10 KİLO)   24,30
UN (20 KİLO)   19,90
EKMEK (6 AY)   270,00
ÇAY   23,97
PATATES   10,68
SOĞAN   14,16
DANA ETİ (6 KİLO)   82,14
DANA KIYMA (12 KİLO)   137,88
KUZU KUŞBAŞI (6 KİLO)   103,50
BÜTÜN PİLİÇ (6 ADET)   28,50
SALAMURA YAPRAK   15,54
SEBZE KONSERVELERİ   129,10
DOMATES   11,88
PATLICAN   30,96
LAHANA   22,80
BARBUNYA   47,40
NOHUT (12 KİLO)   49,32
SÜT   208,80
YOĞURT (24 KİLO)   55,56
BALIK (12 KİLO)   84,00
SUCUK (2.5 KİLO)   62,50
TOPLAM   2.033,58

   Kış masraflarının yanı sıra, herkes her ay su ve elektrik faturası ödemek ve temizlik ürünlerine belli bir miktar para ayırmak zorundadır. Buna göre 4 kişilik bir aile 6 aylık bir dönemde ortalama 228 YTL elektrik faturası öderken, 240 YTL’de su harcamaktadır. Yine bir ailenin bazı temizlik ürünlerine harcadığı para da 6 ay için ortalama 134, 96 YTL’dir. Buna göre 6 aylık elektrik ve su masrafını karşılayabilmesi ve temizlik ürünleri alabilmesi için bir öğretmenin 6 aylık maaşının yüzde 12’sini, bir memurun maaşının yüzde 15’ini, bir araştırma görevlisinin de maaşının yüzde 10’unu harcaması gerekmektedir.
TEMİZLİK ÜRÜNLERİ   FİYATLAR (YTL)
ÇAMAŞIR DETERJANI (20 KİLO)   32,98
ÇAMAŞIR SUYU (4 KİLO)   7,29
YÜZEY TEMİZLEYİCİ   14,97
SIVI BULAŞIK DETERJANI (6 KİLO)   7,90
BULAŞIK MAKİNESİ DETERJANI (3 KİLO)   16,35
SIVI SABUN   16,50
TUVALET KAĞIDI ( 72 ADET)   38,97
TOPLAM   134,96

   Araştırmanın sonuçları ile ilgili bir açıklama yapan Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Şuayip ÖZCAN şunları söyledi: “Eğitim çalışanları ekonomik açıdan büyük sıkıntı yaşamakta ve ne yazık ki kış mevsimine zor şartlarda adım atmaktadır. Zira memura verilen maaşlar oldukça gülünçtür. Tüm bunların üstüne Merkez Bankası Başkanının memur maaşları ile ilgili talihsiz açıklaması çalışanların tepkisine neden olmuştur. Dolayısıyla net biçimde ifade etmek istiyorum. Çalışana yapılan haksızlıkların hesabı demokratik olarak birer birer sorulacaktır.”
 
   Saygılarımızla.

Tarih: 09.11.2006 Saat: 12:07 Gönderen: tckay1


SENDİKAMIZ İLE MEB ARASINDA KURUM İDARİ KURULU TOPLANTISI BAŞLIYOR

 
Eğitim çalışanlarının hakları konusunda yapacağımız toplantı için hazırlıklar tamam.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu’nun 22 inci, igili yönetmeliğin 4 ve 5 inci maddeleri gereği yılda  iki kez Ekim ve Nisan aylarında toplanması gereken Kurum İdari Kurulu 9 Kasım Perşembe günü saat 14:00’da Bakanlık Merkez Binada toplanıyor. Kurula sadece yetkili sendika Türk Eğitim Sen'den biri başkan olamak üzere beş üye, MEB'dan biri başkan olmak üzere beş üye ile katılıyor.
Kurum İdari Kurul Toplantısına götürülen taleplerimiz için TIKLAYINIZ

  Yetkili Sendika Olarak Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü ile Kurum İdari Kurulu Yapıldı.
İlgili Rapor İçin Tıklayınız

Kurum İdari Kurulunda sendikamızı Genel Başkan Şuayip ÖZCAN; Genel Sekreter İsmail KONCUK, Genel Mali Sekreter Yaşar YENİÇERİOĞLU, Genel Mevzuat ve Toplu görüşme Sekreteri Seyit Ali KAPLAN, Ankara 2 Nolu Şube Başkanı Server BİLGE temsil edecekler.
Üye ve teşkilatlarımızdan gelen ve sendikamız kurullarında  düzenlenen konular ana başlıklar halinde kurul gündemine yansıtılacak. Sendikal haklar, Ekonomik ve Sosyal Haklar, Atama ve Yer Değiştirmeler, Eğitim ve Öğretimin Problemleri ana başlıklarında hazırlanan taleplerimize cevap bulmak, çözümler üretmek adına sendika olarak her türlü gayreti ortaya koyacağız. Bu talepleri daha sonra sizlerle paylaşacak ve sonucu bir rapor halinde kamuoyuna açıklayacağız.
Türk Eğitim Sen’in yetkili sendika olarak ilk defa katılacağı Kurum İdari Kurulunun hayırlı ve eğitim çalışanlarının menfaatine sonuçlanmasını diliyoruz.

Tarih: 09.11.2006 Saat: 12:17 Gönderen: tckay1



AKP DÖNEMİNDE, MEB GENELGE ÇÖPLÜĞÜNE DÖNDÜRÜLDÜ

 
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Göreve Geldiği Günden Bu Güne Kadar 380 Genelge Ve 129 Müsteşarlık Emrine İmza Koydu.

Çıkardığı yönetmelikler bir bir yargıdan dönen MEB eğitim öğretimi genelgelerle yürütmeye çalışıyor.Bir türlü, sağlam ve anlaşılabilir yönetmelik ihdas edemeyen MEB genelge ve yönergelerle yarattığı kargaşa ortamını düzeltme gayreti içerisine giriyor.Aşağıdaki gazete haberi yorum yönüyle değil ama istatistiki yönden okunmaya değer.


Tarih: 09.11.2006 Saat: 12:19 Gönderen: tckay1


TÜRK EĞİTİM SEN KAYSERİ 2 NOLU ŞUBEDEN, DSP KAYSERİ İL BAŞKANLIĞINA ZİYARET

 
08 Kasım 2006 tarihinde saat: 17.00’de Sendika Şube Başkanı Ali İhsan ÖZTÜRK, Şube Sekreteri Dr. Ahmet AKMAZ, Teşkilatlandırma Sekreteri Uğur Kemal ÖNDER, Dış İlişkiler ve Bası Sekreteri Ömür KUZĞUN ve Denetim Kururlu Üyesi Mahmut ÇANKAYA DSP Kayseri İl Başkanı İsmail YAVUZ’u Ziyaret emişler ve başsağlığında bulunmuşlardır.


Ziyaret esnasında çok duygulu anlar yaşanmış, Şube Başkanı Ali İhsan ÖZTÜRK; Sayın Bülent ECEVİT’in örnek alınacak bir siyasetçi olduğunu, doğruluğu ve dürüstlüğü ile gençlere örnek olduğunu söyledi. Başımız Sağ olsun diyerek sözlerini tamamladı. Söz alan DSP Kayseri İl Başkanı İsmail YAVUZ ise çağdaş Eğitimin Bekçileri olan siz öğretmenlere teşekkür ediyorum dedi ve cümlelerini Ecevit’in hayatından nükteler sunarak tamamladı.

Tarih: 09.11.2006 Saat: 19:11 Gönderen: tckay1


10 KASIM'DA ATATÜRK'Ü SAYGIYLA ANIYORUZ



                          

            Atamızın aramızdan ayrılışının üzerinden tam 68 yıl geçti. Ülkemizi şer odaklarından temizleyen, topraklarımızın yeniden dirilmesini sağlayan, Türklere yeni bir vücutta hayat veren Atamız, ilke ve inkılâplarıyla, eşsiz kişiliğiyle, lider ruhuyla Türk Milletinin üzerine güneş gibi doğmuştur.
          
     10 Kasım Atatürk'ü Anma Günü nedeniyle Turan İÖO'da açılan fotoğraf sergisi ziyarete açılmıştır.
            


Atamızın kurduğu cumhuriyet ve toplumun temellerine yerleştirdiği demokrasi bilinci, ülkemizin çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmasında öncülük yapmaktadır. Atamız sayesinde emperyalist güçlere karşı durduk, Atamız sayesinde milli birlik, milli bütünlük, milli irade, milli duruş kavramlarıyla tanıştık, Atamız sayesinde yeniden var olduk. Türk toplumuna dinamizm kazandıran, ruh katan Atamız, bağımsızlığın bir millet için nasıl da vazgeçilmez bir unsur olduğunu gösterdi. Varoluş nedenimizi anlamamıza yardımcı olan Atamız, aynı zamanda çağdaşlaşma ve uygarlaşma yolunda önemli kazanımların öncüsü oldu.  Bizler, Ulu Önder’in gösterdiği yolda, belirlediği hedeflere sapmadan ilerliyoruz. Ancak dış güçler tarafından çepeçevre sarılan ülkemiz için bu hiçte kolay olmuyor. Türk olmaktan utanan gafiller, Avrupa’ya yardakçılık yaparak, ülkemiz üzerinde dolaplar çeviriyor. Türkleri dünya arenasında yalanlarla küçük düşürenler, Avrupalılar tarafından ödüllendiriliyor. Sözde aydınlar, bölücülerle el ele vererek sözüm ona barış, kardeşlik çığırtkanlığı yapıyor. Teröristler affediliyor, teröristlere açık destek veren sözde partilere müdahale edilmiyor. Ülkemizde kaotik bir yapıyı hakim kılma düşünde olanlar, cumhuriyete saldırıyor, bayrağımıza dil uzatıyor
            Milletimizi kategorize etmeye çabalayanlar, mezhep çatışmalarını körüklüyor. Ülkemizi Vatikan yapmak isteyenler, Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması için çaba gösteriyor. Azınlık tanımını yeniden yapmak, azınlıklara parsel parsel toprak vermek, azınlıkların mülk edinmelerini sağlamak hevesinde olanlar, azınlık ve yabancı okullara destek veriyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine gözünü dikenler, alkışlanıyor, Kuzey Irak’taki Kürt tehdidini ortadan kaldırmak isteyen vatanseverler yuhalanıyor. Eğitim sistemimizde büyük tahrifat yaratmaya can atanlar, müfredat sistemlerini alaşağı ediyor, milli değerlere garezleri varmışçasına, ders kitaplarını yalan yanlış bilgilerle donatıyor.
            Ekonomimiz İMF ve Dünya Bankasının elinde kukla misali... Ekonomik istikrarsızlık işsizler ordusunu her geçen gün biraz daha genişletiyor, çalışanlar, AB ve ABD’nin direktifleri doğrultusunda açlığa mahkum ediliyor, zengin gün geçtikçe daha zengin, yoksul gün geçtikçe daha yoksul oluyor.
         Ulu Önder Atatürk’ün bizlere bıraktığı Türk Cumhuriyeti Devleti ne yazık ki bugün ciddi tehdit algılamalarıyla karşı karşıyadır.  Ancak bizler her ne olursa olsun, büyük bir devlet adamı olan Başöğretmenimizin ilkelerini, ülkülerini, değerlerini koruyarak mücadelemizi sürdüreceğiz. Ulu Önder’in kılavuzluğunda tüm bariyerleri birer birer aşacağız.Atam, seni o kadar çok özlüyoruz ki....

Atam, senin varlığını o kadar çok arıyoruz ki....

Bilmeni isteriz ki, biz eğitimciler seni sonsuza dek yaşatacağız.

Kimsenin seni unutmasına ya da unutturmasına müsaade etmeyeceğiz.

Laik ve demokratik Cumhuriyetin yılmaz bekçileri olan biz eğitimciler, Başöğretmenimizin aydınlattığı yoldan ayrılmayarak, yaktığı meşaleyi nesilden nesile aktaracağız.

 Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü ölümünün 68. yılında şükran ve özlemle anıyoruz.


“Ne Mutlu Türküm Diyene”...

NOT:10 Kasım Atatürk'ü Anma Günü nedeniyle Turan İÖO'da açılan fotoğraf sergisi ziyarete açılmıştır.Tüm üyelerimize duyurulur.Fotoğraf sergisiyle ilgili resimler aşağıdadır.

 


Tarih: 09.11.2006 Saat: 19:26 Gönderen: tckay1


İŞYERİ ZİYARETLERİ SÜRÜYOR

 

ŞUBE BAŞKANI ALİ İHSAN ÖZTÜRK BUHAFTA MELİKGAZİ VE TALAS İLÇELERİNDEYDİ
Türk Eğitim- Sen Kayseri 2 Nolu Şube Başkanı Ali İhsan ÖZTÜRK ilçe ziyaretlerine devam ediyor.
Öztürk, 7 Kasım 2006 Salı günü MELİKGAZİ ilçesindeki işyerlerini ziyaret ederek eğitim çalışanlarının problemlerini dinledi.


Ziyaret edilen işyerleri;
Mustafa Eraslan Lisesi- Emine Açakaya İÖO- Ülfet Kızıklı İÖO-
8 Kasım 2006 Çarşmba günü ise TALAS İlçesindeydi.
Ziyaret edilen işyerleri;
            Abdullah Akdan İÖO- Başakpınar İÖO- Başakpınar Şehit Cengiz Timurcuoğlu İÖO- Yazılı İÖO- Kepez İÖO- Yazyurdu İÖO- Cebir İÖO  
9 Kasım 2006 Perşembe günü ise Melikgazi İlçesindeydi.
Ziyaret edilen işyerleri;
Gesi YİBO- Gesi İÖO- Turan İÖO- Agırnas İÖO- K. Bürüngüz İÖO- B.Bürüngüz İÖO ve 10 Kasın 2006 da Mustafa Tatar İÖO
Türk Eğitim Sen 2 Nolu Şube Mevzuat Sekreteri Süleyman ÖZBAŞ;
08.11.2006 tarihinde 75. Yıl İMKB İlköğretim Okulunu,
Türk Eğitim Sen 2 Nolu Şube  Eğitim ve Sosyal İşler Sekreteri Recep YAĞAR ;
01.11.2006 tarihinde Ulucan DAYAN, İsmet-Yılmaz AKANSU, Hayriye DABANOĞLU, 80. Yıl Cumhuriyet, Şehit Jandarma Er Ferhat DOĞAN, Nuri HAS, Kadir-Rezzan HAS, Beyazşehir İMKB , Barbaros ve Gazi Osman PAŞA ilköğretim Okullarını ziyaret etmiştir.
08.11.2006 tarihinde İldem Bülent ALTOP, Kadir-Rezzan HAS, Osman DÜŞÜNGEL,Kasir HAS, Halim BEZİRCİLİOĞLU, Barbaros, Mustafa KIZIKLI, Şehit Er Suat ÖZGAN, Orhan Gazi, 80. Yıl Cumhuriyet İlköğretim Okullarını,
09.11.2006 tarihinde Yılmaz- İsmet AKANSU, Şehit Aziz ÖZKAN, Keykubat  ve Sema YAZAR İlköğretim Okullarını ziyaret etmiştir.
Türk Eğitim Sen 2 Nolu Şube Basın ve Dış İlişkiler Sekreteri Ömür KUZĞUN;
07 Kasım 2006 tarihinde Kayseri Melikgazi İlçesi 8. Bölge okullarından Malazgirt İ.Ö.O, Eren ve Ahmet İnci Lisesi,  Ahmet ve Ayşe İnci İ.Ö.O, 80.Yıl İ.Ö.O, Ş.J.Kom. Er Hacı Aydıncı İ.Ö.O. ve Mustafa Kemal İ.Ö.O ziyaret edilmiş ve alan taraması Sendika Basın ve Dış İlişkiler sekreteri Ömür KUZĞUN tarafından yapılmıştır.
08.11.2006 tarihinde 75. Yıl İMKB İlköğretim Okulunu,01.11.2006 tarihinde Ulucan DAYAN, İsmet-Yılmaz AKANSU, Hayriye DABANOĞLU, 80. Yıl Cumhuriyet, Şehit Jandarma Er Ferhat DOĞAN, Nuri HAS, Kadir-Rezzan HAS, Beyazşehir İMKB , Barbaros ve Gazi Osman PAŞA ilköğretim Okullarını ziyaret etmiştir.08.11.2006 tarihinde İldem Bülent ALTOP, Kadir-Rezzan HAS, Osman DÜŞÜNGEL,Kasir HAS, Halim BEZİRCİLİOĞLU, Barbaros, Mustafa KIZIKLI, Şehit Er Suat ÖZGAN, Orhan Gazi, 80. Yıl Cumhuriyet İlköğretim Okullarını,09.11.2006 tarihinde Yılmaz- İsmet AKANSU, Şehit Aziz ÖZKAN, Keykubat  ve Sema YAZAR İlköğretim Okullarını ziyaret etmiştir.07 Kasım 2006 tarihinde Kayseri Melikgazi İlçesi 8. Bölge okullarından Malazgirt İ.Ö.O, Eren ve Ahmet İnci Lisesi,  Ahmet ve Ayşe İnci İ.Ö.O, 80.Yıl İ.Ö.O, Ş.J.Kom. Er Hacı Aydıncı İ.Ö.O. ve Mustafa Kemal İ.Ö.O ziyaret edilmiş ve alan taraması Sendika Basın ve Dış İlişkiler sekreteri Ömür KUZĞUN tarafından yapılmıştır.
Ziyaret esnasında, Devlet Memurları Kanununun 4. Maddesinin C bendine göre çalışan geçici işçilerin sıkıntılı oldukları ayrıca maaşlarının ve sosyal haklarının olmadığı gibi konular görüşüldü.

Yardımcı Hizmetlilerin fazla mesaiyi yaptıklarını, mesai ücretleri gibi bir ödemenin olmadığını ve Öğretmenlere verilen her haktan yararlanmak istediklerini belirttiler.

Öğretmenlerin genel olarak Müfredat programından, 2007 yılında maaşlara yansıyacak  zam oranlarının azlığından, Resim İş Öğretmenlerine Teknoloji tasarım dersinin Maaş karşılığı verilmediği  ve Okullardaki şiddettin atmasının Eğitimi olumsuz yönde etkilediğinden bahsedi.  


Tarih: 11.11.2006 Saat: 21:38 Gönderen: tckay1


YENİ GÖREVE BAŞLAYAN DEKANLARA ZİYARET

 
Türk Eğitim-Sen Kayseri2 Nolu Şube yönetim kurulu üyeleri ve Erciyes Üniversitesi Temsilciliği yönetim kurulu üyeleri 6 Kasım 2006 da Fen- Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet GÜNDÜZ’Ü, 8 Kasım 2006 da Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlhan DEMİRHAN’I ve 9 Kasım 2006 da İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şefaettin Severcan ziyaret ettiler. Sıcak bir ortamda gerçekleşen ziyaretlerde yeni göreve başlayan dekanlara başarılar dilendi. Sendikacılığın önemi, Türk Eğitim- Sen’in çalışmaları ve izlediği politikalar hakkında bilgiler verildi. Çalışan ve idareciler arasında diyalogun huzuru, barışı ve başarıyı artıracağının altı çizildi.

 
Türk Eğitim-Sen Kayseri2 Nolu Şube yönetim kurulu üyeleri ve Erciyes Üniversitesi Temsilciliği yönetim kurulu üyeleri


Tarih: 14.11.2006 Saat: 10:57 Gönderen: tckay1


KAYSERİ2 NOLU ŞUBE TEKDEN KOLEJİNDE BİR ARAYA GELDİ

 

Sıcak bir ortamda gerçekleşen yemekten sonra idarecilerin “geleceğin liderlerinin yetiştirilmesi” amacıyla kurulduğunu ifade ettikleri son teknolojiyle donatılmış okul gezildi. Ziyarette Tekden Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Kemal TEKDEN ve şube başkanı Ali İhsan ÖZTÜRK birer konuşma yaparak daha sık bir araya gelinmesi gerektiği bu vesileyle görüş alış- verişinin daha sık gerçekleşeceği vurgulandı.  



  


Tarih: 14.11.2006 Saat: 10:58 Gönderen: tckay1


İŞTE TÜRK EĞİTİM-SEN’İN GÜCÜ

 
24 Kasım 2005 Öğretmenler Gününde kamuoyunun gündemine taşıdığımız, eğitim çalışanlarına ve bu ülkenin geleceği olan gençlere reva görülen okul istenildiğinde ve talep edildiğinde nelerin yapılacağına bir örnek teşkil etmesi amacıyla daha fazla yorum yapmadan yorumu sizlere bırakıyoruz.

Tarih: 14.11.2006 Saat: 12:32 Gönderen: tckay1


YÖNETİM KURULU PINARBAŞI'NDA

 
13 Kasım 2006 Saat: 15.00 da Türk Eğitim- Sen Kayseri2 Nolu Şube Başkanı Ali İhsan ÖZTÜR, Teşkilatlandırma Sekreteri Uğur Kemal ÖNDER, Mevzuat Sekreteri Süleyman ÖZBAŞ ve ilçe temsilcisi Selahattin KARAKUŞ Pınarbaşı İlçesinde Temsilcilik binasında işyeri temsilcileriyle bir araya gelerek Pınarbaşı’nda yaşanan meseleleri görüştüler.


Tarih: 14.11.2006 Saat: 12:33 Gönderen: tckay1


BAYANLAR KOMİSYONU KASIM AYI TOPLANTISI

 

Türk Eğitim- Sen Kayseri2 Nolu Şube Bayanlar komisyonu Kasım ayı olağan toplantısı 18 Kasım 2006 Saat: 12.00 da Şube toplantı salonunda yapılacaktır. Bütün bayan eğitim çalışanları davetlidir.


Gündem:

1-     Bayanlar Komisyonunun oluşturulması

2-     Şube faaliyetlerinin değerlendirilmesi

3-     24 Kasım Öğretmenler Günü programının görüşülmesi

4-     Dilek ve temenniler.


Tarih: 14.11.2006 Saat: 12:36 Gönderen: tckay1



SENDİKALARIN ATATÜRK’E BAKIŞ AÇISI

 
Cumhuriyet Bayramı ve 10 Kasım’ı yâd ettiğimiz günlerde Başöğretmenin Atatürk olduğu ülkemizde eğitim sendikalarının Atatürk’e bakış açısı:

Ülkemizde bazı eğitim sendikaları ve bunların internet siteleri şunlar:

http://www.egitimbirsen.org.tr/  Sendikanın internet adresinde bir tek Atatürk resmi bile bulunmuyor ve Atatürk’le ilgili bir yazı yok 10 Kasım ulu önderimizin ölüm yıldönümü açıklama yapılmamış, cumhuriyet bayramı ile ilgili bir açıklama mevcut ve cumhuriyeti kuran kişi olarak Atatürk’ümüzden tek kelime edilmiyor.

http://www.egitimsen.org.tr/ Sendikanın internet adresinde bir tek Atatürk resmi bile bulunmuyor ve Atatürk’le ilgili bir yazı yok 10 Kasım ulu önderimizin ölüm yıldönümü açıklama yapılmamış, cumhuriyet bayramı ile ilgili bir açıklama dahi yok. Bu sendikanın konfederasyonunun sitesi de aynı şekilde Atatürk’e ve Cumhuriyet bayramına duyarsızlar. Bu sendikanın ve temsilcilerinin çok değil bundan 5-6yıl önce Atatürkçülük adına söylemleri dikkat çekiyordu Avrupa birliğinin ülkemize bulunduğu tavsiyeler doğrultusunda herhalde görüşlerini revize ettiler. Geçen yıl Türkiye-AB Ortak Parlamento Komitesi Başkan Yardımcısı ve Avrupa Parlamentosu Milletvekili Andrew Duff; "Türkiye... Klasik milliyetçi Kemalizm'le mücadele etmelidir. Devletin gücü azaltılmalıdır."

"Türkiye'nin merkeziyetçi yönetim yapısından adem-i merkeziyetçi yapıya geçmeye ihtiyacı var."

"Arada bir pazarlık olmalı. Radikal Kürtlerin silahlı mücadeleyi bırakması karşılığında Türkiye de birtakım olumlu adımlar atmalıdır", diyen Duff, Diyarbakır ve diğer bölgelere "otonomi" verilmesini önerdi. Atatürk için, "Bu eski liderin fotoğrafları kamu binalarından indirilmeli" demişti.

Ve sevgili bakanımız sözünü hatırlayalım, sayın bakanımız çok haklısınız “Bu halk, bu millet, Cumhuriyet'in altını oymaya çalışanları oyar” ama Gazi Mustafa Kemal, 80 yıl sonra olacakları önceden sezmiş olacak ki, Türk istikbalinin güvencesi olan bizleri suyu alttan yavaş yavaş ısıtılan kurbağa'nın durumuna düşmememiz konusunda uyarıyor. Aniden kaynar su içine atıldıklarında sıçrayarak tepki gösteren kurbağalar, yavaş yavaş ısıtılan suya konulduklarında daha itaatkâr bir davranış sergiliyorlarmış, itirazsız haşlanıyorlarmış. Çünkü yavaşça ısıtılan suda, kurbağa vücut sıcaklığının “üzerindeki” sıcaklığı, yine o sıcaklığın vücudu “üzerindeki” etkisi nedeniyle algılayamaz hale gelir. İhtimal ki insan da bilinç dışına kaydırdıklarının, hatıralarından uzaklaştırdıklarının giderek artmasının yine bilinci ve uyanıklığı üzerinde artan etkileri nedeniyle uyanıklık alanının daralmasına itiraz edemiyor, bilincini “haşlıyor”. Ve haşlanan kurbağa sendromuna yakalanan İnsanlar, tıpkı yavaş yavaş ısıtılan kurbağa gibi, usul usul tırmanan ülkemiz üzerindeki tehditleri fark etmekte zorlanıyor fark edenleri komplocu olarak nitelendiriyorlar.


Tarih: 14.11.2006 Saat: 12:38 Gönderen: tckay1


"IRAK BİZE NE KADAR IRAK" KONFERANSI

 









Tarih: 16.11.2006 Saat: 19:44 Gönderen: tckay1


İŞ YERLERİNİ ZİYARETLER DEVAM EDİYOR

  
ŞUBE BAŞKANI ALİ İHSAN ÖZTÜRK BUHAFTA PINARBAŞI BÜNYAN VE TALAS İLÇELERİNDEYDİ Öztürk, 13 Kasım 2006 Pazartesi günü PINARBAŞI ilçe Temsilciliğini ziyaret etti. Ziyarete Şube Teşkilat Sekreteri Uğur Kemal ÖNDER ve Mevzuat Sekreteri Süleyman ÖZBAŞ da katıldı. Ziyarette Pınarbaşı Temsilcisi Selahattin KARAKUŞ, Eski Temsilcilerden; Kemal KILIÇ, Sadettin YÜCE, Ziya KILIÇ ve çok sayıda üye katıldı. Pınarbaşı’ndaki eğitim çalışanlarının problemlerini masaya yatırıldı ve çözüm yolları tartışıldı. Şube Başkanı tarafından 16 Kasım 2006 Perşembe günü Ziyaret edilen işyerleri; Kayabağ İÖO- Başakpınar İÖO- Kuruköprü İÖO- Çatakdere İÖO- Mimarsinan İÖO- Mimarsinan Sinan İÖO- Mimarsinan Seyit Mehmet Kayıhan İÖO- Şube Başkanı tarafından 17 Kasım Cuma günü Ziyaret edilen işyerleri; Kamber İÖO- Koçcağız İÖO- Başakpınar İÖO- Akmescit Şeh. J. On. Abdi Altemel ÇPL- Akmescit İÖO- Elbaşı İÖO- Yünören İÖO- Muzaffer Oflaz İÖO.


Şube Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri Ömür KUZĞUN ve Melikgazi İlçe Temsilcisi Habil TAŞPINAR 14.11.2006 tarihinde Melikgazi İlçesinde bulunan Müncibe Cıngıllıoğlu İÖO, İstiklal İÖO, Mehmet Soysaraç İÖO ve Mustafa Tatar İÖO’ nu ziyaret etmişlerdir.
Ziyaret esnasında Yardımcı Hizmetli personelin fazla mesai yaptıkları ve ücretlerinin azlığı gibi konulara değinilmiş.
OKS, ÖSS ve Ehliyet Sınavlarında görevlendirmelerin adaletli yapılması ve bütün öğretmenlere görev verilmesi gibi hususlara değinilmiştir.

Tarih: 17.11.2006 Saat: 15:31 Gönderen: tckay1


KAYSERİ ŞEHİDİNE AĞLIYOR

 
Bingöl'de güvenlik güçleriyle teröristler arasında çıkan çatışmada şehit olan uzman çavuş Bünyamin Güzel'in naaşı 18 Kasım 2006 Cumartesi günü Hunat Camiinde ikindi namazını mütakiben kılınacak cenaze namazının ardından Kartal Şehitliğinde düzenlenecek olan askeri törenle toprağa verilecek.Bütün üyelerimize ilanen duyurulur.


Tarih: 17.11.2006 Saat: 22:35 Gönderen: tckay1


BAYANLAR KOMİSYONU TOPLANDI

 

Şubeniz Bayanlar Komisyonu üyeleri sendika toplantı salonunda toplandı.Gündem maddelerini değerlendiren bayan üyelerimiz toplantı sonrasında biraraya gelmekten duydukları memnuniyeti belittiler.Çay ve psata ikramı ile toplantı sona erdi.Toplantıya katılan Bayanlar Komisyonu üyelerimize teşekkür ederiz.


ÖĞRETMENİN DENGESİ BOZULDU

 
Türk Eğitim-Sen Kayseri 2. No'lu Şube Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığının hazırlayacağı ''dengeli beslenme'' yönetmeliğine tepki göstermek için öğretmenlere yönelik temsili kurs düzenledi. Sendika Şube Başkanı Ali İhsan Öztürk, gazetecilere yaptığı açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığının öğrencilerin sağlıklı beslenmesi amacıyla ''dengeli beslenme'' yönetmeliği hazırladığını hatırlattı.

Öğrencilere dengeli beslenmenin anlatılması için öncelikle öğretmenlerin bu konuda bilgi sahibi olmaları gerektiğini ifade eden Öztürk, öğretmenlere kısıtlı imkanlarla, nasıl dengeli beslenilebileceğini öğretmek için böyle bir kurs düzenlediklerini söyledi. Öztürk, daha sonra temsili kursa katılan sendika üyelerine esprili şekilde simit, poğaça ve kete yeme, bal ve pastırmanın nasıl bir yiyecek olduğunu gösterme, kesme şeker ve pancar gibi besinlerle zihni açık tutma yollarını anlattı. Temsili kurs sonunda katılımcılara başarı belgesi verildi.

  

  








  

  

  

 


Tarih: 18.11.2006 Saat: 22:22 Gönderen: tckay1


GELECEĞİMİZ İÇİN YÜRÜYORUZ

 

Bilindiği gibi eğitim çalışanlarının sorunlarının çözüm merci Milli Eğitim Bakanlığı’dır. Ancak ne yazık ki, Bakanlık; eğitim çalışanlarının çığlıklarına her fırsatta kulak tıkamakta, eğitim çalışanlarını dertleriyle başbaşa bırakmakta, hatta zaman zaman eğitim çalışanlarını büyük bir çıkmaza kendi eliyle sürüklemektedir.

İşte tüm bu gerçekleri kamuoyu ile paylaşmak, yaşanan problemleri ve çözüm taleplerini ilgililere bizzat iletmek ve kamuoyunun dikkatini eğitimin yaşadığı problemlere çekmek amacıyla Türk Eğitim-Sen, 21 Kasım’dan itibaren, 108 şube başkanı ve il temsilcisiyle Ankara’ya yürüyüş yapacaktır.
 

Bu bağlamda Türk Eğitim-Sen Genel Merkezimizin düzenlediği Geleceğimiz İçin Yürüyoruz etkinliği için 22.11.2006 Çarşamba günü saat 16.30 da Kayseri 2 Nolu Şube olarak üyelerimizin katılımlarıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan gelecek Şube Başkanlarımız Mimarsinan Kavşağında karşılanarak saat 17.30'da Öğretmen Evinden uğurlanacaklardır.

Üyelerimizin katılımlarını istirham ederiz.


Tarih: 21.11.2006 Saat: 21:12 Gönderen: tckay1


MHP İL BAŞKANLIĞINDAN ÜYELERİMİZE YEMEK


 
24 Kasım gecesi üyelerimizin büyük katılımıyla Tuana Restorantta Milliyetçi Hareket Partisinin düzenlediği yemekli toplantı gerçekleştirildi.Şube Başkanımız yaptığı konuşmada böyle bir ortamda bulunmaktan duyduğu mutluluğu belirtti.Toplantının düzenlemesine ev sahipliği yapan MHP İl Yönetimine teşekkür ederek üyelerimizin bir araya gelmelerine vesile oldukları için tebrik etti.Şube Başkanımızında konuşma yaptığı gecede eğlenceli ve nezih bi ortam vardı.
GECEYLE İLGİLİ RESİMLER DİĞER SAYFADA YER ALMAKTADIR.




















img]http://www.teskayseri.org./arsivh/arsiv099.jpg[/img]













]








 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 


Tarih: 26.11.2006 Saat: 10:13 Gönderen: tckay1


KONFERANS "IRAK BİZE NE KADAR IRAK"


 
ERCİYES ÜNİVERSİTESİ TEMSİLCİLİĞİMİZ TARAFINDAN “IRAK BİZE NE KADAR IRAK” KONULU KONFERANS DÜZENLENDİ.

   26 Kasım 2006 tarihinde saat;14.30’da Kayseri Büyükşehir Tiyatro salonunda Türk Eğitim Sen Kayseri 2 No’lu Şube Erciyes Üniversitesi Temsilciliği tarafından AKP Balıkesir Milletvekili Op. Dr. Turhan ÇÖMEZ ve CHP Tokat Milletvekili Orhan Ziya DİREN’in katılımıyla ‘Irak Bize Ne Kadar Irak’ adlı konferans düzenlendi.

Erciyes Üniversitesi Baş Temsilcisi Yardımcı Doçent Bayram DURBİLMEZ’in açış konuşmasının ardından;
    AKP Balıkesir Milletvekili Op.Dr. Turhan ÇÖMEZ Irak’ın dünü bugünü ve geleceği hakkında katılımcıları bilgilendirirken, Irak’ta yaşanan olaylar ile Türkmenlerin son durumunu anlattı. Musul’un, Kerkük’ün ve Erbil’in buram buram Türk, buram buram Anadolu koktuğunu buraların her şeyleriyle Türk oldukları söyledi.

   CHP Tokat Milletvekili Orhan Ziya DİREN de Irak’a yaptıkları ziyaretteki izlenimlerini katılımcılara anlattı ve Amerikan ordusunun 2001’de Afganistan’ı, 2003 yılında Irak işgalini başlattığında Bush yönetimi, “Bölgeye barış ve özgürlük getirmek için gidiyoruz” demişti. Ancak bölgede geçirilen 5 yıl, dünya barışına katkı getirmek bir yana dursun terörizmin yükselişine, gözyaşının artmasına sahne olmuştur dedi.







Tarih: 26.11.2006 Saat: 10:19 Gönderen: tckay1


ÖĞRETMENLER EK İŞ YAPIYOR!

    

Türk Eğitim-Sen Kayseri Şube Başkanı Ali İhsan Öztürk, "Öğretmenlerimiz kaabiliyetleri nispetinde ek iş yapıyorlar" dedi.24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla Cumhuriyet Meydanı'nda bir basın açıklaması yaptı. Son yıllarda hem eğitim hem de eğitim çalışanlarının durumunun içler acısı bir hal aldığını söyleyen Ali İhsan Öztürk, "Öğretmenler geçim sıkıntısı yüzünden değişen teknoloji ve gelişen bilgiye ulaşamamaktadır.


Karın doyurma, borç, kredi kartı, taksitler, çocuklarının eğitimi, kira, ulaşım, elektrik, su, havagazı gibi giderlerden başını alamayan öğretmenlerimiz ayın sonunu getirememektedir. Bu yüzden kabiliyetleri nispetinde ek iş yapmaktadırlar" dedi.
Bir 24 Kasım'ın daha boş lakırdılarla geçip gittiğini ifade eden Öztürk şunları söyledi: "Öğretmenin derdine derman olabilecek hiçbir gelişme kaydedilmemekte ve yapılan her türlü faaliyetlerde öğretmen ikinci plana itilmekte hatta bugün 24 Kasım Öğretmenler Günü ile yapılan faaliyete sen, ben, bizim oğlan mantığı ile protokol kendi çalıp kendi oynamıştır.
Bir öğretmenler günü daha göstermiştir ki tüm öğretmenler sahipsizdir. Biz, öğretmenlere seslenerek diyoruz ki 'Artık bir yerlerden himmet beklemeyi bırakınız ve sahaya ininiz.' Bu şartlarda öğretmenler günü ne kadar kutlanabilirse o kadar öğretmenler gününü kutluyoruz."
 
 
 
 











 
 
 
 
 


Tarih: 26.11.2006 Saat: 22:06 Gönderen: tckay1


DYP'DEN ÖĞRETMENLER GÜNÜ YEMEĞİ

 


25 Kasım günü de Doğru Yol Partisinin öğretmenler için düzenledği yemekli toplantıda bir araya gelindi.Konuşmaların yapıldığı bu toplantıda gayet sakin ve güzel geçti.Sözlerine 2006 yılında hala öğretmenlerin köle olarak görüldüğünü belirterek başlayan Türk Eğitim Sen 2 Nolu Şube Başkanı Ali İhsan Öztürk, sendikaların siyasette yer alması gerektiğini söyledi.


Öztürk “siyasetin merkezinde olmak istiyoruz sendikalar olarak. Bütün davet edildiğimiz yerlere gidiyoruz. Biz kimsenin arka bahçes, ön bahçesi değiliz. Bu toplantının da herkese örnek olması gerektiğini düşünüyorum” dedi.
Bizler sendika olarak üyelerimizi biraraya getirme fırsatını sağladıkları için DYP İl Yönetimine teşekkür ediyoruz.




Tarih: 27.11.2006 Saat: 21:11 Gönderen: tckay1


AKP MİLLETVEKİLİ TURHAN ÇÖMEZ SENDİKAMIZI ZİYARET ETTİ

 

AKP milletvekili Op.Dr. Turhan ÇÖMEZ sendikamızı ziyaret etti.Ziyareti esnasında Şube Başkanı Ali İhsan ÖZTÜRK'ten bilgiler alarak gündemle ilgili açıklamalarda bulundu.Üyelerimizin katıldığı sohbet güzel bir ortamda gerçekleşirken Turhan ÇÖMEZ kitabını imzalayarak üyelerimize verme fırsatı buldu.

 
 
 
 








 
 


Tarih: 27.11.2006 Saat: 21:45 Gönderen: tckay1


NUH MEHMET BALDÖKTÜ ANADOLU LİSESİ PERSONELİNE GEÇMİŞ OLSUN

 
24 Kasım Öğretmenler Günü etkinlikleri kapsamında yemiş oldukları yemekten dolayı zehirlenen Nuh Mehmet Baldöktü Anadolu Lisesi öğretmenlerine ve personeline geçmiş olsun der, sağlıklarına bir an önce kavuşmalarını temenni ederiz.
YÖNETİM KURULU

Tarih: 28.11.2006 Saat: 20:37 Gönderen: tckay1


4-B KAPSAMINDAKİ SÖZLEŞMELİLER SENDİKA ÜYESİ OLABİLECEK

 
Türk Sağlık Sen’in açtığı dava sonuçlandı. Ankara 2. İş Mahkemesi’nin verdiği karara göre; 657 sayılı DMK’nın 4-B maddesine göre görev yapan tüm sözleşmeli kamu görevlileri 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu doğrultusunda memur sendikalarına  üye olabilecekler.
 Türk Eğitim Sen olarak bu kararın, sözleşmeli tüm eğitim çalışanlarına hayırlı olmasını diliyoruz.

ANKARA 2. İŞ MAHKEMESİNİN KONUYA İLİŞKİN KARARI:


T.C. ANKARA
2. İş Mahkemesi

DURUŞMA TUTANAĞI

ESAS NO                  : 2006/436

CELSE NO                 : 2
CELSE TARİHİ        : 28/11/2006

HAKİM               : KUDRET KURT 23658
KATİP                : AHMET ŞEREMET 66692
  Belirli gün ve saatte celse açıldı. Taraf vekilleri hazır Açık yargılamaya devam olundu.

  Davacı vekili : eski iddialarımı tekrar ederim başka delilimiz yoktur talebim gibi karar verilsin dedi.

   Davalı vekili : eski savunmalarımı tekrar ederim başka delilimiz yoktur davanın reddine karar verilsin dedi.

Dosya incelendi duruşmanın bittiği açıklandı.

    G.D:

1-Uyuşmazlık Mahkemesi kararına göre kapsam dışı personel ile ve sözleşmeli personel ile işveren arasında çıkan ihtilafların çözülmesi konusunda davaya bakmak İdari Yargının görevine girdiği belirtilmiş ise de, davaya konu uyuşmazlık 2821 Sayılı Sendikalar Kanunu ve 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikalar kanunu hükümlerinden kaynaklandığından çalışanların sendikaya üye olup olamayacakları konusundaki davaların yukarıda sözü edilen iki kanunda da açıkça iş Mahkemelerinde görüleceği hüküm altına alındığından görev itirazının kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın tüm aşamasında Mahkeme Hakimi tarafından doğrudan gözönünde bulundurulacağından belirtilen yasaların açık hükümleri karşısında davalı vekilinin görev itirazının REDDİNE,

2-Davanın KABULÜ ile, 657 Sayılı Kanunun 4-b maddesi hükmüne göre sözleşmeli olarak çalışanı kamu görevlilerinin 4688 Sayılı Yasa doğrultusunda memur sendikalarına üye olabileceklerinin TESPİTİNE,

   Davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerinde verilen kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesine başvurularak tefhiminden itibaren 8 günlük sürede temyiz edilebileceğine dair verilen karar usulüne uygun olarak açıkça okunup anlatıldı.28/11/2006

   Katip 66692                                                                        Hakim 23658


Tarih: 29.11.2006 Saat: 14:10 Gönderen: tckay1


BİR KAYMAKAM ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜ NASIL REZİL EDER?

 
27.11.2006 Pazartesi akşamı, Samsun Omtel Otel’de, Samsun Asarcık İlçesi’nde görev yapan öğretmenler, Öğretmenler Günü’nü kutlamak üzere bir araya gelerek yemek yemişlerdir. Düzenlenen yemeğe Asarcık Kaymakamı Zafer COŞKUN ve Asarcık İlçe Milli Eğitim Müdürü Orhan ŞAHİN de katılmıştır. Yenilen yemeğin ardından, Asarcık İlçesinde görevli bir öğretmen tarafından şarkı söylenirken Asarcık Kaymakamı şarkı söyleyen öğretmenin elinden mikrofonu alarak öğretmenleri azarlamıştır. Hızını alamayan kaymakam salonu terk etmiştir.

Kendisi salona geldiğinde, ayağa kalkmadıklarını öne sürdüğü yaklaşık 150 öğretmeni, eşleri ve çocuklarının gözü önünde azarladı. Kaymakam, yemek sırasında yapılan slayt gösterisinde de konuştukları için öğretmenlere hakaret etmiştir. Öğretmenleri ve ailelerini saygısızlıkla suçlayan Kaymakam, konuşması sırasında ise bir öğretmeni salondan kovup, hızını alamayarak kendisi de salonu  terk etmiştir.

Öğretmenler günü kutlaması sırasında öğretmenleri haksız yere azarlayan, hakaret eden Kaymakam’ı,  Türk Eğitim Sen olarak kınıyoruz. Sayın Kaymakam bilmelidir ki öğretmenler eli öpülmesi gereken insanlardır. Kendisini yetiştiren ve bu göreve gelmesini sağlayan yine öğretmenlerdir. Despot yönetim anlayışıyla, eline mikrofonu aldığında öğretmenlere hakaret etmeyi devlet yöneticiliği sayan bu zihniyet ortadan kalkmadıkça bu ülkenin ileri gitmesi mümkün değildir. Öğretmenler gününde öğretmenleri mutlu etmek yerine onlara hakaret etmeyi iş zanneden  Kaymakam’ın bu davranışını ile ilgili olarak "Kötü söz sahibinindir" diyoruz.

Tüm yurtta öğretmenlerimize olan saygının en üst düzeye çıktığı böyle bir günde yapılan bu hareketi, utanç verici olarak buluyoruz. Üyelerinin çok büyük kısmı öğretmenlerden oluşan sendikamızın, öğretmenlere bu davranışı gerçekleştiren, Asarcık Kaymakamı’nın yaptığı bu davranışın hesabının sorulması için her türlü girişimi yapacağından hiç kimsenin şüphesi olmasın.

Ayrıca;
-Kaymakam beyin şayet pisikolojik sorunları varsa, bu sorunlarını halletme yönteminin öğretmenlere hakaret ve aşağılama olmadığını,
-Kaymakamlık makamının artistlik makamı olmadığını, artistliğin film setlerinde olabileceğini,
-Salona gelip geceyi berbat etmesi, öğretmenlerin senede bir gün olan günlerini zehir etmesi  için kimsenin kendisine "ucu yanık mektup" göndermediğini, bilakis davetsiz misafir olduğunu, bu sebeple de insanların hadlerini bilmesi gerektiğini,bundan sonraki yaşamında, kendisinin iyiliği için hatırlatıyoruz.

Tarih: 29.11.2006 Saat: 14:16 Gönderen: tckay1



ERCİYES ÜNİVERSİTESİ ZİYARETİ

 

30 Kasım 2006 Perşembe Saat 11.00'de Türk Eğitim-Sen Kayseri 2 Nolu Şube Sekreteri Dr. Ahmet AKMAZ, Teşkilatlandırma Sekreteri Uğur Kemal ÖNDER ve Üniversite Temsilcilerimiz Yrd. Doç. Dr. Bayram DURBİLMEZ, Prof. Dr. Metin KARAÖRS, Prof. Dr. Saim ÖZDAMAR, Okt. Şevki KILIÇ, Fen Bilimleri Enstitüsü Sekreteri Adil ÖNEN Erciyes Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Asuman GÖLGELİ'ye bir nezaket ziyaretinde bulunarak, sendika ile ilgili çalışmalar hakkında bilgi verdiler.
 


Tarih: 30.11.2006 Saat: 20:42 Gönderen: tckay1



İRTİCA HORTLADI!

 
Kimdi bu adam; devlet başkanı olarak karşılandı ama devleti nerde milleti nerede? Kılık kıyafetinden başlayarak her yanı buram buram irtica kokan bu adam neden kamusal alanlara bu kılığı ile alındı. Neden “ Türkiye laiktir laik kalacak”cılar bu adama gık bile demediler.
      



Buradan papanın ziyaretine ve ekümenik gibi zırvalarına verilecek en güzel cevap Fatihin mirası olan Ayasofya’yı derhal cami olarak ibadete açmak ve bir daha ülkeye giriş yasağı koymaktır.

Aziz Türk Milleti

Bu ziyaretten önce yüce dinimize ve onun peygamberine hakaret eden ve bu ziyarette ekümenik zırvasıyla milletimize meydan okuyan bu küstaha tepkisiz kalanları yüce Türk Milletine havale ediyor ve soruyorum gaflette misiniz? Dalalette misiniz? Yoksa ihanette misiniz? Yerinizi bu millet bilmek istiyor.      
Ali İhsan ÖZTÜRK
Şube Başkanı


Tarih: 01.12.2006 Saat: 17:27 Gönderen: tckay1



VEKİLİNİZİ KİMİN SEÇMESİNİ İSTERSİNİZ?

 

TBMM'ye gönderilen vekillerin seçiminde asıl olması gereken halkın hiçbir etkisi ve gücü yoktur. İşte bu nedenle bizler "VEKİLİMİZİ KENDİMİZ SEÇMEK İSTİYORUZ!" 9 Aralık Cumartesi günü Cumhuriyet Meydanında saat 11.00'de tüm üyelerimizi imza kampanyamıza destek vermeye çağırıyoruz.

SİTE ANA SAYFASINDAKİ ANKETİMİZE LÜTFEN OY VERİNİZ!

Tarih: 02.12.2006 Saat: 09:03 Gönderen: tckay1


İLÇE TEMSİLCİLERİ TOPLANTISI
 
 
İlçe ve üniversite temsilcileri ile birlikte 2 Aralık 2006 Cumartesi günü Develi İlçe Temsilciliğinin ev sahipliğinde sendika lokalinde bir araya gelindi.Toplantıda gündem maddeleri üzerinde konuşuldu.Bizleri ağırlaladıkları ve misafirperverliklerinden dolayı başta Yusuf Ceyhan olmak üzere Develi Temsilciliğimize teşekkürü bir borç biliriz.Gelecek ay ki İlçe Temsilcileri toplantımız Akkışla'da yapılacaktır.


GÜNDEM

1.   Geçen dönem yapılan faaliyetlerin değerlendirilmesi
2.   Yeni gelen üyelerin tespiti
3.   Üyelere ulaştırılması gereken evraklar,(kimlikler, indirim kartları, takvim)
4.   Üyelerimizle daha hızlı iletişim sağlanabilmesi için üyelerin cep telefon numaralarının ve elektronik posta adreslerinin, MSN adreslerinin istenmesi
5.   Kesinti listelerinin zamanında ulaştırılması
6.   Yönetim Kurullarının ve işyeri temsilcilerinin oluşturulması ve bilgilerinin verilmesi, işyeri temsilcileri toplantısı yapılması
7.   Aylık ilçe temsilcileri toplantı yerlerinin tespiti
8.   Bültene ve dergilere yazı
9.   İşyerlerinde temsilci odası ve panoların alınması
10.   İnternet sitesinde haber ve ilçe yöneticilerinin tanıtımı, www.teskayseri.org
11.   Kadınlar komisyonu kurulması
12.   Üyelerin düğün, ölüm ve doğum haberlerinin zamanında şubeye ulaştırılması ve üyenin ziyaret edilmesi
13.   İşyeri ziyaretlerinin yapılması
14.   Genel Başkanın Kayseri ziyareti (14 Aralık 2006 Perşembe)
15.   Yıllara göre üye sayılarının kıyaslanması ve üye sayısının artırılması için gerekli tedbirlerin alınması (tanıdık eş vs. üye yapılması hususunda tavsiye)
16.   Kan Bankası bilgilerinin güncellenmesi
17.   2006-2007 Eğitim-Öğretim yılında yapılacak faaliyet takvimin belirlenmesi
18.   İşyerinizdeki üyelerimizin talepleri
19.   Türk Dünyası Günleri
20.  Dilek ve temenniler

ADI-SOYADI
   GÖREVİ

Ali İhsan ÖZTÜRK
   Şube Başkanı

Dr. Ahmet AKMAZ
   Şube Sekreteri

Recep YAĞAR
   Eğitim ve Sosyal İşler Sekreteri

Süleyman ÖZBAŞ
   Mevzuat Sekreteri

Yrd. Doç. Dr. Bayram DURBİLMEZ
   Üniversite Baş Temsilcisi

Prof. Dr. Metin KARAÖRS
   Üniversite Temsilcisi

Prof. Dr. Saim ÖZDAMAR
   Üniversite Temsilcisi

Adil ÖNEN
   Üniversite Temsilcisi

Şevki KILIÇ
   Üniversite Temsilcisi

Kemal DUMAN
   Akkışla İlçe Temsilcisi

Faruk ÖZER
   Bünyan İlçe Temsilcisi

Selami DURAN
   Bünyan İlçe Yönetimi

Yavuz Selim ÖZDEMİR
   Bünyan İlçe Yönetimi

Yusuf CEYHAN
   Develi İlçe Temsilcisi

Hasan BİÇER
   Develi İlçe Yönetimi

Müfit TÜRKMENOĞLU
   Develi İlçe Yönetimi

Ahmet TANRIVERDİ
   Eski Develi İlçe Temsilcisi

Hakan ÖKSÜM
   Kocasinan İlçesini Temsilen

Selahattin KARAKUŞ
   Pınarbaşı İlçe Temsilcisi

Numan KARASOLMAZ
   Talas İlçe Temsilcisi

Osman Zinnuri ÖZSU
   Talas İlçe Yönetimi

Ahmet ÇALIŞ

BAŞKAN:
Tarih: 25.10.2006 Saat: 21:48 Gönderen: tckay1


HÜRRİYET YAZARI MEHMET YILMAZ KİMİN TARAFINDASINIZ?

 

Yazara bak halkın haline ağla.Ne çektiyse halkımız sözümona aydınlardan çekti.Bizler nerede ne zaman hangi eylemi yapacağımızı çok iyi biliyoruz.kimseninde dersine ihtiyacımız yok.Yazık ki bu sözleri söyletebilecek kara örümcekli zihniyet bunları yazmanıza imkan sağlamış.Yazar(?)ın yazısı aşağıda yer almaktadır.
 

Hürriyet gazetesine eleştiriler için
 
 
mektup@hurriyet.com.tr e-posta atınız.

???????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????

  
Eğitimciye bak çocukların haline ağla!

PAPA 16. Benedikt, ziyaretini tamamlayıp ülkemizden ayrılırken "Kalbim İstanbul’da kaldı" demişti.

Bunun üzerine Eğitim-Sen isimli memur sendikasının bir şube başkanı da Papa’ya posta ile bir öküz kalbi yollamış.

Bunu marifetmiş gibi açıklıyor ve "Papa’nın kokuşmuş kalbinin Türkiye’yi daha fazla kokutmaması için" bu eylemi yaptığını söylüyor.

Sendikanın adına bakarsanız bir "eğitimci" ile karşı karşıyayız.

Ve kendi camiası içinde de önemli bir kişi olmalı ki sendikanın yöneticiliğine kadar seçilebilmiş.

Demek ki böyle bir kişiyi, kendilerini temsile layık gören sayıda bir grup eğitimci var.

  

Bulduğu protesto yönteminin seviyesine bakarak çocuklarımız için endişelendiğimi söylemeliyim.

Böyle bir kafaya sahip olan eğitimciler mi çocuklarımıza demokrasiyi, hoşgörünün erdemini, başka inanç ve fikir sahiplerine saygı duymayı öğretecek?

Böyle yaratıcılık yoksunu bir kafa mı çocuklarımızın yaratıcılıklarını geliştirecek?

Hatırlayacaksınız, Danıştay’da cinayet işleyen katilin babası da bir eğitim müfettişiydi ve oğlunun marifetini savunuyordu.

Çok merak ediyorum, bunlardan Milli Eğitim camiasında kaç tane var?

Ve kaç çocuk, böyle kafaların elinde zehirleniyor?

Tarih: 04.12.2006 Saat: 22:10 Gönderen: tckay1


VEKİLİMİ KENDİM SEÇMEK İSTİYORUM

 


Tarih: 07.12.2006 Saat: 20:32 Gönderen: tckay1


VEKİLİMİ KENDİM SEÇMEK İSTİYORUM İMZA KAMPANYASI

 

Türkiye’de birçok işin düzgün olmadığı gibi milletvekili seçilecek adayların belirlenmesi de düzgün olmamaktadır.

Milletvekili adayları milletin değil, genel başkan ve genel merkezlerin adayı olarak belirlenmekte ve milletvekili seçilmektedirler. Böyle bir seçimle gelen vekiller de milletin vekili değil genel başkan ve genel merkezlerin vekili olmaktadırlar. Hatta çoğu zaman seçmenler, hiç tanımadıkları adaylara oy vermektedirler.


Genel başkanlar ve genel merkezlerin işaretiyle seçilen vekiller, gelecek seçimde tekrar seçilebilmek uğruna içleri sızlayarak da olsa milletin vekilliğini yapmak yerine genel başkanlarının dediğinin dışına çıkamamaktadırlar. Önlerine gelen her konuyu genel başkanlarının gözlerinin içine bakarak noter katibi gibi onaylamaktadırlar. Başka bir ifade ile el kaldırıp indirmekten ve iş takipçiliğinden başka bir iş yapmamaktadırlar. Bu çarkın dışında hareket eden vekiller ya partisinden ihraç ediliyorlar ya da psikolojik baskı altında tutuluyorlar.

Bu demokrasi oyunu hem milleti hem de vekilleri üzmektedir. Türk Eğitim-Sen Kayseri 2 Nolu Şube olarak vekiller üzerinde doğrudan veya dolaylı oluşan baskıları göğüsleyebilmeleri için “Milletvekillerini Koruma Derneği” kurulmasını istiyoruz.

Bütün bu demokrasi oyunundan sıkılan ve yüce meclisin aslî görevinden uzaklaştığını düşünen Yüce Türk Milleti, sahneye konulan bu demokrasi oyununda piyon olarak rol almak istememekte ve her seçimde sandığa gitme oranını düşürmektedir.

Biz, genel başkanlardan ve genel merkezlerden milletin bu hassasiyetine kulak vermelerini ve demokrasi adına kral gibi davranmamalarını ve antidemokratik uygulamalara sebep olmayacak seçim yasalarının çıkarılmasını acilen bekliyoruz. Halkın kendi vekilini kendinin seçmesi için de “Vekilimi Kendim Seçmek İstiyorum İmza Kampanyasını” başlatıyoruz ve tüm kurum, kuruluş ve kişileri kampanyaya destek vermeye davet ediyoruz.

 
Tarih: 09.12.2006 Saat: 19:59 Gönderen: tckay1


HÜRRİYET YAZARI MEHMET Y. YILMAZ'A ANLAMLI CEVAP

Hürriyet gazetesi yazarı Mehmet Y. Yılmaz'ın papanın kalbinin yarısını şubemizin göndermesinden duymuş olduğu rahatsızlık sebebiyle yapmış olduğu eleştiriye en güzel cevabı Türk Eğitim-Sen'liler verdi.
 
YORUMLAR
Yazar Mesaj
tckay1
Forum Yöneticisi


Kayıt: Nov 20, 2005
Mesajlar: 548
Nereden: Kayseri Tarih: Pts Arl 04, 2006 9:52 pm Mesaj konusu: HÜRRİYET YAZARI MEHMETYILMAZ KAYSERİ ŞUBE BAŞKANI ELEŞTİRİSİ

________________________________________
Konuyla ilgili yazı aşağıda ve bugünkü gazetede yayınlanmıştır.Görüşlerinizi bekliyorum.
------------------------------------------------------------------------------------
Eğitimciye bak çocukların haline ağla!

PAPA 16. Benedikt, ziyaretini tamamlayıp ülkemizden ayrılırken "Kalbim İstanbul’da kaldı" demişti.

Bunun üzerine Eğitim-Sen isimli memur sendikasının bir şube başkanı da Papa’ya posta ile bir öküz kalbi yollamış.

Bunu marifetmiş gibi açıklıyor ve "Papa’nın kokuşmuş kalbinin Türkiye’yi daha fazla kokutmaması için" bu eylemi yaptığını söylüyor.

Sendikanın adına bakarsanız bir "eğitimci" ile karşı karşıyayız.

Ve kendi camiası içinde de önemli bir kişi olmalı ki sendikanın yöneticiliğine kadar seçilebilmiş.

Demek ki böyle bir kişiyi, kendilerini temsile layık gören sayıda bir grup eğitimci var.

Bulduğu protesto yönteminin seviyesine bakarak çocuklarımız için endişelendiğimi söylemeliyim.

Böyle bir kafaya sahip olan eğitimciler mi çocuklarımıza demokrasiyi, hoşgörünün erdemini, başka inanç ve fikir sahiplerine saygı duymayı öğretecek?

Böyle yaratıcılık yoksunu bir kafa mı çocuklarımızın yaratıcılıklarını geliştirecek?

Hatırlayacaksınız, Danıştay’da cinayet işleyen katilin babası da bir eğitim müfettişiydi ve oğlunun marifetini savunuyordu.

Çok merak ediyorum, bunlardan Milli Eğitim camiasında kaç tane var?

Ve kaç çocuk, böyle kafaların elinde zehirleniyor?


YORUMLARIN DEVAMI DİĞER SAYFADA

ozkanozturk
Forum Yöneticisi



Kayıt: Oct 13, 2005
Mesajlar: 1704
Nereden: KOCAELİ
Tarih: Pts Arl 04, 2006 10:10 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

BURADAYIZ. Türk milleti bizim omuzlarımızda yükselecek. Papa'ya hoşgörü, kendi insanınıza gelince laiklik elden gidiyor. Hoş sizin laiklik anlayışınız da tek taraflı ya! Pabucumun demokratları. Bu eğitim camiası sizin gibi binlerce düşünce özürlü adamları cebinden çıkarır. Vah vah vah! Bu eğitimcilere bakıp çocukların haline ağlıyormuş. Çocuklar sizin gibi iki yüzlü insanları görünce asıl kimlik bunalımına giriyorlar. Gazetelerinizde çocuklar için hoş olmayacak şeyleri manşetten verirken acıma duygunuz nerenize saklanıyor? Hiç mi ar duygularınız çalışmıyor? Hiç mi çocuklar için endişe duymuyorsunuz. Hadi oradan sende! Sizin kokuşmuş fikirlerinizi de bu millet postaya koyup gönderecek.

Başa dön

Turgay
Forum Yöneticisi



Kayıt: Oct 15, 2005
Mesajlar: 117
Nereden: sinop
Tarih: Pts Arl 04, 2006 10:16 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Demokrasi Üsküdar sahilinde yaşandı.

Şarap şişesinin dibinde ONUNCUYIL marşını söylenerek.

Başa dön

tckay1
Forum Yöneticisi



Kayıt: Nov 20, 2005
Mesajlar: 548
Nereden: Kayseri
Tarih: Pts Arl 04, 2006 10:16 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Yazara(?) bak halkın haline ağla.Ne çektiyse halkımız sözüm ona aydınlardan çekti.Bizler nerede ne zaman hangi eylemi yapacağımızı çok iyi biliyoruz.Kimseninde dersine ihtiyacımız yok.Biz kimsenin uşağı ve paralı yamağı değiliz?Kimseye de göbekten bağımız yok!Yazık ki bu sözleri söyletebilecek kara örümcekli zihniyet bunları yazmanıza imkan sağlamış.Ve yaptığınız bu yorum yanınıza kar kalmayacak!!!!!!

Başa dön

ozkanozturk
Forum Yöneticisi



Kayıt: Oct 13, 2005
Mesajlar: 1704
Nereden: KOCAELİ
Tarih: Pts Arl 04, 2006 10:18 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Doğru dersin Turgay hocam. Bunların demokrasi anlayışı şişenin dibinde gizlidir.

Başa dön

armagan
Forumcu


Kayıt: Nov 17, 2006
Mesajlar: 39
Nereden: ANTALYA
Tarih: Pts Arl 04, 2006 10:19 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Yazılarını yarısı batı medeniyetine tapınma diğer yarısı da pastayı paylaşamadığı köşe yazarlarına sataşmayla geçen birinin sözlerini kaale almamak gerekir.Onlar ki üyesi oldukları vakıf yada derneklerin evagelistlerden gelen arpalarıyla geçinenler... Onlar ki acarkent veya benzeri villalarında oturup memleket ahvalinden ahkam kesenler...Onlarki rüzgara göre yelken açanlar, dümen kıranlar...

Mehmet Akif göndermeyi yapmış onlara..

Evet, şebâb-I münevver denen şu nesl-i sefih.
- Fakat nezihini borcumdur eylemek tenzih-
Bu züppeler acaba hangi cinsin efradı?
Hülasa, züppe demiştim ya, artık anlasana!...
Fakat bu kukla herif bir büyük seciyye taşır,
Ki, haddim olmıyarak, 'Aferin!' desem yaraşır.

Başa dön

esmer549
Uzman Usta Forumcu



Kayıt: May 15, 2006
Mesajlar: 182
Nereden: Ankara
Tarih: Pts Arl 04, 2006 10:20 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Böyle yazıları gördükçe AH ŞU FORUM KURALLARI AHHHH!!! Diyorum.

Yaratıcılık görmek isteyenler buyursun gelsin, elbette sunacağımız etkinlikler vardır,

Burdayız, dimdik ve onurumuzla duruyoruz, asıl göremedikleri bu olsa gerek, bu adam müsvettelerinin..

Başa dön

ozkanozturk
Forum Yöneticisi



Kayıt: Oct 13, 2005
Mesajlar: 1704
Nereden: KOCAELİ
Tarih: Pts Arl 04, 2006 10:25 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Forum kuralları dediniz de biliyor musunuz ben kendimi tutmak için nasıl nefsimle mücadele ediyorum.Böyle adamları duyunca tövbe tövbe ağzımı bozmayayım yine.

Başa dön

ozkanozturk
Forum Yöneticisi



Kayıt: Oct 13, 2005
Mesajlar: 1704
Nereden: KOCAELİ
Tarih: Pts Arl 04, 2006 10:28 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Ferman çıkmıştır: Bundan böyle hiç bir TES üyesi Hürriyet gazetesi almaya!

Başa dön

esmer549
Uzman Usta Forumcu



Kayıt: May 15, 2006
Mesajlar: 182
Nereden: Ankara
Tarih: Pts Arl 04, 2006 10:29 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Biliyorum Özkan hocam, ben bir bayan olarak böyle hissediyorsam, sizin kendinizi ne kadar engellediğinizin farkındayım...

Başa dön

armagan
Forumcu


Kayıt: Nov 17, 2006
Mesajlar: 39
Nereden: ANTALYA
Tarih: Pts Arl 04, 2006 10:30 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

“Zulmü alkışlayamam,zalimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem

Üç bucuk soysuzun ardında zağarlık yapamam,
Hele Hak namına haksızlığa ölsem tapamam

Yumuşak başlı isem kim dedi uysal koyunum,
Kesilir belki,fakat çekmeğe gelmez boynum

SAFAHATTAN

Başa dön

tckay1
Forum Yöneticisi



Kayıt: Nov 20, 2005
Mesajlar: 548
Nereden: Kayseri
Tarih: Pts Arl 04, 2006 10:36 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

"Bunun üzerine Eğitim-Sen isimli memur sendikasının bir şube başkanı da Papa’ya posta ile bir öküz kalbi yollamış."

Daha sendikanın ismini bile bilmekten aciz ya.Haberi bile okumamıştır Allah bilir.Kime havale ettiyse artık hangi asistanına yazdırdıysa bu paçavrayı.

Biz bir eğitimci olarak sendika isminin nasıl yazılacağınıda öğretiriz vesselam.

Özkan hocam biz bu gazeteyi paçavra olarak kullanırız.

Başa dön

turmalin
Forumcu


Kayıt: Oct 03, 2006
Mesajlar: 68
Nereden: kocaeli
Tarih: Pts Arl 04, 2006 10:41 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Hürriyet Gazetesi almayacağım.
Yıkanmış beyinlerden biri daha. Sanki Papanın kayınbiraderi. Papanın Türkiye’ye gelmeden önce ve geldikten sonra söyledikleri ortada. Acaba, bu adam, Papa ne yapınca susar?

Başa dön

ozkanozturk
Forum Yöneticisi



Kayıt: Oct 13, 2005
Mesajlar: 1704
Nereden: KOCAELİ
Tarih: Pts Arl 04, 2006 10:42 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Süleyman hocam bu gazeteyi ne olarak kullanacağımı biliyorum ama dedik ya forum kuralları işte.

Başa dön

siteyonetim
Site Yöneticisi



Kayıt: Jun 17, 2006
Mesajlar: 71
Nereden: Ankara
Tarih: Pts Arl 04, 2006 10:47 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Arkadaşlar niye kafanızı yoruyorsunuz.
Yüce Türk milletini ataları ne demiş; "İt ürür kervan yürür"
Kayseri başaknımızın zihniyetini taşıyan 150.000 kişilk bir orduyuz biz. Ya o kalemşör modelinden kaç kişi? 30- 40 tane soysuz. Araştırın bakın soyunu sopunu mutlaka bir yerden ne mal olduğu cerahat gibi fışkıracaktır.
Biz bunların varlığını biliyoruz. Soyundan sopundan gelen asaletsizliğin verdiği komlekslerini kusan, ruhları, yürekleri ve kalemleri satılık bu tipler hep olacaktır.
Niye alınıyorlar?
Çünkü kendilerinde de kokmuş yürek var. Çünkü yürekleriyle beraber kendilerininde ciğeri beş para etmez. İtin önüne atsan yemez. Üstelik bu modellerden sadece demokrasiyi şişenin dibinde görenlerden değil, cübbenin içinde görenlerden de bol miktarda var. Papa'ya kim kötü söylerse sanki kendilerine söylenmiş sanıyorlar, aşkla şevkle tepki koyuyaorlar.

Mahsuni Şerifin bir parçası var " Deyyusa deyyus denir mi?" diye. Kayseri başkanımız "deyyusa deyyus" demiştir. Diline yüreğine sağlık. Diğer deyyuslar tabiki alınacak, birileri hallerini ifşa ediyor diye.
Dedik ya; "İt ürür kervan yürür"

Başa dön

tckay1
Forum Yöneticisi



Kayıt: Nov 20, 2005
Mesajlar: 548
Nereden: Kayseri
Tarih: Pts Arl 04, 2006 10:55 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Yüreğine sağlık başkanım.

Başa dön

kartel
Üstad Forumcu



Kayıt: Apr 09, 2006
Mesajlar: 623
Nereden: ankara
Tarih: Pts Arl 04, 2006 11:00 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Sevgili arkadaşlar; bugün akşam Kanal D'de yine papa borazancılığı, taraftarlığı yapılan bir haber vardı.Mehmet Ali Birand şöyle diyordu...Kalbinin yarısını Türkiye'de bıraktığını söyleyen Papa sebebiyle Turizm şimdiden yüzde yüz doluluğa ulaştı diye.. adeta papa efendiyi övüyordu, hristiyanları övüyordu....Bu adam bu satılık ağızlar yıllarca misyonerlere yalakalık yapan borazancıbaşıların başında geliyor... Hürriyet gazetesinin, yahudilere, AB ülkelerine,ABDY' e yalakalık yaptığı öteden beri bilinen bir gerçektir.Sayın başkanın dediği gibi sendika olarak dimdik ayaktayız...İnşallah bu 150.000 kişilik bir orduyu hedefimiz bir milyona tamamlamak ve Türkiyenin yönetimini ele geçirmektir.Çünki Türkiye'yi Türkler yönetecektir....PAPANIN YANINDA BAŞKA YERLERDE KALBİNİ BIRAKANLARIDA BU MİLLET GÖNDERECEKTİR....

Başa dön

teskay
Forumcu


Kayıt: Dec 04, 2006
Mesajlar: 1
Nereden: kayseri
Tarih: Pts Arl 04, 2006 11:18 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

HÜRRİYET YAZARI MEHMET YILMAZ ve onun gibi düşünenler bu eylemimizi papalarına hakaret olarak algılamış olmalı ki gerçek zihniyetini açığa vurarak türk eğitimcilerine dil uzatma cüretinde bulunmuştur. anlaşılan bu zat beyninin yarısını vatikanda bırakmış. şimdi kasaptan yarım bir beyin alıp bu zata göndereceğim. o zaman belki eğitim ve eğitimciler hakkında yorum yapabilir?papanın ne papaz olduğunu anlayabilir.

Başa dön

ozkanozturk
Forum Yöneticisi



Kayıt: Oct 13, 2005
Mesajlar: 1704
Nereden: KOCAELİ
Tarih: Pts Arl 04, 2006 11:20 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

"Sap yiyen saman çıkarır" Onlara uygun beyin bulmak için İstanbul surlarında pastırma işi ile uğraşanlara müracaat etmelisiniz.

Başa dön

tckay1
Forum Yöneticisi



Kayıt: Nov 20, 2005
Mesajlar: 548
Nereden: Kayseri
Tarih: Pts Arl 04, 2006 11:21 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Bu adamın beyni var mı idi?Beyni olsa böyle yapmazdı.

Başa dön

ozkanozturk
Forum Yöneticisi



Kayıt: Oct 13, 2005
Mesajlar: 1704
Nereden: KOCAELİ
Tarih: Pts Arl 04, 2006 11:49 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Kayseri şubesine yine bir iş çıktı Süleyman hocam. Beyni olmayanlar için organik beyin üretimi fikrine ne dersiniz?

Başa dön

kocakurt71
Forumcu


Kayıt: Jul 31, 2006
Mesajlar: 1
Nereden: Kırıkkale
Tarih: Pts Arl 04, 2006 11:57 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

papa borazanlığı yapanların böyle bir eylemi gerçekleştiren kahramanlara hiç söz söylemeye hakkı yoktur. Unutmayın yarınlar bizimdir bizim olacaktır.Sizi dün ciddiye almadık bugün almıyoruz yarın hiç almayacağız.

Başa dön

Karamizrak40
Forumcu


Kayıt: May 01, 2006
Mesajlar: 31
Nereden: Kırşehir
Tarih: Sal Arl 05, 2006 9:00 am Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Öküz kalbi yollama işine doğrusu çok güldüm...Gerçekten güzel buluş.Ben de Papa:"kalbim İstanbul'da kaldı."dediğinde eyvahh...kalbini almak için haçlı seferi düzenliyecek bu papa diye düşünmüştüm..Allah'tan kalbini yollamışlar da ...bu tehlike atlatılmış..ha öküz kalbi ha papanın kalbi...

Papanın söyledikleri ne çabuk unutuldu?

Yok bir de bağrımıza bassaydık..yazık oldu adamcağıza...

Gazeteciye gelince..Bu beğenmediğin öğretmenler yetiştirdi sen gibileri de
Yoksa okula da mı gitmedin..?

Başa dön

hedefturan
Forum Yöneticisi



Kayıt: Nov 11, 2005
Mesajlar: 249
Nereden: ankara
Tarih: Sal Arl 05, 2006 10:05 am Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Görünen odur ki papanın kalbi öküz kalbidir. Kayseri şubemiz bunu ispat etmiştir. Fakat bir başka ispat daha vardır ki bu ülkede yazar çizer olarak geçinen ama kafası ÖKÜZ KAFASI olan tiplerde vardır. Bilirsiniz öküz inek gillerden gelen bir hayvandır. Bunları mındar etmeden gereğini yapmalıyız diye düşünüyorum.

Başa dön

vezir
Usta Forumcu



Kayıt: Dec 04, 2005
Mesajlar: 130
Nereden: İstanbul
Tarih: Sal Arl 05, 2006 11:08 am Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Utanmasalar Papa'yı Nobel'e aday gösterecekler. Bu şakşakçılar bizim din adamlarına bu kadar iyi niyet gösterirler mi acaba?

Yazar Mesaj
hakanhan
Forumcu


Kayıt: Dec 05, 2006
Mesajlar: 2
Nereden: kayseri
Tarih: Sal Arl 05, 2006 12:25 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

İnsanlar aslını yitirince kendine benzeyebileceği bir asıl ararmış.Halbuki kaybettiklerini arasalar hiç o kadar ocu bucu veya papacı olmazlardı.Yinede vakit geçmiş değil.Ben bu ve bunun gibileri titreyip özlerine dönmeye davet ediyorum.O zaman belki sapla samanı karıştırmazlar.

Başa dön

hakanhan
Forumcu


Kayıt: Dec 05, 2006
Mesajlar: 2
Nereden: kayseri
Tarih: Sal Arl 05, 2006 12:43 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Tarihe baktığımızda tanzimat fermanında bir madde vardı bundan böyle gavura gavur denmeyecek diye .Biz millet olarak hafızamızı güçlü tutmaya mecburuz gavurun gavur olduğu her ne kadar unutturulsada gavur gavurluğunu unutmaz her fırsatta gösterir bizim ilerici liboşlarımız çanakçılığını yaptığı müddetçede öz yurdumuzda garip öz vatanımızda parya oluruz biz yinede gavura gavur olduğunu haykırıp herkese bildireceğiz

Başa dön

cankurtaran
Forumcu


Kayıt: Sep 27, 2006
Mesajlar: 18
Nereden: samsun
Tarih: Sal Arl 05, 2006 1:42 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Alıntı sahibi: siteyonetim

Arkadaşlar niye kafanızı yoruyorsunuz.
Yüce Türk milletini ataları ne demiş; "İt ürür kervan yürür"
Kayseri başaknımızın zihniyetini taşıyan 150.000 kişilk bir orduyuz biz. Ya o kalemşör modelinden kaç kişi? 30- 40 tane soysuz. Araştırın bakın soyunu sopunu mutlaka bir yerden ne mal olduğu cerahat gibi fışkıracaktır.
Biz bunların varlığını biliyoruz. Soyundan sopundan gelen asaletsizliğin verdiği komlekslerini kusan, ruhları, yürekleri ve kalemleri satılık bu tipler hep olacaktır.
Niye alınıyorlar?
Çünkü kendilerinde de kokmuş yürek var. Çünkü yürekleriyle beraber kendilerininde ciğeri beş para etmez. İtin önüne atsan yemez. Üstelik bu modellerden sadece demokrasiyi şişenin dibinde görenlerden değil, cübbenin içinde görenlerden de bol miktarda var. Papa'ya kim kötü söylerse sanki kendilerine söylenmiş sanıyorlar, aşkla şevkle tepki koyuyaorlar.

Mahsuni Şerifin bir parçası var " Deyyusa deyyus denir mi?" diye. Kayseri başkanımız "deyyusa deyyus" demiştir. Diline yüreğine sağlık. Diğer deyyuslar tabiki alınacak, birileri hallerini ifşa ediyor diye.
Dedik ya; "İt ürür kervan yürür"



Eeeeeee.Nerde kaldı bu formun kuralları. Başakaları yazınca forum kuralı. Siteyi yönetenler yazınca caiz. Olmadı arkadaşlar. Sanmayınki papanın savunucusuyum. Bitim kadar sevmem. Ama şu yazılanlarıda forum kurallarına aykırı buluyorum.

Başa dön

hedefturan
Forum Yöneticisi



Kayıt: Nov 11, 2005
Mesajlar: 249
Nereden: ankara
Tarih: Sal Arl 05, 2006 1:53 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Elin ekmeğiyle yaşayan kurt kahrolsun
Boynunda tasma izi taşıyan kurt kahrolsun
Kar yağmış dağlarına, üşüyen kurt kahrolsun
Kahrolsun kurt postunu giyen yalancı kuzu
Dağıtanlar kahrolsun, kurt sesli ordumuzu
________________________________________

Not: Anlayan anlamıştır

Başa dön

turgaycelikten
Forum Yöneticisi



Kayıt: Oct 16, 2005
Mesajlar: 208
Nereden: Burdur
Tarih: Sal Arl 05, 2006 1:58 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Bu adı geçen yazar müsvettesi , Türk Eğitim-Sen'i de kendileri gibi onun bunun güdümünde olarak algılıyor sanırım. Yazar efendi evet bu kafada eğitimciler var bu memlekette , ve de sayıları 150.000 hangi eylemi yapacağımıza sen mi karar vereceksin? Sen işine bak , eğer gerçekten yaptığın bir iş varsa tabii. Bu papa aşkın nereden kaynaklanıyor bilemiyorum. İnsanın aklına başka şeylerde gelmiyor değil hani. Ne bileyim acaba vatikandan belli destekler mi alınıyor? Her neyse Kayseri Şubemizin bu eylemini gönülden destekliyoruz.

Başa dön

cankurtaran
Forumcu


Kayıt: Sep 27, 2006
Mesajlar: 18
Nereden: samsun
Tarih: Sal Arl 05, 2006 2:05 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Alıntı sahibi: siteyonetim

Arkadaşlar niye kafanızı yoruyorsunuz.
Yüce Türk milletini ataları ne demiş; "İt ürür kervan yürür"
Kayseri başaknımızın zihniyetini taşıyan 150.000 kişilk bir orduyuz biz. Ya o kalemşör modelinden kaç kişi? 30- 40 tane soysuz. Araştırın bakın soyunu sopunu mutlaka bir yerden ne mal olduğu cerahat gibi fışkıracaktır.
Biz bunların varlığını biliyoruz. Soyundan sopundan gelen asaletsizliğin verdiği komlekslerini kusan, ruhları, yürekleri ve kalemleri satılık bu tipler hep olacaktır.
Niye alınıyorlar?
Çünkü kendilerinde de kokmuş yürek var. Çünkü yürekleriyle beraber kendilerininde ciğeri beş para etmez. İtin önüne atsan yemez. Üstelik bu modellerden sadece demokrasiyi şişenin dibinde görenlerden değil, cübbenin içinde görenlerden de bol miktarda var. Papa'ya kim kötü söylerse sanki kendilerine söylenmiş sanıyorlar, aşkla şevkle tepki koyuyaorlar.

Mahsuni Şerifin bir parçası var " Deyyusa deyyus denir mi?" diye. Kayseri başkanımız "deyyusa deyyus" demiştir. Diline yüreğine sağlık. Diğer deyyuslar tabiki alınacak, birileri hallerini ifşa ediyor diye.
Dedik ya; "İt ürür kervan yürür"


Forum Kuralları Madde5:

5-Kişileri hedef alan, hakaret veya aşağılama içeren, nezaketsiz, polemik yaratan, provokasyon içeren veya bozuk üsluplu yazılar konusu ne olursa olsun silinir.

Forum Kurallarına uymayan yukarıdaki yazı neden silinmiyor acaba.

Başa dön

websel
Forumcu


Kayıt: Jul 01, 2006
Mesajlar: 85
Nereden: Eskişehir
Tarih: Sal Arl 05, 2006 2:17 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Cankurtarak takma adlı kişi, Eğer forumda yazılan bir yorum tüm üyelerin hislerine tercüman oluyorsa forum kurallarına uyuyor demektir. Siteyönetimi'nin yorumu da böyledir ve hepimiz altına imzamızı atarız. Bunu yapamayanların yeri, forum konusuna esas olan yazarın yanıdır. Sen kimin canını kurtarmaya çalışıyorsun?!

Forum kurallarının 5. maddesini aktarmışsın. Burada eurolar karşılığında kişiliğini yitirmiş satılık kalemlerden bahsedilmiyor. Türk Eğitim-Sen camiasına saldıran mankırtlardan bahsedilmiyor! Sözü edilen 'kişiler'dir. Senin adı geçen yazar bozuntusunu adam yerine koyma ihtimalini düşünmek istemiyorum.

Eğer bizden biriysen için rahat olsun arkadaşım, kural ihlali yok.

Başa dön

cankurtaran
Forumcu


Kayıt: Sep 27, 2006
Mesajlar: 18
Nereden: samsun
Tarih: Sal Arl 05, 2006 2:23 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Sayın websel açıklaman için teşekkür ederim. Sizden biri olmasaydım burda olmazdım. Ben yanlış yorumlamışım özür dilerim.

Başa dön

vatandas
Forumcu


Kayıt: May 16, 2006
Mesajlar: 28
Nereden: Ankara
Tarih: Sal Arl 05, 2006 3:16 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Türk Eğitim Senin Gururu Tek Başkan Ali İhsan Öztürk Çalışmalarının devamını dilerim.

Başa dön

gecgelen2007
Uzman Usta Forumcu



Kayıt: Dec 24, 2005
Mesajlar: 171
Nereden: şanlıurfa/ ceylanpınar
Tarih: Sal Arl 05, 2006 6:57 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Bu ülkede o kadar kokuşmuş zihniyetli yazar bozuntusu varki ...Utanmadan eğitimcilere hemde milli eğitimin millilerine hakareti marifet zanneden AB sülüğü.....
Mensubu olduğu gazete milliyet. Milli olmayan yabancı Uşağı yetiştiriyor. Soyunu araştırın ya dönme ermeni bozuntusu yada yunan rum bozuntusu çıkacaktır. Papa yı çok seviyor nerdeyse babası sanacağım. İnsan birini eleştiriken kendine çeki düzen verirde eleştiri. Gazetende boy boy baldırı çıplağı yayınlamayala nice gencimizi felekatın eşiğine sürüklediğinden
habersiz zavallı yazar bozuntusu. Benim Ülkemde asırlardır haçlılın gözü var. Daha dün Çanakkale'de verdiğimiz 256 bin şehidi niçin verdik. Onları açıklada çocuklara iyi örnek bir yazar olduğunu bende söyleyeyim. Hoşgörü dediğin AB nin çıkarlarına göz yümmadır. ORTADOĞUYA hoş görü ile yaklaşan hiristiyanı gösterde gidip elini öpelim. Kalemini kullanırken dikkatli kullan VATANA İhaneti marifet sanma. Gün gelir kalemin yüzünden aç sefil olarak sokakta ölürsün. Çünkü Kalemin senin karnını doyurmuyacaktır. Gazetenin trajı düşmeye devam edecektir. TÜM KANUSEN üyesi arkadaşlar MİLLİYET GAZETESİ ALMAYLIM Boykot edelim bakalım bu yazar bozuntusunu Milliyet gazetesi barındıracakmı.

Başa dön

KonurAlp
Forumcu


Kayıt: Nov 11, 2006
Mesajlar: 8

Tarih: Çrş Arl 06, 2006 12:51 am Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Arkadaşlar bence yazılanları fazla büyütmeye gerek yok,herkes bildiği kadar yazıyor,bildiği kadar konuşuyor.
Ben burada yazılanların çoğuna katılıyorum.
Ancak,biz kendimizi onlara ne kadar anlatabildik?Bu ülkenin aydınları olarak,onlara derdimizi anlatmak için hiç konuşmaya teşebbüs ettik mi onlarla?
Adı geçen gazetenin sahibi okul da yaptırıyor...
Bugüne kadar yolsuzluk yaptıklarıyla ilgili yüzlerce haber de çıktı gazetelerde...Medya grupları arasındaki rekabet...
Ama bilmek gerekiyor ki kendisi de saf Anadolu insanı,bir işadamı... Hiç kapısını çaldık mı bizim problemlerimiz bu?Sizin medyanızda bunlar nedense yayınlanmıyor?dedik mi?
Mehmet Yılmaz'ı gazetesinde çalıştıran,Taha Akyol'u da çalıştırıyor yanında,hatta bir TV'sini Ona emanet ediyor...
Ben bunları onların medyasını savunmak içinde yazmıyorum.Ancak,bilmek gerekir bazı şeyleri:
Bu medya grubu bir ara Bulgaristan'daki medya kuruluşlarına da talip olmuştu.Ne güzel olacaktı,Bulgar medyası beğensekte beğenmesekte bir Türk'ün eline geçecekti... Aynı gayret şimdi Alman medyası için geçerli benim anlayabildiğim kadarıyla...
Bunun haricinde yabancılara medyasını da satmayan onlar.(TGRT örneği ders olsun bize!)
Ha,birde belki hatırlayacaksınız,hatırlamayanlar için benim aklımda kaldığı kadarıyla bir örnek daha:
Yılını tam hatırlayamıyorum,Rahmetli hapisten yeni çıkmış,pekçok kişi onun yanına bile yaklaşmıyor,Özallı yıllar... Hatırlayın bir tatil yöresinde Rahmetli'nin elini bile sıkmaya tenezzül etmemişti Özal...
İşte bu yıllar.. Rahmetli hapishanede yorgun düşmüş,hasta..O yıllarda adı geçen medya grubunun sahibinin makam arabasıyla hastaneye götürülüyor.Adam makam arabasını tahsis etmiş düşünün..Bu olayı fark eden uyanık bir Cumhuriyet Gazetesi muhabiri olayı fotoğraflıyor.Ertesi gün yarım sayfa Cumhuriyet'te bir başyazı "Olamadı Doğan bey,Olmadı"(başlık galiba bu şekilde olması lazım) bir yazı,eleştiriliyor..
O yıllarda bu beni bir hayli duygulandırmıştı.Hani şunu demek istiyorum,biz yapılan iyilikleri hiç bir zaman unutmayız,bunu da yıllar sonra bile olsa hatırlar,teşekkür ederiz..
Yapılan kötülükleri ve iftiraları da yıllar sonra bile hatırlarız...
Farklı bir bakış açısıyla... Düşüncelerimi yazdım sadece..

Başa dön

yolcu
Usta Forumcu



Kayıt: Dec 02, 2005
Mesajlar: 105
Nereden: Gaziantep
Tarih: Çrş Arl 06, 2006 1:17 am Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Göndermeden önce demiştim ki bir aksilik çıkar gönderemezseniz...
Başardınız gönderdiniz ama o kokuşmuş kalple yaşamak isteyenler varmış!

Belki sendikamızın adını doğru öğrencek kadar YAZAR olsaydın sana danışırdık Mehmet Y. YILMAZ. Senin O kalbi öğütebileceğini bilseydik sana yollardık. Bizimkisi ülkemizi kötü kokulardan arındırma çabasıydı. Benim bir önerim var olur ki papayı adresinde bulamayıp, postacılar paketi geri getirirse bu önemli şahsiyete gönderelim onun için çok değerli paketi.

Allahım nasıl memleket gönderilen öküz kalbine bile sahip çıkanlar var.

Başa dön

ozkanozturk
Forum Yöneticisi



Kayıt: Oct 13, 2005
Mesajlar: 1704
Nereden: KOCAELİ
Tarih: Çrş Arl 06, 2006 5:31 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Bu adamlar Papa dua ederken alkışlarlar ama bir Türk başbakanı bunu yaparsa olmazmış! Bakınız hoşgörü sahibi bu zat-ı muhterem Sayın Başbakanın Ürdün ziyareti için ne söylemiş:

Başbakan Erdoğan'ın Ürdün ziyaretinde "Genç Arap Liderleri Forumuna" başlarken besmele çekmesi bazı çevrelerce tartışma konusu oldu. Arap yada Müslüman ülkelere gittiğinde konuşmasına besmele ile başlayan Erdoğan'ın bu tavrını laik bir ülke başbakanı olarak yanlış görenler de var. Hürriyet'ten Mehmet Y. Yılmaz da besmele çekilmesinin yanlış olduğunu savunanlardan.

Yılmaz, Laik ülkenin Başbakan’ı gibi konuşmak zor mu? diye Erdoğan'a soru yöneltiyor. Yazara göre Erdoğan özel hayatında besmele çekebilir ama laik ülkenin başbakanı olarak asla..

Yılmaz, Erdoğan'ın Araplar'ı görünce kendini kaybettiğini savunarak sözlerini şöyle sürdürdü:

"Eğer yurtdışında Müslümanların çoğunlukta olduğu bir toplantıya katılıyorsa konuşmaya böyle başlıyor. Ya orada bulunanlara "bakın ben de sizin gibiyim" demek istiyor, ya da karşısında çok sayıda Arap görünce kontrolünü kaybediyor."

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
İŞTE BUNUN İÇİN SİZE PABUCUMUN DEMOKRATI DİYORUM!

Başa dön

ikoncuk
Forum Yöneticisi



Kayıt: May 25, 2006
Mesajlar: 26
Nereden: Ankara
Tarih: Çrş Arl 06, 2006 6:15 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Kayseri 2 Nolu Şubemizi ben de kınıyorum, bazı öküzleri ürküttükleri için...

Başa dön

alemtual
Forumcu


Kayıt: Oct 17, 2005
Mesajlar: 13
Nereden: kayseri
Tarih: Prş Arl 07, 2006 4:06 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

bunun gibi kansızları Yüce Türk Milleti çok iyi tanımalı.

Başa dön

alemtual
Forumcu


Kayıt: Oct 17, 2005
Mesajlar: 13
Nereden: kayseri
Tarih: Cum Arl 08, 2006 10:44 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Türkiyede aynı duygu ve düşünceleri paylaşan 150 bin eğitimcinin olması insana ayrı bir güç veriyor. aynı ölçüde birilerinide korkutuyordur

Başa dön

teskay2
Forumcu


Kayıt: Dec 08, 2006
Mesajlar: 1
Nereden: kayseri
Tarih: Pzr Arl 10, 2006 12:29 am Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

bu tipleri papalarıda kurtaramayacak bu millet hainleri hiç sevmedi

Başa dön

tckay1
Forum Yöneticisi



Kayıt: Nov 20, 2005
Mesajlar: 548
Nereden: Kayseri
Tarih: Pzr Arl 10, 2006 12:51 am Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

Ey Türkler! Eğilmeyiniz!
Papa’nın Türkiye’yi ziyâreti, hiç olmaması gereken bir skandaldı; başkası değil. Skandaldı, çünkü, açık bir pervâsızlıkla dinine hakaret ettiği bir ülkeye hangi yüzle gelecekti? Ancak, asıl skandal, Türkiye’nin böyle bir ziyâreti kabûl etmesi olmuştur. İnanılır gibi değil, ama ne yazık ki gerçeğin ta kendisi: Bir devletin - velev ki Stalin’in tâbiriyle “kaç tümen askeri var” kabîlinden olsun, bir devlettir netîcede - başı ve en az onun kadar mühim olanı da Katolik dünyasının başı olan, daha teknik anlatımıyla, Hristiyan literatüründeki kavramlarıyla söylenecek olursa, teorik olarak bütün Hristiyanlar için hem “Uhrevî İktidar” ın (Sacer Dotium) ve hem de “Dünyevî İktidar” ın (Regnum Terrana) en tepedeki adamı, hiç sözünü sakınmaya, hiçbir diplomatik nezâkete riâyet etmeye gerek dahi duymaksızın, gayet açık ve seçik, kavrama gücü en alt seviyede olanların dahi idrâkte acze düşmeyeceği bir sarâhatle, İslâm dinini, O’nun îmân esaslarını, Allah inancını ve merkezî şahsiyetini, yâni İki Cihan Pâdişâhı Efendimiz Muhammed Mustafâ’yı, hedef alarak en ağır, en yenmez yutulmaz hakaretleri savuruyor. Nedir bunun açık mesajı, “sizi adam yerine koymuyorum” dan başka? “Sizi adam yerine koymuyorum; çünkü, siz artık her küçültülmeyi sîneye çekeceğinizin işâretini çoktan verdiniz.”

Haksız mı?
Nitekim...
Evet, nitekim, aynı şahıs, sonra da bu dinin mü’minlerinin yaşadığı ülkeye resmî bir ziyârette bulunmak istiyor. İstiyor da neler oluyor? Biraz naz-niyaz, biraz mırın-kırın, biraz yalancı pehlivan gösterisi kabîlinden, iç politik malzemesi olarak sergilenen, sözde “diplomatik soğukluk” tan sonra kabûl ediliyor.
... ve sonra “güzellikler” başlıyor; her birisi diğerinden daha büyük skandal: Papa, Türkiye’yi sevmişmiş, bayrağımızı sallamışmış, Sultanahmet’de duâ etmişmiş v.s. Aman Rabbim! Ya bir de birkısım sahte “İslâmcılık” bezirgânlarının “Papa Hazretleri” ünvânı ile mîde bulandıran iğrenç tabasbusları?
Ey Türkler!
Sizlere neler oluyor!
Ey Türkler!
Sizleri hiç rahat bırakmayacağımı söylemiştim; bırakmıyorum ve soruyorum:
Önüne gelen seni itiyor, kakıyor, alçaltıyor; ne diye hâlâ oyunda oynaştasın!
Ey Türkler!
Sizleri hiç rahat bırakmayacağımı söylemiştim; bırakmıyorum, ve, Midhat Cemal Kuntay’ın aşağıda dercettiğim “Kimdi” başlıklı mısrâları ile sesleniyor ve haykırıyorum:
Ey Türkler!
Eğilmeyiniz!
Âsâra sorarsan beni söyler sana kimdi / Bir başka denizdim kürenin rub’u benimdi
Mermiler, alevler beni bir kal’a sanırdı / Efserlerin enkazı uçar dalgalanırdı
Cevval atımın kanlı kıvılcımlı izinde / Bir umk idi aksim ebediyyet denizinde
Çarpardı göğün kalbi hilâlin avucunda / Titrerdi yerin tâlii mermimin ucunda
Âsâr elimin çizdiği mecradan akardı / Üç kıt’ada mağrur atımın izleri vardı
Fevkınde uçarken o neşibin bu firazın / En şanlı hükümdarı huruşânına arzın
Tek bir nazarım berk-i inayetti, keremdi / Iklîli hediyyemdi, ekâlimi hibemdi
Hançerdi hayalim, bütün âlem ona kındı / Güya küre şeydâ-yı irademdi, kadındı
Âsabına kalbimdeki âhengi verirdim / Kasdeylediğim şekli verir, rengi verirdim
Dünya bilir iclâlimi ben böyle değildim / Ben altı asırdan beri bir kerre eğildim.
Durmuş HOCAOĞLU
durmushocaoglu@yenicaggazetesi.com.tr

Başa dön

erbilek
Forumcu


Kayıt: Jun 07, 2006
Mesajlar: 1
Nereden: dalaman/ muğla
Tarih: Pzr Arl 10, 2006 8:00 pm Mesaj konusu:

--------------------------------------------------------------------------------

sözüm ona aydın geçinenler yüzünden bu memleket bu hale gelmedi mi? adam iki ay önce bizim peygamberimize hakaret ederken bu aydın (!) tayfası neredeydi? iki ayda ne değişti de bu aydıncıklar papa(z) hazretlerinden bu sözleri duyanlar inandı? yazık sizi aydın diye kabul eden güruha......... balık hafızalı bir toplum değiliz TÜRK EĞİTTİM SEN liyiz. dostumuzu düşmanımızı bilecek kadar AYDINIZ.............

 

Tarih: 10.12.2006 Saat: 20:11 Gönderen: tckay1


BAŞKAN:
İŞYERİ TEMSİLCİLERİ TOPLANTISI

 
Şubemiz işyeri temsilcileri aşağıdaki gündem maddelerini görüşmek üzere 09.12.2006 cumartesi saat 11.30 da sendika toplantı salonunda bir araya geldiler. Toplantıya Şube Başkanı Ali İhsan ÖZTÜRK, Teşkilatlandırma Sekreteri Uğur Kemal ÖNDER, Denetleme kurulu üyeleri Vedat GÖRÜRYILMAZ ve Mahmut ÇANKAYA, Melikgazi ilçe Temsilcisi Habil TAŞPINAR, Hacılar İlçe Temsilcisi Ercüment ŞENSOY, Melikgazi ilçe yönetim kurulu üyeleri Hacı Memili YÜKSEL ve Celal ÜZÜM’ün yanı sıra Yurt-Kur Temsilcisi Mustafa ÇANKAYA, Baldöktü Anadolu Lisesi Temsilcisi Ahmet GÜRSES, Osman ULUBAŞ İÖO Temsilcisi Bekir BAYNAL, Ahmet KİRAZGİLLER İÖO Temsilcisi İlhami ÖZKAN, Mehmet MİRABOĞLU İÖO Temsilcisi Nevzat EROL, Kayseri Sağlık Meslek Lisesi Temsilcisi Arif EŞKARA, Reşadiye Yurttaşlar İÖO Temsilcisi Zekeriya ŞENER, Bünyan Pirahmet İÖO Temsilcisi Orhan GÜNDOĞDU, Şükrü BAŞYAZICIOĞLU İÖO Temsilcisi Recep YÜCE, Hikmet KOZAN İÖO Temsilcisi Ergül SIRKINTI, Arif EMİNOĞLU İÖO Temsilcisi Ahmet ÖZER, H.Osman GÜLDÜOĞLU İÖO Temsilcisi Mehmet TUNCER, Sema YAZAR Anadolu Lisesi Temsilcisi Ahmet KÖSE, Kadir Rezan HAS İÖO Temsilcisi Yaşar BOSTANCI, Hisarcık Lisesi Temsilcisi Ahmet GÜLCÜ, Hürriyet EML Temsilcisi Osman YÜCEL, Mustafa Kemal İÖO Temsilcisi Mustafa KILINÇ, Hacı AYDINCI İÖO Temsilcisi Şevket KAHRAMAN, Mustafa TATAR İÖO Temsilcisi İsmet DİRİCAN katılmışlardır.

GÜNDEM
1. Yapılan faaliyetlerin değerlendirilmesi
2. Yeni gelen üyelerin tespiti
3. Üyelerimizle daha hızlı iletişim sağlanabilmesi için tüm üyelerin cep telefon numaralarının, elektronik posta ve MSN adreslerinin istenmesi
4. Kan Bankası bilgilerinin güncellenmesi
5. İşyerinizdeki üyelerimizin talepleri
6. Üye kayıt çalışmalarında temsilcilerin aktif olması
7. Sözleşmeli personelin üyeliği
8. Dilek ve temennîler
 


Tarih: 10.12.2006 Saat: 20:16 Gönderen: tckay1


TALAS İLÇE YÖNETİM KURULU BELİRLENDİ

 
            Talas ilçe yönetim kurulu üyeleri 09.12.2006 tarihinde toplanarak görev dağılımını yaptı. Buna göre ;
 
İlçe Temsilcisi                                : Numan Kara SOLMAZ        05352974913
Mali Sekreter                                : Adem ABBAS                      05357918013
Teşkilatlandırma Sekreteri           : Osman Zinnuri ÖZSU            05052729861
Eğitim Ve Sosyal İşler Sekreteri  : Ahmet ÇALIŞ                       05057276590
Mevzuat Sekreteri                         :Selami GÜLHAN                   05372690965
Dış İlişkiler Ve Basın Sekreteri    : İhsan ÇELİK                         05358234437
 
            Oluşturulan Yeni Yönetim Kuruluna Başarılar Dileriz.

Tarih: 10.12.2006 Saat: 20:33 Gönderen: tckay1



YORUMSUZ

 
YARATICILIKTA SINIR YOK!
Türk Eğitim-Sen Kayseri 2 nolu şubesi geçtiğimiz günlerde ilginç bir eyleme imza attı. "Kalbimin yarısı Türkiye'de kaldı" diyen Papa 16. Benedict'e, sakatatçıdan aldıkları yarım sığır kalbini postayla gönderdi.
Recep İstek / DHA

 
 .jpg[/img]
Tarih: 11.12.2006 Saat: 09:52 Gönderen: tckay1


İLÇE VE İŞ YERİ ZİYARETLERİ SÜRÜYOR

ŞUBE BAŞKANI ALİ İHSAN ÖZTÜRK KASIM AYINDA TALAS, TOMARZA, SARIZ VE MELİKGAZİ İLÇELERİNİNDEKİ İŞYERLERİNİ ZİYARET ETTİ


Şube Başkanı tarafından 20 Kasım 2006 Pazartesi günü Ziyaret edilen işyerleri;

            Sakaltutan İÖO- Çömlekçi İÖO- Örencik İÖO- Yazılı İÖO- Ortakavak İÖO- Süleymanlı İÖO- Gülveren İÖO- Şiraz İÖO- Kapukaya İÖO- Güzelsu İÖO- Karacaören İÖO- Kevenağıl İÖO- Bostanlık İÖO-

            

Şube Başkanı tarafından 21 Kasım Salı günü Ziyaret edilen işyerleri;

Çörekdere İÖO- Yeşilkent İÖO- Kemer İÖO- Sarız İÖO- Kuşçu İÖO- Sarız Lisesi Sarız ilçesi işyerleri ziyaretine Sarız ilçe Temsilcisi Nihat Arslan da katıldı.


Şube Başkanı tarafından 28 Kasım Salı günü Ziyaret edilen işyerleri;

Besime Özderici İÖO- Nuhmehmet Baldökta Anadolu Lisesi


Tarih: 12.12.2006 Saat: 12:10 Gönderen: tckay1



KKTC FEDA EDİLMESİN!

  
Birçok siyasetçinin övünerek anlattığı icraatı, ordumuzun en önemli harekâtı 1974 Kıbrıs çıkarmasıdır.

İş başına gelen her hükümet, Kıbrıs konusu açıldığında diplomatik becerisini ispat etmeye çalışır.  Hükümetlerimiz için bu konu, hep bir onur meselesi yapılmıştır.
Zaten Atatürk sonrası Cumhuriyet yönetimlerinin kesintisiz sürdürdükleri tek ciddi devlet politikamız da “Kıbrıs Politikası”dır.


Başbakan Recep Erdoğan’la birlikte bu resmi devlet politikası da rafa kaldırıldı. İşin garibi bu konuda artık bir devlet politikasına da ihtiyaç duyulmuyor. Ülkemizin Kıbrıs’la ilgili açılımları yalnız AKP’nin belirlediği stratejiler doğrultusunda yürütülüyor.

AKP Üst düzey yöneticileri, bu konuda o kadar ketumlar ki, siyasi manevraları yaparken Cumhurbaşkanlığını, Genelkurmay Başkanlığını, Muhalefet partilerini ve hatta Bakanlar Kurulunu ve kendi partilerinin milletvekillerini bile bilgilendirme ihtiyacını hissetmiyorlar.

Fakat bunun yanında Sayın Başbakan Yunanistan Başbakanını telefonla arayarak Rumları ikna etmesini, ABD Başkanı Bush’u arayarak kendisine destek olmasını talep ediyor.

Garip değil mi?

Türkiye’nin Kıbrıs politikasının değerlendirileceği, öncelikli merkezler nereler olmalıdır acaba?

Türk Milleti, bu öncelikli merkezin Yunanistan Başbakanı olduğu konusunu içine sindirebilecek midir?

Kıbrıs’ta verdiğimiz onca şehit mezarında rahat uyuyabilecek midir?


Tarih: 12.12.2006 Saat: 12:50 Gönderen: tckay1



ULUSAL BİRLİK PLATFORMU'NA ÜYE DEĞİLİZ!

 
Türk Eğitim-Sen dün kurulmuş bir sendika değildir. Kim ve ne olduğumuzu herkes bilir.
Son birkaç gündür bazı odaklar teyakkuz halinde; millet, bayrak, din, dil, kültür, vatan, demokrasi ve cumhuriyet değerlerine bugüne kadar hep sahip çıkmış teşkilatımıza saldırılar düzenlemekte, üyelerimizin kafasını karıştırmaya çalışmaktadırlar.

Türk Eğitim-Sen dün kurulmuş bir sendika değildir. İlkeleri ve hassasiyetleri belli olan bir kuruluştur. Türk Eğitim-Sen milli ve manevi değerlerin samimi savunucusu olmuş, bayraktarlığını yapmış insanların oluşturduğu sağlam bir yapının adıdır. Bu değerlere saygı duymayan hiç bir kurum ve kişiyle Türk Eğitim Sen’in hiç bir ilişkisi yoktur ve olamaz. Dolayısıyla kurulduğunu basından öğrendiğimiz, adına Ulusal Birlik Platformu denilen oluşumla da hiç bir ilgi ve alakamız olmadığı gibi, bilgimiz de yoktur.

  
Türk kamuoyunca bilinen bu gerçeğe rağmen, Türk Eğitim-Sen üyelerine yönelik yanlış ve yalan bilgilerle; hayal mahsulü iddiaları propaganda malzemesi yaparak sendikacılık yapmaya çalışan birileri ise, daha 15 gün önce, bölücü  mihraklarla işbirliği yapmış, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda çalışanları temsil edecek üye seçilirken; Türk Milletinin değerlerine saldırmaktan, bölücülükten yargılanan, bu milletin milli ve manevi değerlerine saldıran birini memurların temsilcisi olarak seçmiştir. Şimdi aynı kişiler, teşkilatımızı milli ve manevi değerlere saldırmakla itham ederek propaganda yapmaktadırlar. Ahlaksızlığın, riyanın bu kadarına pes denir, ancak.

  
Eğitim çalışanları bilinçli ve sağduyuludurlar, bu komploya alet olmayacaklardır. Çünkü Türk Eğitim-Sen kuruluşundan bu yana, üyeleriyle beraber; milli ve manevi değerlerin, milli birlik ve bütünlüğümüzün, bizi biz yapan ilkelerin, demokrasinin ve cumhuriyetimizin en kararlı savunucusu olmuştur ve öyle olmaya devam edecektir.

  
KESİNTİSİZ DEMOKRASİ!
 
SONUNA KADAR MİLLİ BİRLİK VE BERABERLİK!

Tarih: 13.12.2006 Saat: 19:32 Gönderen: tckay1


“HÜKÜMET VE YÖK BİRBİRİNE BABAYİĞİTLİK TASLIYOR”.

 


Türk Eğitim-Sen Kayseri 2 Nolu Şube Erciyes Üniversitesi Temsilciliği tarafından düzenlenen Türkiye’de Sendikalaşma konulu konferans Erciyes Üniversitesi Sabancı Kültür Sitesinde gerçekleştirildi.Konferansa Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Şuayip Özcan Konuşmacı alarak katıldı.Özcan,YÖK’e eleştirilerle yüklü konuşmasında “Hükümet ve YÖK birbirine girdi,birbirlerine babayiğitlik taslıyorlar” dedi.

Türk Eğitim-Sen Kayseri 2 Nolu Şube Erciyes Üniversitesi Temsilciliği tarafından düzenlenen Türkiye’de Sendikalaşma konulu konferans Erciyes Üniversitesi Sabancı Kültür sitesinde gerçekleştirildi.Programa Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Şuayip Özcan,Türk Dünyası Araştırmalar Vakfı Başkanı Prof. Dr. Turhan Yazgan, Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Enstitüsü Müdürü ve KÖKSAV Sosyal Ve Stratejik Araştırmalar Vakfı Başkanı Prof. Dr. Cihat Özönder ve Türk Eğitim-Sen Kayseri 2 Nolu Şube Başkanı Ali İhsan Öztürk, öğretim görevlileri ve sendika üyeleri katıldı.

Açılış konuşmasını yapan Türk Eğitim-Sen Kayseri 2 Nolu Şube Başkanı Ali İhsan Öztürk katılımlarından dolayı konferansı izlemek üzere bulunanlara teşekkür etti.

Program kapsamında konuşan Türk Eğitim-Sen Erciyes Üniversitesi Temsilcisi Bayram Durbilmez de yapılan faaliyetler hakkında bilgiler vererek, Üniversitelerdeki Bilim dilinin Türkçe olması gerektiğini söyledi.

Şuayip Özcan, Erciyes Üniversitesi Sabancı Kültür Sitesi'ndeki ''Türkiye'de Sendikalaşma'' konulu konferansta, eğitimcilerin yemesi, içmesi, giyinmesi ve davranışlarıyla örnek olması gereken insanlar olduklarını söyledi.

Atatürk'ün bir öğretmene 23 altın maaş verdiğini ifade eden Özcan, şunları kaydetti:
''O dönemde bu kadar değer verilen eğitim çalışanını, bugün ayaklar altına alarak paspas niyetine kullanmanın hiçbir anlam ve manası yoktur. Yine şöyle bir geçmişe dönülüp bakıldığı zaman öğretmenini döven, bıçaklayan, gaspeden öğrenciler yoktu. Bağımlılık 8 yaşına inmemişti. Tacizler alabildiğine çoğalmamıştı. İnsanlar sokakta rahatça geziyor, birbirinin hatırını soruyordu. Bugün sokağa çıkamaz hale geldik.''

Özcan, terörün cahillikten doğduğunu belirterek, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin cahil kalması için burada görev yapan öğretmenlerin şehit edildiğini savundu.
Niyetlerinin kavga etmek, birilerini karalamak olmadığını dile getiren Özcan, şunları anlattı:

''Bizim amacımız, herkesi kucaklayarak, 21. yüzyılın lider ülkesi Türkiye'yi oluşturmak için, herşeyin eğitimden geçtiği şuuruyla hareket ederek, bize teslim edilen insanları, bu hamuru yoğurmak için kurulmuştur. Biz insan imal ediyoruz, düzenliyoruz, şekillendiriyoruz. 'Bu bozuk çıkmış atın yenisini üretin' deme şansınız yok.
Onun için bizim, bu insanları gelişen teknolojinin ışığı doğrultusunda, üstün özelliklerle bezenmiş biçimde yetiştirmek sorumluluğumuz var. Bunu yapabilmek için kafamızda problem olmayacak, karnımız tok, sırtımız pek, alnımız ak olacak. Biz görevimizi ikinci adres olarak değil, asli unsur olarak görmek istiyoruz.''

Programda konuşan Türk Dünyası Araştırmalar Vakfı Başkanı Prof.Dr. Turhan Yazgan,  bir ulusun insan gücünü 3 grup insan tipinin temsil ettiğini söyledi.

Birinci gruptakilerin ''hak yok, görev var'' diyenlerden oluştuğuna işaret eden Yazgan, şöyle devam etti: ''Bunlar ülkücülerdir, idealistlerdir, fedakardırlar, devlet için, vatan için, bayrak için canlarını verirler ve hiçbir menfaat de gözetmezler. İkinci grup bunların tam zıddıdır. Bunlar da 'Hak var, görev yok' derler. Bunlar soyguncudurlar, hırsızdırlar, uğursuzdurlar, namussuzdurlar, şerefsizdirler, haysiyetsizdirler, hortumcudurlar. Bunlar için hiçbir değer yoktur. Ne din, ne ahlak. Devleti de dini de sömürürler.
Bunların arasında bir üçüncü gurup vardır. 'Hak var, görev var' derler. 'Vazifenin karşılığı hak, hakkın karşılığı vazifedir' derler. İşini yapar, vazifesini yapar hakkını alır. Hakkını alamasa da kanunlar çerçevesinde namuslu insanlar olarak, örf ve adetlere göre mücadele eder, hakkını alır, almaya çalışır.
Eğer ülkeye birinci gurup hakimse, bu geniş gurup ona tabi olur ve o ülke kalkınır. Ordusu güçlenir, halkı faziletli, ahlaklı olur. Eğer üçüncü grup, hırsız, uğursuz dediğimiz ikinci gurubun hakimiyeti altına girerse, devlet zayıflar, millet fakirleşir, ahlak çöker ve anarşi, kargaşa başlar, haklı haksız ayırt edilemez olur ve namussuzlar cirit atar.''

Yazgan, bugün öğretmenlerin bu soyguncu gruba karşı idealist, namuslu, onurlu ve özverili insan yetiştirme görevi üstlendiklerini ifade ederek, Atatürk'ün döneminde bu konuya son derece önem verildiğini anlattı.

Atatürk döneminde öğretmenlerin muhtaç olmayan, sevilen ve sayılan insanlar olduklarını kaydeden Yazgan, şöyle devam etti:

''İnsan beyninin hafıza kısmını değil, yaratıcı kısmını geliştirmek gerekir. Yaratıcı kısmını geliştirirken de insanları düşünen arayan, soran, bulan ve çözen insanlar haline getirmek gerekir. Fakat arayan, bulan, çözen ve soran insan da yeterli değildir.
Eğer insan ahlaklı değilse, devletine ve milletine bağlı değilse, bayrağına saygılı değilse, dış güçler tarafından kullanılır, eğer bunlara tamah eden alçaklar varsa, alçaklar çoğunluktaysa. Onun için öğretmenin asıl vazifesi, ahlaklı, faziletli, namuslu, şerefli ve haysiyetli insan yetiştirmektir. Artık okulların görevi de budur.''

Yazgan, öğretmenin görevinin bilgiyi araç kılarak düşünen insanı, erdemli insanı yetiştirmek olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bir ülkenin kalkınması, refaha ulaşması, ordusunun güçlenmesi, devletinin sözünün dinlenir olması, soyulmaması, sömürülmemesi ve daha da önemlisi horlanmaması buna bağlıdır. Onun için Atatürk 'Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır' demiştir.
Öğretmenlerimizi namerde muhtaç olmaktan kurtarmadıkça, faziletli evlatlar yetiştirmekten başka birşey düşünmesine gerek olmayan öğretmenler haline getirmedikçe, bu vatanı kurtaramazsınız, bu devleti yüceltemezsiniz, bu kargaşayı önleyemezsiniz. Refah da yükselmez, iktisadi kalkınma da olmaz, Türk dünyası, Türk birliği de hayalde kalır. Soyulmaya sövülmeye devam edersiniz.''
Program kapsamında konuşan Türk Eğitim-Sen Erciyes Üniversitesi Temsilcisi Bayram Durbilmez de yapılan faaliyetler hakkında bilgiler vererek, Üniversitelerdeki Bilim dilinin Türkçe olması gerektiğini söyledi.Ardından Kürsüye gelen Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Şuayip Özcan öğretmenlerin toplumu bilinçlendirebilmesi için geçim kaygısı içinde olmaması gerektiğini söyledi.Özcan,ayrıca YÖK’e yüklendiği konuşmasında ülkedeki bütün üniversitelerin sorunlarının olduğunu belirterek,“Hükümet ve YÖK birbirine girdi,birbirlerine babayiğitlik taslıyorlar” dedi.Daha sonra kürsüye gelen Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Şuayip Özcan, ''İnsanları, gelişen teknolojinin ışığı doğrultusunda, üstün özelliklerle bezenmiş biçimde yetiştirmek sorumluluğumuz var. Bunu yapabilmek için kafamızda problem olmayacak, karnımız tok, sırtımız pek, alnımız ak olacak'' dedi.
Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Enstitüsü Müdürü ve KÖKSAV Sosyal Ve Stratejik Araştırmalar Vakfı Başkanı Prof. Dr. Cihat Özönder'de yaptığı konuşmada Türkiye'de üniversiteler ve sendikalaşma gayeleri hakkında bilgi verdi.


 

 
 
 
 
 
 

 

 
 


 

 


Tarih: 15.12.2006 Saat: 21:55 Gönderen: tckay1


İMZA KAMPANYASI SONUÇLARI TBMM'YE GÖNDERİLDİ

 
 Türk Eğitim-Sen Kayseri 2 Nolu Şubenin 09.12.2006 Tarihinde başlatmış olduğu imza kampanyası sona erdi. Kampanya süresince toplanan 22 bin 600 imza Kayseri Merkez Postahaneden TBMM Başkanlığına ve Mecliste gurubu bulunan siyasi partilere gönderildi.



Merkez postahane önünde bir açıklama yapan Şube Başkanı Ali İhsan ÖZTÜRK; Bir hafta süreyle bu kampanyaya destek veren kişilere, kuruluşlara ve özellikle bu kampanyanın duyurulmasında emeği geçen basın mensuplarına teşekkür etti. Daha sonra bugüne kadar birçok siyasi iktidarın değiştiğini belirten Öztürk bu iktidarların hep kendi eş -dost, akraba ve yandaşlarını kayırdığını milletin menfaatine

çok az iş yapıldığını bildirdi. Cumhur Başkanlığı seçiminin yaklaştığı ve kamu oyunda tartışıldığı şu günlerde halkın
yine demokrasicilik oyununda figüranlık yaptırılmaya çalışıldığını seçilenin ha Ahmet ha Mehmet ha Necdet ha Recep ha Tayyip bir şeyin değişmediğini olanın yine Yüce Türk Milletini olduğunu ancak bundan sonra buna dur denilmesinin zamanının geldiğini sözlerine ekledi.

 

 
 
 
 
 

 
 
 


 

 

 

 

 


Tarih: 16.12.2006 Saat: 23:06 Gönderen: tckay1


Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa

[*] Önceki Sayfa