|
dberkok
|
 |
« : Kasım 25, 2009, 23:13:55 » |
|
İnsan kendini kandırmayı kafasına koymayagörsün, ne eder, eder kandırır. Hani şeytan dürttü derler ya öylesine çıkıntılıkları yapar ardından da kendisini öyle bir ‘mazur’ gösterir ki, kendi iç aynasına baktığında kendisinden utanmaz. Vicdan azabını hiç tatmaz… Yatağa başını koyduğu anda mışıl, mışıl bebek uykuna dalar gider… Horlama itiyadı yoksa etrafına rahatsızlık bile vermez… Kendisini zararsız, sakin, adil, müşfik, romantik ve yardımsever zannetmesi işten bile değildir! Hatta cümle âleme öyle tanıtılması imajmakerleri tarafından başarıldığı oranda, inanmak isteyenlere arzuladıkları ambalajla sunulur. Biatçılar o imajı çevreye ballandıra, ballandıra pazarlarlar…
Öyle olmasa hiç, amir durumuna sokulmamış memurların ‘aç!’ olduklarını duyurmak için eylem yapmalarını ‘kanunsuz!’ olarak nitelendirir miydi? Memurlara AB standartlarına göre grevli toplu sözleşmeli sendika hakkını vermeyerek güçsüz bıraktığı sendikaların üzerine devlet gücüyle çullanır mıydı? Kendisine, kendisinin kurdurduğu ‘BİR’ li sarı sendikaların, “durumumuz çok yahşi’, ‘Allah ne muradın varsa versin’, demeleri, ‘ötekileri!’, nankör, doyumsuz ve düşman olarak görmesine onları %2.5 la cezalandırmasına yetmektedir. Vicdanının kanamasına sebep olmamaktadır! Ona göre, ülkenin yarısı açken memurlar işleri olduğu için duahanlar belagatiyle kendisini duasız bırakmamalılardı! Haktır!
Öyle olmasa hiç, DTP/PKK ile kolkola, işbirliği içinde katilleri ceza kanunlarını zorlayarak dağdan indirip el değer etek değmez DTP otobüslerinin üzerine bindirip ‘analarının!’ kucağına yollar mıydı? Şehit ve gazilerin anaları kan ağlarlarken, terörist katillerin analarının göbek atmalarını sağlar mıydı? Hem, “PKK bizim muhatabımız değil” derken, hem, PKK’nın siyasi organı DTP ile gizli / açık görüşüp ‘dağdan inme!’, ‘af’ trafiğini düzenler miydi? “Bayramdan sonra, yılbaşından önce mahmur kampından yeni gelenler olacak!”(içişleri bakanı), öngörüsü PKK/DTP ile görüşülmedi ise nereden biliniyor? Vatan haini katiller sürüsüne bunca ‘müşfik!’ analarının ağlamaması için bunca affedici ve ‘hami!’ olunurken, şehit analarına karşı onları polislere hırpalattıracak kadar ‘zalim!’ olabilir miydi? Ona göre ‘Analar (terörist anaları) ağlamamalıydı!’! Adildir!
Öyle olamasa hiç, polise, askere, devlet dairelerine PKK adına ‘taş atanlar’ı affedebilmek için seferber olunur, onların kimi, neden ‘taşladıkları’ es geçilip, ‘taş atan çocuklar’ olarak nitelendirir miydi? İzmir’de affedilen katiller sürüsünün siyasi organı DTP’nin, ‘PKK zafer bayramı!’ kutlamalarını sindiremeyen, ‘hazmedemeyen’ İzmirlilerin onları taşlamalarını hiç ‘barışa vurulmuş darbe!’ olarak nitelendirir miydi? Üstelik sebep kendi projesinin, ‘Kürt açılımı’ sürecinin tabii sonucu iken, başkalarını suçlar mıydı? Ona göre tüm bunlar, ‘Milli birlik’ içindir! Caizdir!
Öyle olmasa hiç, ülke gençliğinin %25 i işsiz ve açken, vatani görevini yapamayacak kadar ‘sakat raporlu!’ olan oğlunun ‘gemicik!’ sahibi olabilmesini ‘mubah’ görür müydü? Ona göre bu tezat, evladı ayalinin DNA larında bulunan üstün ticaret yeteneğinin ortaya çıkmasından başka bir şey değildir! Helaldir!
İnsanın karakterini oluşturan fikriyatın yaşam şekli olarak yansımalarının, olumsuz, haksız, bencil, ceberut, zalim ve korkuya dayalı diktaya dönüşmesinin tevili ve ‘meşruluğunun!’ bir tek izahı olmalı! Kendi kendisini kandırmak! Kendi kendini kandırmayı başardığı takdirde; Her şey mubahtır, caizdir, adildir, haktır! O zaman vicdan kanamaz! O zaman uykusuzluk çekilmez! Uykuda horlanmıyorsa en yakındaki bile rahatsız edilmez!
25. 11. 2009 Dursun Berkok
|