zeki_aksoy38
TESKAYSERİ

Teşekkür Sayısı: 2
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 34
657/4-c
|
 |
« : Kasım 15, 2009, 14:24:01 » |
|
SUÇLU KİM?
Her zaman bizler bu duruma düşmemize sebep olanları arar dururuz. Hiç kendimize sorduk mu biz ne yaptık sendikamız ne yaptı? Hayır sormadık. Sebep bizi o denli kandırdı ki mevcut sendika ve iktidar, onun için sadece sustuk. Nedeni bizlere ne denildi sizlerin hiç kaybı olmayacak ve eski haklarınızla yeniden başka kamu kuruluşlarında işe başlayacaksınız denildi. Bizde kandık dahası o kadar ikna edici konuşuldu ki bizleri inandırdılar.
BİZİM SUÇUMUZ NE?
Bizler o kadar duyarsız kaldık ki her denilene araştırıp soruşturmadan inandık. Ülkenin gidişatını beğenmeyerek sağcısı solcusu ile mevcut iktidara oy verildi, buda yetmezmiş gibi arabalarına flama ve pankartlarını takıp peşlerinde gezerek oy topladılar. Sonuç çok vahim oldu AKP tek başına iktidar oldu ve bizlerde ayağımızın altındaki dalı keserek işimizden ve aşımızdan olduk. Evet, kıdem ve ihbar tazminatlarımızı aldık doğru. Gelin görün ki bu emekliğine 5 yıldan az kalanları etkilemedi. Aldığı para ile hiç işe girmese ve borcuda yoksa idare etti. Burada en acı çekenler yaş haddi nedeni ile emekliğine 10–12 yılı olanlara oldu. Ya 30 yılı olanlar ne yapacak hiç düşündünüz mü? Bir bakıyorsunuz en duyarsız olanlarda onlar hiçbir miting ve etkinliklerde bulunmazlar sadece şikâyet ederler bazen onu da yapamazlar ya neyse.
Birde kıdem ve ihbarını alan arkadaşlar borçlanmışlardı ya kooperatife girmişler ya da çocuklarını okutuyorlardı, güvenceleri işleriydi. Şimdi hükümet kanadı diyor ki: bizler kıdem ve ihbar tazminatı verdik daha ne istiyorlar? Biz bir şey istemiyoruz sadece insanca yaşamak istiyoruz. Bu suçsa suçluyuz yargılanmaktan korkumuz yok. Tek korkumuz bizleri bir iftira nedeni ile Bayrağımıza ve vatanımıza ihanetten yargılamasınlar. Şunu da açık açık söylüyorum bizi bu hallere düşürenlerin bizim kadar bu vatanı ve bu bayrağı sevmesi mümkün değil. Sevmediler sevemezlerde. Sebebi mi sebebi insan sevgisi olmayan ve acıma duygusu olmayan insanda. Vatan ve bayrak sevgisi aramak öküz altında buzağı aramak olur.
SENDİKALARIN SUÇU NE?
Başta mevcut şubelerimiz ve konfederasyonlar sırf rahatları kaçmasın, koltukları sallanmasın diye sessiz kaldılar. Bir zamanlar hükümetler düşüren konfederasyonlar seslerini çıkarmadılar. Sözde örgütlü görülen biz işçileri karşılarına alıp bir araştırma dahi yapmadan iş yerlerini teslim ettiler. Temsil ettikleri toplumu savunmaktan aciz olanlar yarın vatan savunması icap etse yine aynı şeyi yapacaklardır. Bize dokunmayın alın vatan sizin olsun diyeceklerdir. Nedeni ne dersiniz? Bu insanlar hakkımızı savunsun diye güvenerek temsil yetkisi verdiği kişileri ne düşünmüşler, ne de örgütleyerek haksız özelleştirmeye itiraz etmişlerdir. Konfederasyonlara bir baktığımız da hiç birinin iş kaygısı ve gelecek endişesi yoktur hepsi emeklidir. Bu hata da tek kelime ile biz işçilerin şu anda mağdurların sorunudur. Üzerine 20 yıldır işçilik tulumu giymeyen bizlerin hakkını arayamaz dediğimde de bana cephe almışlardır. Yoksa yanlış mı söyledim?
Elbet hakkımızı alacağız bu dünyada değilse bile öbür dünyada hakkımızı alacağız. Bakın örnekleri ile sabit olan bir şey daha söyleyeyim sendikacılık yapıp ta huzurlu yaşayan ve vicdan azabı çekmeden ölen yok. Onlar başlarına bir musibet geldiğinde sebep ararlar, gerçek sebep haksızlığa uğradığı için her gün bu insanlara beddua eden benim arkadaşlarımın yakarışıdır. Hesap verecekler başta bizler ondan sonrada vicdanlarına bu dünyada, yüce Allah’a ise öbür dünyada.
DEVLETİN SUÇU NEDİR?
DEVLET bizim Türk Bayrağı altında yaşayan ve yaşamaya devam eden herkesindir. Bizim bu hale gelmemizde DEVLET’ in hiçbir suçu yoktur. Suç DEVLET’ i idare eder görünüp de idare edemeyen kişilerin suçudur.
HÜKÜMETİN SUÇU NEDİR?
57. hükümetin uyumsuzluklarından bunalan işçi ve memur kesimine köylü ile esnafta eklenip birde mevcut iktidarın yalanları bütünleşince 58. hükümet doğmuş, bir oldubitti ile de 59. hükümet dünyaya gelmiştir.
Mevcut hükümetin başı bir şiir yüzünden hapis cezası alıp cezaevine konulunca da hep mazlumun yanında olan Türk Milleti bu lideri baş tacı yapıp bizi idare et diye yetki vermiştir. Bizler burada siyaset yapacak değiliz bu bizim işimiz de değil. Fakat hükümetin bir bakanı çıkar da 215.000 kişi ile bu insanları da değerlendirin diye soran muhabire : “ ben araştırdım bunlar bazıları sınavsız işe girmişler bunları kadroya alırsak KPSS ye girenlere haksızlık etmiş oluruz” derse, bizim üzerimizden siyaset yaparsa bizde siyasetin yanlışlarını tabiî ki eleştiriniz.
Kamu olsun özel sektör olsun bir işçiyi işten çıkara bilmesi için o işçinin iş yerine karşı büyük hatası olması lazım. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:
1- Hiç işe gelmemek 2- İşe gelip iş yapmadan çekip gitmek 3- Kullandığı alet ve edevata zarar vermek 4- Aynı işi yapan başka bir iş yeri ile anlaşarak defolu ( hatalı ) mal çıkartmak. 5- İş yerini zarara uğratmak 6- Hakkı olmadığı halde iş yerinden alet ve edevat. Mamul mal aşırmak ( hırsızlık ) Bu örnekler daha da çoğaltıla bilir. Yukarıda belirtilen suçları işleyen kişi işten çıkarılıyorsa bu hakkın gasp edilmesidir. Aynı olayı özel sektör yaptığında cezalandıran zihniyet aynı hatayı kendisi yaptığında savunuyorsa işte o zaman bizlere de siyaset yapmak düşer. Hatta biz bu kişilerin rüyasında dahi görmediği siyaseti yaparız. Hükümetin bir bakanını düşünün sırf çevresi kazansın diye bir gecede bazı malların KDV sini aşağı et çekip, gereken malı aldıktan sonra KDV eski haline getiriliyorsa bu siyaset değil düpe düz çıkar sağlamaktır. Aynı bakan elinden hakları alınan kişileri de kadroya alalım denildiğinde bütçeye yük olurlar deyerek aldırmıyorsa bu vatan savunması değil ileriye hazırlık ve yandaşlarına yer açmaktır. Bu mağdurların %85 i nu iktidara verecek hepsi toplaşıp bu iktidarın çığırt kanlığını yaparak oy toplayacak ve bu kişilere iktidarda hain gözü ile bakacak. Burada gerçek hain ve vefasız kim acaba?
Hükümetin başı zamanında haksızlığa uğradığını meydanlara çıkarak haykırarak millete kendine acındıracak ama biz işiler dertlerimizi anlatmaya kalktığımızda birilerinin güdümünde hareket ediyorlar diyecek. Olmaz öyle şey siz meydanların hepsinde haksızlığa uğradığınızı haykırırken kimin güdümündeydiniz? Biz kimsenin güdümünde olmadık olmayız da Biz ekmeğimizin ve elimizden gasp edilen haklarımızın peşindeyiz. Şu anda her partiye de eşit mesafede yer alıyoruz buda hiçbir partiyi desteklemeyeceğiz anlamına gelmez. Biz vefalıyız tabiî ki bizim mağduru yetimizi gidecek parti ve kişiler için canla başla çalışacağız, nasıl sizi bir zamanlar tepeye çıkardıysak o kişileri de hak ettikleri yerlere gelmeleri için destekleyeceğiz. Bu kişiler neden sizler olmayasınız? Adaletten bahseden sizler gösterin adaletinizi bizde vefamızı gösterelim.
“ biz sizlere iş verdik daha ne istiyorsunuz? “ bunu bakanlar söylüyor. Bizler haykırıyoruz “ sizin iktidara geldiğinizde bizim işimiz vardı, sizden de siz istemedik, siz iş vermediniz aksine işimizi elimizden aldınız” diyoruz.
Madem şuanda işçiyi ihyacınız var bizler yetişmiş elemanlarız. Hiçbir harcama yapmadan mesleğimizle ilgili işleri yapabiliriz. Neden öncelikle bizler değerlendirilmiyoruz da daha iki gün önce işe aldığınız kişilere bizden gasp ettiğiniz kadroları peşkeş çekiyorsunuz?
Beni bu yazımdan ötürü belki sorgulayacak belki hakkımda suç duyurusunda bulunacaksınız. Ama ben bir zamanlar sizin yaptığınızın aynısını yapıyorum. Ama bir farkla; yalansız riyasız ve duygu sömürüsü yapmadan. Onun için de Allah’ tan başka kimseden korkum yok. Kimseye de yaranmak için bu yazıyı yazmıyorum sendika başkanlığına ve milletvekilliğine de aday değilim. Ben elimden iş alındığı için gelir düzeyi düştüğü ve çocuklarına karşı sorumluluğunu yerine getiremediği için İNTİHAR eden 12 arkadaşımın hakkını aramak yeni İNTİHATLAR olmasın diye haksızlıkları anlatıyorum. TBMM adı üstünde milletin meclisidir. Oradan sadece milletvekili cenazesi kalkmamalı. Vekilini seçen ve o vekilin aldığı kararlar neticesinde yaşamına son veren insanlarında cenazeleri oradan kalkmalıdır. Bizler asılız sizler vekil. Dilerim Allah’ tan bir daha bir intihar acısı yaşamayız. Eğer olursa bizlerde haksızlığa uğradığımız vekillerimizin bulunduğu o yüce makamın önünden uğurlanmak isteriz. Eğer sırf bu yüzden yargılanacaksam da bu benim için gelecekte torunlarıma anlatacağım bir olay olarak kalacaktır. Ama sizler torunlarınıza biz vefasızlık ki bize güvenen insanları perişan ettik, çocuklarını okullarından aldırdık, eşlerine karşı mahcup ettik ve intiharlarına sebep olduk diyebilecek misiniz bakalım?
Bizim kadroya alınmamamızın isteyen 81 il başkanına tanımayan bu hükümet tabanını da tanımıyor demektir. Onu için fazlada beklentimiz yok. Bir gün hesap günü gelecek ve bakalım bu aldatmacanın hesabı verilecek mi? Aldatmaca nedir? Hani biz adalet getirmek için geliyoruz demişlerdi ya. Şimdi adalet görüyoruz bir kullanımlık bizlerin kadrolarını daha dün işe aldıklarına veriyorlar ya. İşte bu insanların adalet anlayışı bu. Yılmak korkmak yok. En önemlisi bunlara örnek olmak için kesinlikle adaletsizlik yok. Zorluklara dayanmakta erdemliktir ama bunu herkesin bilmesi mümkün değil.
MAĞDURA DÜŞEN NEDİR BU DURUMDA?
1- BİRLİK OLACAĞIZ. 2- KIRMADAN DÖKMEDEN HAKKIMIZI ARAYACAĞIZ. 3- KİMSENİN MAŞASI OLMAYACAĞIZ. 4- BİRBİRİMİZE GÜVENECEĞİZ. 5- HER ZAMAN OLDUĞU GİBİ DEVLET’ İMİZ İÇİN ÇALIŞACAĞIZ. 6- YARDIMLAŞACAĞIZ Kİ BİR DAHA İNTİHAR OLAYI YAŞAMAYACAĞIZ. 7- SON OLARAK ŞUNU DİYECEĞİZ HAK ARAMAK İBADETTİR… 8- HEP İBADET YAPACAĞIZ YANİ HAKKIMIZI ARAYACAĞIZ.
Burada noktalıyorum. Değerli arkadaşlarım sakın ola ki umutsuzluğa kapılmayınız yüce Allah neylerse güzel eyler. Hepinizi Allah’a emanet olunuz. ZEKİ AKSOY
|