|
FatmaTurgutalp
|
 |
« : Kasım 03, 2009, 14:25:43 » |
|
NEJDET KALA KAYSERİ HABER
PROVAKASYON
Dün binler yürüdü… Kayseri şehidiyle buluştu. Tek bir mesaj vardı: Bu ülke için dün öldük, bugün ölürüz, yarın öleceğiz… Ve bunu en iyi anlatan figür hiç kuşkusuz “Kefen”di. Ki, bu yürüyüşü ilk gündeme getiren, Ali İhsan Öztürk ilk günden bugüne hep bunu söyledi. Hatta Ali Yavuz bu konuda en ufak bir itiraz gündeme getirmedi. Sonra yürüyüşe gelindi. Ben ilk mikrofonu süreci baştan sona takip eden bir gazeteci olarak Ali İhsan Öztürk’e uzattım. O an bir hareketlilik başladı. Harp Malulleri kontratağa geçmişcesine basının karşısına geçtiler. Oysa bekleselerdi, sırayla herkese mikrofon uzatmak, duygu ve düşüncelerini almak niyetindeydim. Sonra birden yazılı metinler ortaya çıktı. Yani bu kendiliğinden gelişmiş bir olay değil, programlı bir girişimdi. Ali İhsan Öztürk’ü yürüyüşü sabote etmekle suçlayanlar, hazırlıklı gelmişlerdi. Ve uyarıları, bir provokasyona dikkat çekiyordu. Eğer kefen giymek bir provokasyon ise beraber katıldığımız tv programında niye Kayseri kamuoyunu uyarmadınız? Neden daha o an müdahale etmediniz? Allah korusun bu iddia ettiğiniz provakasyon gerçekleşseydi. Ve tek bir insanın burnu kanasaydı. Vatandaşları önceden uyarmadığınız için kendinizi suçlu hissetmez miydiniz? Aslında ortada provokasyon diye bir şey yok. Ancak ne şiş, yansın ne kebap telaşı var. Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği, iktidara dokunmadan bu süreci atlatma telaşı içinde… Türk Milleti’nin tek derdi dağdan inenlerin şovuymuş gibi göstermeye çalışıyorlar. Dağdan inenlerin şovunu eleştirenler, iktidarın onlara verdiği cesareti görmezden gelemez. Eğer soyu eleştirip iktidarı teğet geçiyorsanız samimiyetiniz sorgulanır. Ve ben gördüğüm manzara karşısında Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği’nin samimiyetini sorguluyorum. Hem hafta içi yaptıkları yürüyüşte, hem de dün yapılan yürüyüşte iktidarı kollama görevini üstlendiklerini düşünüyorum. Benim gibi düşünen dernek eski başkanı Mete Kurt’a megafonla kitlelerin iktidara tepkisini dizginlemeye çalışanlara müdahale etti. Vatandaşlar ne zaman iktidarı eleştiren bir slogan atsa, megafon devreye girerek, “Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez” sloganını söylemeye başladı. Tahmin ediyorum onların AKP Hatay Milletvekili Mustafa Öztürk’ün son çıkışından haberleri yok. Milletvekili Öztürk “Şehitler Ölmez, Vatan Bölünmez” sloganını eleştirerek, bunun PKK’lıların işine geldiğini iddia etmiş. Milletvekili Öztürk ayrıca terörist şovuna karşı gösterilen tepkileri de, “tantana” olarak yorumlamış. AKP’nin bu olaya bakışı bu… AKP iğneyi kendisine dokundurmadan, çuvaldızı Türk Milleti’nin yüreğine saplamaya devam ediyor. Milletvekili Öztürk’ün bu açıklamasından haberdar olsalardı, bu sloganı da önlemeye çalışırlardı. Sorgulanması gereken bir diğer nokta ise iki gün önce Ali İhsan Öztürk’ü ziyaret ederek, destek verenlerin sonradan yan çizmeleridir. Onlarında Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği’nin etkisiyle Ali İhsan Öztürk’ün yürüyüşü sabote ettiğini ileri sürmesi en hafif tanımıyla vicdansızlık olur. Neden böyle bir durum vardı da, Öztürk’ü ziyaret ederek, destek sözü verdiniz? Ya da aradan geçen iki günde ne değişti? Eğer sorun kefen ise Ali İhsan Öztürk, daha ilk günden kefen giyeceğini vurguluyordu. Sonuç olarak dünkü tepkinin mimarı kim ne kadar sabote ederse etsin Ali İhsan Öztürk ve arkadaşlarıdır. Bu milletin yüreğini seslendirdiği için ben kendi adıma Ali İhsan Öztürk ve arkadaşlarını alkışlıyorum…
|