TESHABER - Kamu Çalışanlarının Buluşma Adresi
Eylül 10, 2010, 04:30:56 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
  PORTAL   Ana Sayfa   Yardım Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: MİTİNGDE OLANLAR VE OLMAYANLAR…  (Okunma Sayısı 102 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
BAŞKAN
www.teshaber.org
*****

Teşekkür Sayısı: 2431
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3292


HATA YAPMAKTAN KORKANLAR HİÇBİR ŞEY YAPAMAZLAR


« : Kasım 02, 2009, 01:18:18 »




Recep BULUT

Dün Kayseri’de bir miting düzenlendi…

Mitingin amacı, malum hükümetin hazırladığı “açılım” politikasının yansımaları…

Nedir bu yansımalar diye soracak olursanız, bunları tek tek izaha gerek var mı bilmiyorum?

Tek kelimeyle Kandil’den inen eli silahlı bölücü terör örgütü üyeleri ile Mahmur Kampından gelenlere havai fişekler eşliğinde düzenlenen görkemli karşılama töreni…

Dünkü mitingin özü, bu görüntülerden rahatsız olanlarla olmayanların mukayesesiydi!

Rahatsız olanlar, tüm önyargılarını bir tarafa bırakarak dün saat 13.30’da Cumhuriyet Meydanı’na geldi…

Rahatsız olmayanlar da evinde oturdu…

Olayın kabaca tasviri bu!

Bu manzaradan rahatsız olan Ticaret Odası Başkanı Hasan Ali Kilci, dün Cumhuriyet Meydanı’ndaydı!

Rahatsız olmayan ya da diğer bir ifadeyle rahatsızsa bile rahatsızlığını yüksek sesle dile getirmek istemeyen Sanayi Odası Başkanı Mustafa Boydak orada değildi!

Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, orada yoktu!

Kocasinan Belediye Başkanı Bekir Yıldız orada yoktu!

Melikgazi Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç orada yoktu!

Eski Büyükşehir Belediye Başkanı Niyazi Bahçecioğlu vardı!

CHP Milletvekili Şevki Kulkuloğlu vardı!

AKP milletvekillerinden hiç biri yoktu!

MHP eski milletvekili Hamdi Baktır vardı, mevcut Milletvekili Sabahattin Çakmakoğlu yoktu!

MHP İl Başkanı Süleyman Korkmaz orada yoktu!

AKP İl Başkanı Mahmut Cabat orada yoktu!

Olaya hem olanlar hem de olmayanların cephesinden bakmaya çalışıyorum…

Acaba, Sayın Özhaseki niye yoktu?

Acaba Sayın Cabat niye yoktu?

Acaba MHP İl Başkanı Sayın Korkmaz niye yoktu?

Sanayi Odası Başkanı Sayın Boydak niye yoktu?

Olmayanlar, acaba Kandil’den gelen eli silahlı bölücü terör örgütü mensuplarına reva görülen o görkemli karşılama törenini benimsiyorlar mı?

Ya da, hükümetin açılım politikasıyla terörün sona erdirileceğine inandıkları için mi?

Bölücü terör örgütüne reva görülen karşılama törenine tepkisiz olacaklarını hiç ihtimal vermiyorum…

Peki geriye ne kalıyor? Yani hükümetin açılım politikasını destekliyorlar diyebilir miyiz?

Yürüyüş esnasında bazı şehit yakınları ile gazileri dinledim:

“Bu vatan için hep mi biz şehit vereceğiz? Hep mi gazi olacağız? Nerede bu memleketin tüccarları, sanayicileri, belediye başkanları, oda başkanları ve işadamları? Bu memleketi savunmak, bayrağı sahip çıkmak, ezana sahip çıkmak, toprağa sahip çıkmak sadece bizim görevimiz mi?” diye sordular…

O miting ortamında felaket bir soru!

Söyleyecek hiçbir şey bulamıyorsunuz!

Çünkü bu şehrin belediye başkanları yok!

Bu şehrin oda başkanları yok!

Bu şehrin esnaf kuruluşları yok!

Bu şehrin milletvekilleri yok!

Gaziler var, şehit yakınları var ve onlara destek vermek için toplanan onca insan…

Yüreğim titreyerek, söylemek istediklerimden ziyade, söyleyebileceğim tek kelimeyi söylüyorum:

“Haklısınız!”

MHP TABANINI

HIZLA YİTİRİYOR!

İktidar partisinin yöneticileri, belediye başkanlarını ve AKP’ye yakın ya da o siyasi partinin düşüncesini taşıyanlara bir nebze de olsa hak verebilirim…

Niye bir nebze de olsa diyorum, çünkü Habur’dan Diyarbakır’a kadar miting havası içinde düzenlenen yürüyüş ve kutlamalar AKP’li de olsanız kabul edilebilir bir manzara değil! En azından o manzaraya tepki nedeniyle AKP düşüncesini benimseyenler de bu mitinge katılmalıydı…

Neyse katılmadılar… Onlar provakasyon olabilir, sataşma olabilir endişesi taşıyor olabilirler…

Fakaaat MHP’ye ne demeli?

Bu tablo MHP için büyük bir hezimet!

Ülkücüler ve o partiye oy verenlerin büyük bir bölümü bu mitinglere katılmayın talimatını verenleri hiçe sayarak, mitinge katılanların büyük bir bölümünü onlar oluşturdu…

Konuştuğum yılların MHP’lileri ve Ülkücüleri hem Ankara hem de Kayseri boyutuyla çok büyük tepki gösteriyorlar…

Bence MHP kendi bindiği dalı kesiyor!

MHP’nin bu eylemlere katılmama gerekçesi ne?

Provokasyon olur şüphesi!

Bu noktadan hareketle o halde MHP miting bile yapmalı!

Öyle ya, her miting risklidir, provakatif eylemler olabilir!

Ama ne güzel, dünkü miting de olmadı…

Ama MHP büyük yara aldı!

MHP yavaş yavaş değil hızla tabanını yitiriyor…

Böylesine sadık bir tabandan olursa, MHP bir daha toparlayamaz! Yazık olur! Canım bizim tabanımız nereye gidecek diye rahat olmayın, nereye gideceğini anladığınız da iş işten geçmiş olur!

ŞEHİT AİLELERİ DERNEĞİ’NDE Kİ

SIKINTI…

Son birkaç günde edindiğim gözlemlerimden son derece üzüldüm…

Eğer böyle bir miting yapılacaksa bu mitinge öncülük yapması gereken tek sivil toplum örgütü şüphesiz Şehit Aileleri Derneği olmalıydı…

Maalesef öyle olmadı!

Çeşitli sebepleri var!

Şehit Aileleri ve diğer bazı sivil toplum örgütleri Ali İhsan Öztürk’ü, “Sormadan, danışmadan doğrudan doğruya 1 Kasım tarihi için miting kararı aldı!” diye eleştirenlere ben de hak veriyordum… Ama hem Sayın Öztürk ile yaptığım görüşme ve hem de perde gerisindeki gelişmeleri görünce Sayın Öztürk’e hak verdim… Sayın Öztürk, ben tek başıma ortaya düşmeden önce başta Şehit Aileleri Derneği olmak üzere hepsine tek tek miting yapmayı önerdim, ama bir çoğu yan çizdi, iş başa düşünce ben 1 Kasım tarihinde miting yapılmasında ısrar ettim diyor…

Şehit Aileleri Derneği’nde de ciddi bir anlam da siyasi kutuplaşmanın olduğunu üzülerek müşahede ettim… Oysa o dernek her türlü siyasi kutuplaşmadan uzak tutulmalı… Çünkü kimi gözünü, kimi ayağını, kimi kolunu, kimi oğlunu, kimi eşini kaybetmiş! Dolayısıyla ortak acıları var! Siyasi partiler orada söz sahibi olmak için gayret sarf edebilir. Hatta dernek mensupları da farklı siyasi partilere gönül verebilir… Buraya kadarı gayet doğal ve demokratik bir süreç! Ama ortak acıları ve ortak duyarlılıkları hususunda en ufak bir şüphe oluşturmayacak şekilde çelik gibi kilitlenmeleri lazım! İzledikleri bu bölünme Şehit Aileleri Derneği’nde önümüzde ki günler de ciddi sıkıntılar yaratır… Bunun son örneklerini bu miting öncesi ve miting sırasında da yaşadık ve gördük! Yazık, çok yazık! Siyasilere de buradan çağrıda bulunuyorum, lütfen elinizi-ayağınızı bu dernekten çekin! Dernek Başkan ve yöneticilere de sesleniyorum, lütfen tüm siyasilere eşit mesafede uzak ve eşit mesafe de yakın olun! Aksi taktirde çok yazık olur, tartışılan bir dernek haline gelirsiniz!

O zaman ne olur?

Dün gördüğümüz gibi, bir bölümünüz miting yapılsın der, bir bölümünüz yapılmasın der! Ve sonuçta en duyarlı olmanız bir gün de bile iki ara bir derede kalırsınız! Tıpkı dün olduğu gibi! Mitinge, birçok olumsuzluğa, organizasyondaki tezat seslere ve zamanın kısalığı ve yağmura rağmen katılım gayet iyiydi! Çook çok iyi olamaz mıydı, olabilirdi elbette! Ama yukarıda belirttiğim olumsuzluklara rağmen gayet iyiydi! Kimilerinin beklediği gibi fiyasko olmadı, verilmek istenen mesaj gayet olgunluk içinde ve yeterli katılımla verildi! Zaten gerisi teferruat değil mi ki?   

 
Eklenme : 01.11.2009 17:27:28 | Okunma Sayısı : 111

Kayıtlı

HATA YAPMAKTAN KORKANLAR HİÇBİR ŞEY YAPAMAZLAR
kelam
TESKAYSERİ
****

Teşekkür Sayısı: 4
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 225


TÜRKE KEFEN BİÇENİN ÖLÜMÜ KORKUNÇ OLUR


« Yanıtla #1 : Kasım 02, 2009, 20:43:07 »

Arifin tarifini yapmış Recep BULUT ama Arif olmayanlar yine biryerlere tarif yaptırırlar herhalde.
Kayıtlı

TA ALTAYLARDAN GELİR BİZİM SESİMİZ.
İSLAMI SOLURUZ TERTEMİZDİR NEFESİMİZ.
ALEM BİLİR TÜRKÜZ KAHRAMANDIR NESLİMİZ.
TÜRKÜZ TÜRKMENİZ NE MUTLU BİZE.
TcKaY1
Süleyman Özbaş
TESHABER
*****

Teşekkür Sayısı: 976
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1260

Avatar Yok


Site
« Yanıtla #2 : Kasım 02, 2009, 23:34:57 »

Arifte hoş tarifte...
Kayıtlı

"DÜŞMANIM DÜŞMANLIĞINDAN VAZGEÇİNCEYE KADAR BEN DE ONUN AMANSIZ DÜŞMANIYIM"

ATATÜRK
Dr. Ahmet AKMAZ
Şube Sekreteri
TESHABER
*****

Teşekkür Sayısı: 1940
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2095



« Yanıtla #3 : Haziran 24, 2010, 11:25:20 »

İşte bütün mesele burada yatıyor. Her şeye rağmen doğru olanı yapabilmek. Maalesef bizim eğrilerimizle doğrularımız bulunduğumuz mevkiye, yer ve zamana göre değişkenlik gösterebiliyor.
Kayıtlı

"Koku, gülün sesidir
Ve gül toprağın nefesidir."

Pardus İşletim Sistemi'ni Denediniz mi?
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!