|
dberkok
|
 |
« : Temmuz 13, 2009, 21:13:34 » |
|
Doğu Türkistan İslam Devleti’nin (1863), Çin – Mançu Devleti tarafından işgal edilip 1884'te Şinciang (Sincan) 'Yeni Topraklar (Kazanılmış Topraklar)’ olarak adlandırılıp Çin İmparatorluğu topraklarına katıldı. Özbeöz Türk olan Atayurdumuz doğu Türkistan Türklüğü 50 yıl süren bir bağımsızlık mücadelesi sonunda binlerce şehit vererek 1933 yılında tekrar devletini Kaşgar’da kurdu. İsa Yusuf Alptekin gibi bir büyük dava ve devlet adamının öncülüğünde kurulan bu devlet de, Komünist Çin ve Stalin Rusya’sının ileride varlıklarını tehdit edecek noktaya gelmemesi için yok edildi. 1949 yılında da Çin’e terk edildi.
Doğu Türkistan Türklüğü için özgürlük ve işgal edilmiş yurdunda devletini yeniden kurmak en büyük amaçtır. Ülküdür. Görevdir.
Bu Ülküye uzanacak yolda Türkistan Türklüğü Çin’e binlerce defa isyan etmiş milyonun üzerinde kahraman evlatlarını şehit vermiştir.
Çin, Türkistan Türklüğünün yeşermekte olan bağımsızlık arzularını gemleyebilmek için bir katliam daha yapıyor. Dünyanın gözü önünde Türkleri katlediyor. Binlercesini kurşun yağmuru altında yaralıyor.
Bir avuç diaspora çırpınıyor, Doğu Türkistan’daki katliamın gerçek yüzünü dünyaya gösterebilmek için didiniyor. Kadim dostum, dava adamı, Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği genel başkanı Seyit Tümtürk’ün insanüstü gayretleri her türlü takdirin üzerindedir. Allah yardımcısı olsun.
AKP Hükümeti katliama seyirci kalmış, Başbakan Erdoğan’ın “Konuyu G8 lerde ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde dile getireceğiz”, sözü çok geç kalmış ve yetersiz bir açıklama olmuştur. Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Yozgat'ta Çin malları için boykot çağrısı yaptı. Tam işte elle tutulur bir tek icraat diye rahat nefes alıyorken, bakanın danışmanı; "(boykot) Bakanın kendi görüşü. Hükümetin böyle bir kararı yok", dedi. AKP Hükümeti tornistan yaptı. Yani yine mangalda kül bırakılmıyormuş gibi esilip, gürleniyor ama ortada Doğu Türkistan Türklüğüne elle tutulur bir arka çıkma, destek yok.
Güya Rum kesiminden ABD’den Türklere baskı yapın talebi gitmiş, ABD yetkilileri de “Türkiye artık süper güç oldu. Bizim sözümüz onlara eskisi gibi geçmez.”, demiş. Türkiye’nin bırakınız süperini, ‘güç’ olmasını asla istemeyecek olan Rumlar da bunu ifşa ediyorlar. Güçsüzlüğümüzü reklâm edeceklerine, “Türkiye süper güç oldu.”, reklâmı yapıyorlar. Gel de çocukça bu senaryoya gülme! Başbakan da bunu, bir il kongresinde partililerine ve Türkiye kamuoyuna açıklıyor. Havalara giriyor.
Şimdi madem süper güç bir devletin başındasınız, buyurunuz ABD ile 2 süper güç olarak oturup karar alınız, Çin’e baskı uygulayınız. Çin mallarını gümrüklerden sokmayınız, içeri girmiş olanlar için de boykot uygulayınız. Çin Türk katliamı yapan katilleri hemen bulup cezalandırmazsa, Çin elçisini kovunuz, Çin’deki Türk büyükelçisini geri çağırınız. Hadi, Madem “Türkiye süper güç”, süper bir politika uygulayınız.
Hiçbir şey yapamıyorsanız, Doğu Türkistan Diasporasının, “Sürgünde Doğu Türkistan Devleti” ni Türkiye’de kurmasına izin veriniz. Hadi! Hodri meydan…
10 Temmuz Cuma Dursun Berkok
|