|
Şahin Şimşek
|
 |
« : Haziran 30, 2009, 20:54:48 » |
|
Bir mücadelenin “ çığlık “ sesleriydi bunlar.
Parasından pulundan dolayı kimseye iltifat etmemeli, kimseye, hak etmediği tutum ve davranışları göstermemeliydi insan. Kimseye eğilmemeli, kimseyi de hakir görmemeliydi.
Anasından, fakir bir insan olarak dünyaya gelen biri, sonradan kazandığı dünya meta-ı ile hayatında görmediği lütfe mazhar olabilirdi ancak bu durum onun insanlık meziyetinin dışında hareket etmesini uygun hale getirmemeliydi. Zenginliğe boyun büküp sadece zenginliğinden dolayı insanlara eğilip bükülen insanlara yazıklar olsun!
Kasıtlı veya kasıtsız 3 yaşındaki bir yavrunun geleceği ile oynayan onun bütün yaşantısını olumsuz yönde etkileyen, psikolojisini alt üst eden isterse devlet başkanı olsun özür dilemeli yaptığı hatanın bedelini ödemelidir.
Ödeyeceği bedelin farkında olup bu bedeli ödememek, geciktirmek bile belki insanlık dışı davranış olarak her zaman yerini koruyacaktır ama mazlumun ahı olarak ta tarihte yerini koruyacaktır.
Serhan Şimşek isimli bebeğin parmaklarının yok olmasına, elinin sakat kalmasına vesile olan ERAS İNŞ, bu memleketin çocuklarına sağlam zeminler hazırlayacağım düşüncesi ile boş yere kendini yöneticiliğe hazırlamaya çalışmasın. O ancak ne şekilde elde edildiği sadece kendi tarafından bilinen mal varlığının ve bu mal varlığından çıkar elde eden güruhun yöneticisi olabilir. Bizim değil. Bu memlekete elini uzatmaya kalkmasın zira altında kalır.
Meşhur işadamı Hayyam Garipoğlu’nun yeğeni körpecik bir kızın vücudunda her türlü şehevi duygularını tatmin edecek, ihtiyacı bittikten sonra testere ile genç kızın canını alacak arkasından bir gitar kutusunun içinde çöp kutusuna bırakacak ve elini kolunu sallaya sallaya aylar geçmesine rağmen bu ülkenin emniyet mensuplarınca ele geçirilemeyecek.
Zenginlik asalettir, her kişi zenginliği kaldıramaz ya birinin kızına sarkar ya birini hakir görür ya da hayatında kimselerin görmediği rehaveti yaşamakla beraber bütün hayatını alt üst eder, el aleme rezil rüsva olur. İşte bizimkilerde bunlardan biri.
O yüzden bunlardan asalet beklemek yerinde bir bekleyiş olmaz.
Kıbrıs’ta Azerbaycanlı bir kadınla aşk hayatı yaşayıp, şehevi duygularına yenik düşüp arkasından bu Azerbaycanlı kadından bir çocuk sahibi olup, yine Azerbaycanlı kadının isteklerine boyun bükmek zorunda kalan bunlar.
Anne tarafından kendi köylüsü olan bir çocuğun yaptıkları ihmalle parmaklarını kopartıp arkasından sahiplenmeyecek kadar zenginliği taşıyamayacak insanlar bunlar.
Cenab-ı Allah “zenginliği dilediğime, ilmi dileyene veririm” buyuruyor ama her adam zenginliği kaldıramaz, yaptığı basit davranışlarla Cenab-ı Allah’ın kendisine bahşettiği zenginliğin altında kalır. Sanırım bunlarda bu zenginliğin altında kalacak olanlardan.
Nedir bu direnme? Nereye kadar erteleyeceksin bu masum yavrunun hakkını? Parmaklarını kopartıp, sakat bıraktığın bu masum yavruyu nereye kadar görmeyeceksin? Bu dünyada ertelesen, öbür dünyada bu masum yavru yakana yapışmayacak mı?
Hani, nerede? Dini bütün, camiler yaptıran, okullar yaptıran insan sen değil misin?
Halka, hoş görülmeye çalışan, masum Anadolu insanının canını, arkasından oyunu alan sen değil misin?
Çok değil 5 yıl sonra esemen okunmayacak, çekip gideceksin ama yaptıklarınla bu körpecik çocuk ve çevresi seni hep anacak. Nerede asaletin yoksa vermiş olduğun mücadeleler sana körpecik çocukların hakkını rahatlıkla yiyebileceğini mi öğretti? Parmaklarını Yok edebileceğini mi öğretti? Bu direnme nereye kadar? Nereye kadar bu hemşehrin hatta akraban olan yavruyu görmezden gelmen. Yakana yapışmayacak mı sanıyorsun? Hem bu hem öteki alemde
Ne iftiralara, ne insanlık dışı olaylara şahit olduk ama cami yaptırıp, okul yaptırıp 5 yaşındaki çocuğun hakkını insanlardan gizleyerek gasp etmeye çalışan birine ilk defa şahit olduk.
Allah yanına bırakmaz. İnanıyorum ki Allah bunu yanına bırakmaz hele hele o parmaklarını kopardığın çocuğun geçen gece kalkıpta yalnız başına “parmağııııımmmm, parmağıııııımmmm” diye inlediğini duyunca hiç koyacağını sanmıyorum…
“Cenab-ı Allah’ın sillesinin yoktur sedası, bir çarptım mı, bulunmaz devası”
Göreceğiz Sayın Hayırsever İşadamı…
|