|
vatandaş
|
 |
« : Mayıs 26, 2009, 15:17:25 » |
|
Sendika yönetimi olarak her hafta, alan taraması yapar, okul ziyaretlerinde bulunuruz. On dakikalık okul ziyaretimizde, sadece öğretmen odasına gelen öğretmenlerle eğitimin sorunlarını, eğitim çalışanlarının sosyal ve ekonomik gibi temel sorunları da ihmal etmez onları da gündeme getirir, o konulardan da bahsederiz. Sendikal mücadele, sendikal haklar ve istek ve temennilerini alıp başka okula geçeriz. Her gittiğimiz okulda bizi can kulağı ile dinleyen, tüm eğitim çalışanlarına teşekkür ederim. Fakat biz hak hukuk derken, bizi dinlemeyen hatta bizim öğretmenler odasında olduğumuzu hisseden bazı eğitim çalışanları da odayı terk etmektedir. Bilmeden odada kalanlarda biz konuşurken, yüzdeki kızarıklığını saklarken, içten içe kendi kendilerini yemektedirler. Bu eğitim çalışanlarının kim olduğunu söylememe gerek yok, ipucu olarak malum sendikanın, zorla üye yaptığı kimseler diyebilirim. Bu malum sendikanın üyeleri neden bizlerden uzak durmakta ve bize manasız tepki koymaktadırlar. Bu hususu maddeler halinde şu şekilde özetleyebiliriz.
1. Malum sendikanın bazı üyeleri bir zamanlar bize üye oldukları için, bizi gördüklerinde yüzleri kızarmaktadır ve utancından yanımıza gelememektedirler. 2. Malum sendikanın bazı üyeleri biz hak dediğimiz için, menfaat dediklerinden dolayı bizi görmeye tahammül edememektedirler. 3. Malum sendikanın üyeleri zora gelememekte, korku psikolojisiyle odaya hiç girmemektedirler. 4. Malum sendikanın üyeleri kendi sendikalarının çalışmadığını bildiği için, her sözümüz vicdanlarını tırmaladığından yüzümüze bakamamaktadırlar. 5. Malum sendikanın siyasi tavırla hareket etmesi, okullarda malum sendikanın üyelerini yalnız bırakmakta, bu yüzden ortama hiç girmemektedirler. 6. Malum sendikanın bazı üyeleri ise anti sosyal, içten pazarlıklı, hain görünümlü, sözünde durmayan ve çıkarcı kişiler olması nedeniyle zaten bizimle hiç işi olmayan kimselerdirler.
Yukarda ki hususlardan dolayı malum sendikanın üyelerine ulaşamadığım için, bu sendikanın üyeline, bazı konularda sorular sormak istiyorum. Şimdiye kadar üye olduğunuz sendika sizinle ilgili hangi çalışmaları yaptı? Size hangi konularda kazanım sağladı? Sizin haklarınız için hangi eylemleri ve protestoları yaptı? Bizi yönetenlerin ağzıyla konuşarak, iktidar şakşakçılığı yaparak, bu şakşakçılıktan şimdiye kadar ne kazandı? Lütfen bu sorulara cevap verin. Sendika demek üyeleri yararına üyeleri için muhalefet yapmak demektir, yani tabir uygunsa sendikacı babasına bile muhaliftir. Bu gerçekler bilinirken, iktidar yanlısı bir sendika yetkili olsa size ne gibi bir yararı olabilir. Eğitim çalışanları bu meseleyi enine boyuna değerlendirmesi gerekmektedir. Malum sendikanın iktidar yanlısı, sendikal mücadele yaptığını, sağır sultan bile duymuşken hala eğitim çalışanları bu olayı kavrayamamış, malum sendikanın kısa sürede havalanmasını sağlamıştır. Malum sendikanın bu havalanması geçicidir, iktidarla gelip iktidarla gider. Çünkü iktidar nimetiyle nimetleşen bu sendika, iktidarın ekmeğini yemektedir. Bu nedenden dolayı sarı sendikanı üyelerinin çoğunluğu yani 3 Kasım üyeleri menfaat, çıkar ve beklenti ile üye olmuşlardır. Anadolu tabiriyle kısacası çoğunluğu fos üyedir, gelip geçicidir. Malum sendika yöneticilerini bu konuda uyararak, Türk Eğitim Sene saygılı olmalarını tavsiye ederim. Çünkü Ebu Müslim Horasanin güzel bir deyişi vardır, bizden ayrılarak başka yerlerde doğruları aramayınız ve bizleri düşman olarak nitelendirirseniz, kaybeden siz olursunuz. “Onlar, şerrinden emin oldukları için, dostlarından uzak durdular. Düşmanlarını kazanmak için kendilerine yakın tuttular. Yakın tuttukları düşmanları hiçbir zaman dost olmadı. Ancak uzak durdukları dostları da düşman oldu. Herkes düşman safında toplanınca yıkılmalar mukadder oldu.” (Ebu Müslim Horasani) Malum sendika her konuda sıkıntı çıkartır oldu. Örneğin andımız konusunda, efendim neymiş özgürlükmüş, falanmış filanmış kardeşim ben Türk’üm bana özgürlük yok mu? Ben çocuğumun her sabah öğrenci andını söylemesini istiyorum. Demokrasi diyerek her kese hak vereceksiniz, Türk olarak benimde haklarımı kısıtlayacaksınız, hem de Türk yurdunda olacak iş mi? Malum sendikada bu işe şakşakçılık yaparak, bazı kimselere hoş görünerek, sadece üye sayısını artırma adına öğrenci andının kaldırılmasına destek vermektedirler. Yanlışın doğrusu olmaz, yanlış yanlıştır. Beyler siz kararınızı vermişiniz, menfaat diyen güruhun içindesiniz. Menfaat kadar aşağılık bir düşünce olamaz çünkü sizin menfaatiniz başkalarının hakkı olabilir. Menfaat diyerek başkalarının hakkını yemiş ve kul hakkına riayet etmeyerek, üzerinizde kul hakkını taşıyor olabilirsiniz. Bu hakta affedilmeyecek haklar arasında değerlendirilir. Üye olarak siz bu haksızlıklara destek olursanız, haksızlık yapan kadar suçlusunuzdur. Malum sendika yapmış olduğu faaliyetlerle bu haksızlıklar içinde yüzmektedir. Adam kayırma, torpil yapma, korkutma, çıkar ve menfaat adına çalışmalar yapma gibi hususlar yanlıştır. Bu yanlışlıklara destek verenler yapanlar kadar suçludur. “İnsanları incitenler, incittiği yerden incinirler “ (Mevlana) Ey malum sendikanın hiçbir şeyden haberi olmayan kandırılmış, uyuşturulmuş, korkutulmuş ve biçare zavallı üyeleri, gelin Türk Eğitim Sende hak mücadelesi edelim. Dik duralım, doğru olalım, yanlışa hayır, doğruya evet diyelim. Sorgulayalım, eğilmeden bükülmeden hükmedelim.
Ömür KUZĞUN Türk Eğitim Sen Kayseri 2 Nolu Şube Dış İlişkiler ve Basın Sekreteri
|