TESHABER - Kamu Çalışanlarının Buluşma Adresi
Ağustos 01, 2010, 05:20:21 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
  PORTAL   Ana Sayfa   Yardım Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: ETKİLİ SINIF YÖNETİMİNİN İLKELERİ  (Okunma Sayısı 56 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
VERDA
TESKAYSERİ
****

Teşekkür Sayısı: 523
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 86

Avatar Yok


« : Mart 25, 2009, 12:29:02 »

1-Öğrencilerin kapasitesi çok önemlidir. Sınıfta bir kez anlatıldığında anlayan öğrenciler olabildiği gibi, bir kaç kez tekrarda öğrenebilen öğrencilerde vardır. Bazen de çok fazla tekrarla öğrenen öğrencilerle karşılaşmak mümkündür. Bu noktada öğretmenin öğretmenlik becerisini etkili kullanması önemlidir. kapasitesi iyi olana dur denilmemeli, kapasitesi zayıf olan da terk edilmemelidir.
2-Ödüllendirilen davranış daha çok tekrar etmektedir. Öğretmen olur olmaz her şeyi ödüllendirmemeli, zaman zaman da ödül kavramı öğrenciden beklenen davranışların niteliği konusunda beklenti oluşunca verilmelidir.
3-Değerlendirmenin başlıca amacı öğrencinin öğrenimini kolaylaştırmaktır. Öğrenci değerlendirmeleri sırf not üzerine temellendirilmemeli. Zaman zaman da davranışlar değerlendirilmelidir. Sözlü not uygulamaları öğrenciyi dersden koparmamalı kritik notlarla öğrenci derse motive edilmelidir.
4-Motivasyonlu öğrenciler diğerlerinden daha kolay öğrenirler. Öğrencilerin dikkat süreleri oldukça kısadır. Bu noktada etkili bir öğretmen vereceği dersi çok iyi planlamalı ve dersi 15-20 dakikaya sığdırmalıdır. Konunun önemi haytta ne işe yarayacağı, konuyu öğrenmekle kazanılacaklar ders başında öğrencilerle paylaşılarak motivasyon arttırılabilir.
5-Şunu asla unutmayalım, yaratılıştan gelen motivasyon dış etkilerle yaratılan motivasyondan çok daha etkilidir.
6-Sık hatırlatmalar ve geriye dönüşler öğrenilenlerin hatırlanması için önemlidir.
7-Öğrenciler temel ihtiyaçları karşılandığında daha iyi öğrenirler.
8-Öğretmenlerin pozitif beklentileri olduğunda öğrenciler daha iyi öğrenirler.
9-Öğrencilere daha fazla zaman verildiğinde daha iyi öğrenirler. Bloom'a göre her çocuk öğrenebilir. Yeterli zaman verildiğinde.
10-Öğrencilerin öğrenim modelleri birbirlerine uygun hale geldiğinde daha iyi öğrenirler. Mümkünse sınıflar oluşturulurken benzer özellikteki öğrenciler aynı sınıfta okutulmalıdır. Öğretmen sınıfının özelliğini bilirse daha iyi eğitim verir.
11-Öğrencilerden bir konu hakkında açıklama istendiğinde daha iyi öğrenirler. Araştırmaya ve kendini ifade edecek ortamlara ihtiyaç duyaacak öğrencilere bu imkanlar sunulmalıdır.
12-Öğrenciler kendileri için genelleştirmeleri ortaya çıkarınca daha iyi öğrenirler. Yani işlerine yarayacak bilgileri daha çabuk öğrenirler.
Hilil İbrahim ÖZKAN
Psikolojik Danışman

Kayıtlı
Dr. Ahmet AKMAZ
Şube Sekreteri
TESHABER
*****

Teşekkür Sayısı: 1940
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2075



« Yanıtla #1 : Mart 25, 2009, 16:54:30 »

Hocam öncelikle mesleğimizle ilgili bilgiler verip forum içinde diğer konulara dalıp mesleğimizi bize hatırlattığınız için teşekkür ediyorum. Ancak müsaadenizle bir iki hususta fikir beyan etmek istiyorum.

1-Öğrencilerin kapasitesi çok önemlidir. Sınıfta bir kez anlatıldığında anlayan öğrenciler olabildiği gibi, bir kaç kez tekrarda öğrenebilen öğrencilerde vardır. Bazen de çok fazla tekrarla öğrenen öğrencilerle karşılaşmak mümkündür. Bu noktada öğretmenin öğretmenlik becerisini etkili kullanması önemlidir. kapasitesi iyi olana dur denilmemeli, kapasitesi zayıf olan da terk edilmemelidir.

Oldum olası "kapasitesi zayıf olan öğrencilere göre ders anlatılması" fikrini hiç kabul etmedim ve de etmeyeceğim. Bize formasyon adı altında batıdan aktarılma fikirler anlatan benim gibi Dr. ünvanlı hocamızın birisine de şunu söyledim: "Hiçbir güç bana sınıfta anlama kabiliyeti düşük olan öğrenciye göre ders anlattıramaz!" Sayın hocam, o zaman bana gülmüş ve de "Peki, bu öğrencileri ne yapacağız?" diye sormuştu.

Ben o günkü cevabı değil de şimdi ne düşündüğümü yazayım. Mesele aslında gayet basit. Eğitim planlanırken öğrencilerin kapasiteleri göz önünde bulundurularak guruplandırılmalı ve ona göre eğitim yapılmalı. Şu anda fen liseleri, anadolu liseleri vs. vasıtası ile öğrenci seçimi yapılırken niye müfredat bu öğrencilere göre hazırlanmıyor ben anlamış değilim.

Alıntı
4-Motivasyonlu öğrenciler diğerlerinden daha kolay öğrenirler. Öğrencilerin dikkat süreleri oldukça kısadır. Bu noktada etkili bir öğretmen vereceği dersi çok iyi planlamalı ve dersi 15-20 dakikaya sığdırmalıdır. Konunun önemi haytta ne işe yarayacağı, konuyu öğrenmekle kazanılacaklar ders başında öğrencilerle paylaşılarak motivasyon arttırılabilir.

Yukarıda verdiğim cevap bu madde için de az çok geçerli. Ancak bir ilave yapmak istiyorum. Bizim öğrenci diye bahsettiğimiz kişi 07-19 arasında hayatı yeni yeni öğrenen insanlardır. Anlayışı farklı öğrencileri bir arada toplarsan hepsinin nabzına göre şerbet nasıl verilecek bunun bir örneği var mıdır acaba? Biz, hiç bu gençlere "ne okumak istiyorsun" diye sorma zahmetine giriyor muyuz? Türkiye'nin hemen her meselesinde olduğu gibi bu meselede de önlerine bir şeyler koyup -tabirimi mazur görün- "Yersen bu! Yemezsen sen bilirsin!" demiyor muyuz? İnsanın istemediği bir meselede ilgi ve alakası nasıl sağlanacak acaba? Nazariyatta her şey çok güzel! Ancak nazariyatın tatbikatta nasıl yapılacağı meselesi ihmal edilmiyor mu? Esasen benim sözü uzatmama da lüzum yok zaten siz de bu dediklerimi beşinci, yedinci, onuncu maddeler ile özetlemişsiniz.
Alıntı
5-Şunu asla unutmayalım, yaratılıştan gelen motivasyon dış etkilerle yaratılan motivasyondan çok daha etkilidir.
7-Öğrenciler temel ihtiyaçları karşılandığında daha iyi öğrenirler.
10-Öğrencilerin öğrenim modelleri birbirlerine uygun hale geldiğinde daha iyi öğrenirler. Mümkünse sınıflar oluşturulurken benzer özellikteki öğrenciler aynı sınıfta okutulmalıdır. Öğretmen sınıfının özelliğini bilirse daha iyi eğitim verir.
11-Öğrencilerden bir konu hakkında açıklama istendiğinde daha iyi öğrenirler. Araştırmaya ve kendini ifade edecek ortamlara ihtiyaç duyaacak öğrencilere bu imkanlar sunulmalıdır.
12-Öğrenciler kendileri için genelleştirmeleri ortaya çıkarınca daha iyi öğrenirler. Yani işlerine yarayacak bilgileri daha çabuk öğrenirler.
Kayıtlı

"Koku, gülün sesidir
Ve gül toprağın nefesidir."
VERDA
TESKAYSERİ
****

Teşekkür Sayısı: 523
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 86

Avatar Yok


« Yanıtla #2 : Mart 26, 2009, 10:40:03 »

Yukarıda verdiğim cevap bu madde için de az çok geçerli. Ancak bir ilave yapmak istiyorum. Bizim öğrenci diye bahsettiğimiz kişi 07-19 arasında hayatı yeni yeni öğrenen insanlardır. Anlayışı farklı öğrencileri bir arada toplarsan hepsinin nabzına göre şerbet nasıl verilecek bunun bir örneği var mıdır acaba? Biz, hiç bu gençlere "ne okumak istiyorsun" diye sorma zahmetine giriyor muyuz? Türkiye'nin hemen her meselesinde olduğu gibi bu meselede de önlerine bir şeyler koyup -tabirimi mazur görün- "Yersen bu! Yemezsen sen bilirsin!" demiyor muyuz? İnsanın istemediği bir meselede ilgi ve alakası nasıl sağlanacak acaba? Nazariyatta her şey çok güzel! Ancak nazariyatın tatbikatta nasıl yapılacağı meselesi ihmal edilmiyor mu?
Öğretilecek bilgiler tatbikat alanında işe yaramıyorsa, dikteci bir anlayışla yersen bu yemezsen sen bilirsin tarzındaki eğitim anlayışı maalesef gençleri köreltmektedir. Size bu konuda son derece hak veriyorum Sayın Akmaz hocam. Tatbikat örnekleri varmıdır sorusuna bir cevap olarak size bir film önermek isterim olaki o filmi edinebilirseniz ve izlerseniz eğitimin nasıl yapılması gerektiği konusunda belki fikir sahibi olabiliriz. Filmi yıllar önce stv de izlemiştim adı KASBANIN ÖĞRETMENİ idi umarım bulursunuz.
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!