TESHABER - Kamu Çalışanlarının Buluşma Adresi
Ağustos 01, 2010, 05:25:04 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
  PORTAL   Ana Sayfa   Yardım Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: TAVİZSİZ YAŞAM  (Okunma Sayısı 58 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Şahin Şimşek
TESKAYSERİ
****

Teşekkür Sayısı: 749
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 836



« : Şubat 14, 2009, 01:17:34 »

        Hangi hayallerle atılmıştık hayata, ne zorluklarla dağılmıştık memleketin dört bir yanına... Üniversitelerde harcadığımız zamanın, çektiğimiz zahmetlerin,  yaşadığımız arkadaşlıkların tadını alamaz olduk gerçek hayatta...
        Sanıyorduk ki gerçek hayatta hep ayrıcalıklı olacaktık, üniversite mezunu olmamız hasebiyle diğer insanların yapamadıklarını yapmış olmanın vermiş olduğu hazla yüzümüzde tebessümü eksik etmeyecektik çevredeki insanlara...
        Türk kültüründen uzak olmayan aileler kuracak memleketin ihyası için varlığımızı sürdürecektik. Kimimiz doktor olduğu için, kimimiz öğretmen olduğu için kimimiz ise şerefli bir avukat olduğumuz için üniversitelerde öğrenim göremeyen halkın bir eksiğini tamamlayacaktık...
        Gerçek hayatın öyle olmadığını, aldığımız her nefesin bir bedeli olduğunu ve bu bedeli ne pahasına olursa olsun ödeyeceğimizi hayat bize öğretti..
        Dünyanın en güzel mesleği, "öğrencilik" derlerdi de inanmazdım. Bir an önce okulu bitirip meslek hayatına atılmamız gerektiğini hayal eder dururduk. Kurtuluşun, o zaman olacağını hesap ederdik. Şimdi anladım ki kurtuluş yok böyle yaşamaya alışmalıyız, sesimizi çıkartmadan... Sesimizi çıkartmaya başladığımız an başımıza nelerin geleceğini tasavvur bile edemeyiz...
        Bir gün işim gereği, çalıştığım kurumun il müdürlüğüne gittiğimde orada koca koca üniversite mezunu adamların, müdürlerin odasına iki büklüm girdiğine şahit oldum da, kendimi şöyle bir  sorguya çekmiştim.. Acaba benim tutumum mu doğru, onların tutumu mu diye?
        O hayat mücadelesinde tek başlarına kalmış insanların neden iki büklüm olmak zorunda olduklarını geçirmiş olduğum soruşturmalardan sonra anladım..
        Bir takım insanlar emredecek birileri bir yerlere müdür olacak, ve emir verenlerin hizmetini yapacaklardı? Hizmet yaptıkçada, kendinde kuvvet bulacak, erişilemez bir insan olacaklardı. Bir yerlerde amir, müdür, müdür yardımcısı, başkan olan insanları hep inceledim, göreve gelmeden önce bakımsız halleri hep göreve geldikten bir kaç yıl sonra değişiklik göstermiş, eski bakımsız hallerinden pek eser kalmamıştı.. Bunun sebebini şimdi anlıyorum..
        Hayatta kimselere eyvallahım olmadı, iyilik yapanı unutmadım kötülük yapanı da... Yüzüne bakmakta utanç gösterilen olmak her zaman birilerinin yüzüne bakamamaktan yeğdir diye düşündüm.
       
Kayıtlı

KÖYÜN İTLERİ, KÜS OLSALARDA, KURDU GÖRÜNCE BİRLEŞİRLER.
serpenek
TESKAYSERİ
****

Teşekkür Sayısı: 1029
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 185



« Yanıtla #1 : Şubat 14, 2009, 13:02:26 »

Teşekkürler DELİ BOZKURT.
Makam işgalcilerine boyun bükenlere ibretlik bir yazı.
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!