TESHABER - Kamu Çalışanlarının Buluşma Adresi
Ağustos 01, 2010, 05:14:30 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular:
 
  PORTAL   Ana Sayfa   Yardım Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: İhtilal mi oldu?  (Okunma Sayısı 424 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
BAŞKAN
www.teshaber.org
*****

Teşekkür Sayısı: 2429
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3102


HATA YAPMAKTAN KORKANLAR HİÇBİR ŞEY YAPAMAZLAR


« : Ocak 14, 2009, 20:36:02 »

İhtilal mi oldu?
Biraz içim geçmiş…
Ya da devrim mi yapıldı?
Varsın olsun,
Bizim ülkemiz alışıktır.
Zaten gecikmişti…
Her on- on beş yılda bir demokrasiye balans ayarı yapılmasına.
Sistem hafif içe çekmeye başlamıştı…
Alışığız biz ihtilal ve muhtıralara;
27 Mayıs 1960
12 Mart 1971
12 Eylül 1980
28 Şubat 1997
Dile kolay tam on bir yıl olmuş…
Sonuncusuna…
İnsan alışınca özlüyor…
Yukarıdaki vakıaların hepsinin ortak özellikleri
Asker menşeili olmasıdır.
Eee hep asker mi ihtilal yapar?
Sivillerinde devrim yapma hakları yok mudur?
Ve bu hak kullanıldığı zaman haktır.
Şimdi ben 27 Mayısı hatırlamam,
12 Martı hayal meyal hatırlıyorum.
12 Eylülü iyi hatırlıyorum…
Bir sabah TRT den Hasan Mutlucan
Kahramanlık türküleri söylüyordu.
Sabah gün ışımadan insanlar sıcak yataklarından
Eylül serinliğine zorunlu seyahate ve zorunlu ikamete mecbur edilmişlerdi.
Sırf denge olsun diye dengesiz herifler gencecik fidanları dara çekmişlerdi.
Şimdi biraz dengesiz oluyor. Ama olsun idare ediniz.
Şimdi başbakanı şehre sokmayın diyenler ellerini kollarını sallaya sallaya dolaşıyorlar,
Televizyonu, dili aldık sırada coğrafyayı tanıtmak gelecek diyorlar,
Hemen hemen her gün bir Mehmetçiği şehit edenleri alenen destekliyorlar,
Gönderden Türk Bayrağını Türkiye'de idiriyorlar ...
Ama olsun siz yine de göz yumun...
Şimdi TRT den Hasan Mutlucan “yinede şahlanıyor aman kolbaşının kıratı” demiyor.
Ama Hadise kızımız tüm endamı ile TRT den “Dümtek dümtek, … Değerli seyirciler yayınımıza elimize ulaşan son dakika haberi ile kısa bir süre ara vermek zorunda kaldık… filaş filaş filaş… dergenekoncular toplanıyor tek tek… Şimdi kaldığımız yerden yayınımıza devam ediyoruz dümteke tek… Çığırıyor avazı çıktığınca…
Sahi ihtilal mi oldu?
Devrim mi?
Eğer oldu ise yaşasın yeni kralımız…
Tıpkı 12 Eylülde olduğu gibi yaşasın Kenanlar…
Keneler, sülükler...
Kenancılar ve kemancılar…
Kahrolsun davulcular ve zurnacılar…
Ben onları asla sevmemiştim...
Hep kraldan yana oldum!!!...
Hatta zaman zaman kraldan çok kralcı oldum!!!...
Nefesim yettiği kadarda olmaya devam edeceğim!!!...
Kayıtlı

HATA YAPMAKTAN KORKANLAR HİÇBİR ŞEY YAPAMAZLAR
tekyoldevrim
YENİ ÜYE
*

Teşekkür Sayısı: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 17

Avatar Yok


« Yanıtla #1 : Ocak 15, 2009, 11:59:45 »

Ben söylemiştim yine söylüyorum. Tek yol devrim...
Kayıtlı
BAŞKAN
www.teshaber.org
*****

Teşekkür Sayısı: 2429
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3102


HATA YAPMAKTAN KORKANLAR HİÇBİR ŞEY YAPAMAZLAR


« Yanıtla #2 : Ocak 15, 2009, 21:51:53 »

Bizde devrim zaten hergün oluyor...
Devirmedik ne kaldı ki?
Kayıtlı

HATA YAPMAKTAN KORKANLAR HİÇBİR ŞEY YAPAMAZLAR
Bozkurt
www.teshaber.org
*****

Teşekkür Sayısı: 1259
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 630



« Yanıtla #3 : Ocak 16, 2009, 00:26:01 »

Ben söylemiştim yine söylüyorum. Tek yol devrim...

Haklısın, eskiden de haklıydın şimdi de haklısın. Hatta geçmiş, gelecek, geniş bütün zamanların en haklısı sensin. Ama eski alışkanlığın mıdır nedir -hani bütün duvarlara aynı sloganı yazardın ya- şimdi de her mesaja aynı cevabı yazıyorsun.
Kayıtlı

"Ehl-i irfân arasında aradım kıldım taleb
Her hüner makbûl imiş illâ edeb illâ edeb "
Dr. Ahmet AKMAZ
Şube Sekreteri
TESHABER
*****

Teşekkür Sayısı: 1940
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2075



« Yanıtla #4 : Ocak 16, 2009, 07:12:09 »

Ben söylemiştim yine söylüyorum. Tek yol devrim...

Eskiden pikap denilen bir alet vardı ve de bu pikaba takılan pilak denilen aletlerde insanlar müzik dinlerlerdi. Bu pilağın herhangi bir yerinde bir arıza olursa pikap, pilağın o kısmını geçemez, bir adım geri gider ve bu kısmı tekrar eder dururdu. Buradan hareketle aynı işi yapanlara ya da aynı sözü söyleyenlere "Bozuk pilak gibi..." tabiri kullanılmaya başlandı. Bizim tekyoldevrim'de de bir arıza mı var nedir; hep aynı nakaratı tekrarlayıp duruyor.

Sayın tekyoldevrim, bu forumla iştigal eden insanlar, son derece tahammüllü insanlardır. Ancak tahammülün de bir sınırı olduğunu lütfen unutmayınız.

Ayrıca hatırlatmakta yarar var. "Kabak tadı verdi." diye de bir tabirimiz var.  Lütfen kabak tadı vermeyiniz.
Kayıtlı

"Koku, gülün sesidir
Ve gül toprağın nefesidir."
tekyoldevrim
YENİ ÜYE
*

Teşekkür Sayısı: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 17

Avatar Yok


« Yanıtla #5 : Ocak 16, 2009, 10:19:02 »

Ben söylemiştim yine söylüyorum. Tek yol devrim...
Ayrıca hatırlatmakta yarar var. "Kabak tadı verdi." diye de bir tabirimiz var.  Lütfen kabak tadı vermeyiniz.

ABD nin İhtilallerine gıkı çıkmayan onlara tahammül edenler, Her 10 yılda bir ısıtılıp ısıtılıp önüne getirilen kabağa kaşık sallayanlar Halkın istediği devrime neden tahammül edemezler?

Ayrıca bizim geçmişten günümüze taşıdığımız en azından bir sloganımız var. Sizin neyiniz kaldı geçmişle ilgili???
Bir örnek verebilirmisiniz???
Kayıtlı
Bozkurt
www.teshaber.org
*****

Teşekkür Sayısı: 1259
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 630



« Yanıtla #6 : Ocak 16, 2009, 12:37:59 »

ABD nin İhtilallerine gıkı çıkmayan onlara tahammül edenler, Her 10 yılda bir ısıtılıp ısıtılıp önüne getirilen kabağa kaşık sallayanlar Halkın istediği devrime neden tahammül edemezler?

Ayrıca bizim geçmişten günümüze taşıdığımız en azından bir sloganımız var. Sizin neyiniz kaldı geçmişle ilgili???
Bir örnek verebilirmisiniz???

   İlk söylediğine cevap olur mu bilmem ama, darbecilerin yargılanmasını istiyoruz. Şu an "gıkı çıkanlar" darbe yapanları değil de "darbe yapmayı düşünenleri" yargılıyor. Darbe yapanları Marmaris'te, bebek katillerini İmralı'da besliyorlar.
   ....
   Bir Ergenekon'umuz vardı. Adı şu an çok da net olmayan bir yapı ile ve terörle anılmaya başlandı. "Gıkı çıkanlar" bu güzel destanımızın adını da lekelediler. Elde kaldı bir TURAN... yetmez mi?
Kayıtlı

"Ehl-i irfân arasında aradım kıldım taleb
Her hüner makbûl imiş illâ edeb illâ edeb "
tekyoldevrim
YENİ ÜYE
*

Teşekkür Sayısı: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 17

Avatar Yok


« Yanıtla #7 : Ocak 16, 2009, 16:24:42 »

Siz Ergenekona sahip çıkamadınız.
Oldu olacak Turanıda bize bırakınız.
Kayıtlı
Dr. Ahmet AKMAZ
Şube Sekreteri
TESHABER
*****

Teşekkür Sayısı: 1940
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2075



« Yanıtla #8 : Ocak 16, 2009, 17:16:28 »


ABD nin İhtilallerine gıkı çıkmayan onlara tahammül edenler, Her 10 yılda bir ısıtılıp ısıtılıp önüne getirilen kabağa kaşık sallayanlar Halkın istediği devrime neden tahammül edemezler?


Hah şöyle! Düşündüklerimizi güzel güzel ifade edelim. Her insanın diğerinden mutlaka öğreneceği bir bilgi, bir hakikat vardır.

Sizce uygun olur mu bilmiyorum ancak "Ben söylemiştim yine söylüyorum. Tek yol devrim..." ifadenizi yazılarınızın altına imza olarak koyarsanız benim hoşuma gidecektir. Özü itibariyle -tahminim siz de farkındasınızdır- bizim itirazımız söylediğiniz söze değil, aynı sözleri tekrar etmenize idi.
Kayıtlı

"Koku, gülün sesidir
Ve gül toprağın nefesidir."
Bozkurt
www.teshaber.org
*****

Teşekkür Sayısı: 1259
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 630



« Yanıtla #9 : Ocak 16, 2009, 17:59:48 »

Siz Ergenekona sahip çıkamadınız.
Oldu olacak Turanıda bize bırakınız.

Bıraktık zaten. Biz "hazırlıksız yakalandık" Sovyetler birliğindeki değişikliğe. Turan'a da ilk siz gittiniz. Gidişinizin onlara değil size faydası olmuş görünüyor. Turan'ı sahiplenme isteğiniz çok güzel. Anlaşılan çok değişmişsiniz. Ama Turan'a ilk siz gittiniz dedim ya. İşte o gidişiniz berbat bir gidiş olmuş. Türk Dünyası ne yazık ki Türkiye'yi sizin şahsınızda tanımış. Sizden sonra da biz gittik. Orada oluşturduğunuz olumsuz imajı değiştirmek için. Bir yılda "devir"diğinizi 19 yıldır düzeltemiyoruz. Bugün belki siz de bunun farkına varmış üzülüyorsunuzdur.   
Kayıtlı

"Ehl-i irfân arasında aradım kıldım taleb
Her hüner makbûl imiş illâ edeb illâ edeb "
Bozkurt
www.teshaber.org
*****

Teşekkür Sayısı: 1259
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 630



« Yanıtla #10 : Ocak 17, 2009, 00:19:36 »

   "tekyoldevrim" susmuş...
   Neyse biz tekrar edelim:
   "Ben söylemiştim yine söylüyorum. Tek yol devrim..."
Kayıtlı

"Ehl-i irfân arasında aradım kıldım taleb
Her hüner makbûl imiş illâ edeb illâ edeb "
TcKaY1
Süleyman Özbaş
TESHABER
*****

Teşekkür Sayısı: 976
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1260

Avatar Yok


Site
« Yanıtla #11 : Ocak 17, 2009, 17:50:10 »

Aslında bu slogan Her Yol Devrim olsa yakışmaz mı?
Kayıtlı

"DÜŞMANIM DÜŞMANLIĞINDAN VAZGEÇİNCEYE KADAR BEN DE ONUN AMANSIZ DÜŞMANIYIM"

ATATÜRK
BAŞKAN
www.teshaber.org
*****

Teşekkür Sayısı: 2429
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3102


HATA YAPMAKTAN KORKANLAR HİÇBİR ŞEY YAPAMAZLAR


« Yanıtla #12 : Ocak 17, 2009, 19:20:54 »

İhtilallerde bir de TRT ele geçirilirdi. O bölümü sehven atlamışız. Şimdi bu da oldu. TRT ye bir haham hâkim oldu...
Birde ihtilallerin karakteristik özelliği herkes evindeki mühimmatı köyün mezarlığına getirsinler diye anons edilir. Bir kısmı getirir bir kısmı da kapının önüne kordu. Şimdi yaşananlarla ne kadar da benzerlik var değil mi?

Şimdi Ney imiş?
Bir İhtilalin olabilmesi için
1- Bir müzik seçilecek (Bu müzik günün anlam ve önemine göre değişe bilir.)
2- TRT ele geçirilecek
3- Sabah namazını müteakip abdestli abdestli insanlar evlerinden alınacak.
4- Silahlar ya toplama merkezine ya da kapı önlerine bırakılacak

Bu dört madde bir arada ise biliniz ki ihtilal olmuştur...
Kayıtlı

HATA YAPMAKTAN KORKANLAR HİÇBİR ŞEY YAPAMAZLAR
DELİ DUMRUL
Ziyaretçi
« Yanıtla #13 : Ocak 17, 2009, 19:38:49 »

Bir İhtilalin olabilmesi için
1- Bir müzik seçilecek (Bu müzik günün anlam ve önemine göre değişe bilir.)
.....

Serpeneğin şiirini okuduktan çok sonra HADİSEmizi öğrendim. Düm tek tek'i Serpenek icad etti sanıyordum. Meğer taklitçiymiş  Smiley İhtilalin şarkısını araklamış.
Kayıtlı
tekyoldevrim
YENİ ÜYE
*

Teşekkür Sayısı: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 17

Avatar Yok


« Yanıtla #14 : Ocak 18, 2009, 11:07:25 »

   "tekyoldevrim" susmuş...
   Neyse biz tekrar edelim:
   "Ben söylemiştim yine söylüyorum. Tek yol devrim..."
Biz asla susmadık! Susturamazlar da!
Çünkü sustukça sıranın susana geleceğini biliyoruz.
Kayıtlı
ismailyildiz
TESKAYSERİ
****

Teşekkür Sayısı: 622
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 578

Avatar Yok


« Yanıtla #15 : Ocak 19, 2009, 09:01:00 »

Devrim Devrim Diyenlerin hay boyları devrile.
Çorumdan Selamlar-İsmail YILDIZ
Kayıtlı
sendikali38
TESKAYSERİ
**

Teşekkür Sayısı: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 46

Avatar Yok


« Yanıtla #16 : Ocak 22, 2009, 21:21:02 »

Gözümüz aydın nurtopu gibi bir ihtilalimiz daha oldu...
Kayıtlı
BAŞKAN
www.teshaber.org
*****

Teşekkür Sayısı: 2429
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3102


HATA YAPMAKTAN KORKANLAR HİÇBİR ŞEY YAPAMAZLAR


« Yanıtla #17 : Ocak 22, 2009, 23:32:27 »

Sayın hakanhan "Ordu-Millet" dünyada sadece Türk Milletidir. Onun için bizim askerimizde de sivilimizde de bu yetenek ve istidat vardır. Örnek şekil 1- a ve 1-b de olduğu gibi...
Kayıtlı

HATA YAPMAKTAN KORKANLAR HİÇBİR ŞEY YAPAMAZLAR
DELİ DUMRUL
Ziyaretçi
« Yanıtla #18 : Ocak 23, 2009, 20:22:26 »

Eh o zaman hayırlı olsun nurtopu gibi yeni bir ihtilalimiz olduysa.Meclis niye hala iş başında?Huh?Huh?Huh?Huh???
Sen niye hala yazı yazabiliyon.Ben yorum yazabiliyom?Huh?Huh?Huh?
Ya seni bizi ti ye almıyorlar yada ihtilal çağrıları yapılarak birilerine durumdan vazife çıkaratma iç güdüsümü pompalanıyor?Huh?Huh???

.....

Sayın hakanhan "Ordu-Millet" dünyada sadece Türk Milletidir. Onun için bizim askerimizde de sivilimizde de bu yetenek ve istidat vardır. Örnek şekil 1- a ve 1-b de olduğu gibi...

Huh?Huh???
Kayıtlı
BAŞKAN
www.teshaber.org
*****

Teşekkür Sayısı: 2429
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3102


HATA YAPMAKTAN KORKANLAR HİÇBİR ŞEY YAPAMAZLAR


« Yanıtla #19 : Ocak 23, 2009, 21:08:27 »

Eh o zaman hayırlı olsun nurtopu gibi yeni bir ihtilalimiz olduysa.Meclis niye hala iş başında?Huh?Huh?Huh?Huh???
Sen niye hala yazı yazabiliyon.Ben yorum yazabiliyom?Huh?Huh?Huh?
Ya seni bizi ti ye almıyorlar yada ihtilal çağrıları yapılarak birilerine durumdan vazife çıkaratma iç güdüsümü pompalanıyor?Huh?Huh???
*** Kenan’ın döneminde de meclis açıktı... hem de şimdi nasıl genel başkanların kriterlerine göre vekil seçiliyorsa o zaman da Kenan’ın kriterlerine göre vekillerimiz vardı...

*** Ben ve benim gibiler her dönem yazı yazarlar ve bizim yazılarımıza da yorumlar yazılır...

*** Ben ne bundan öncekileri ne de bunları o dediğiniz şeye almadım. Çünkü bunların hepsi "bizim çocuklar" diye adlandırılan çocuklardır.

Şimdi bir bakalım bu operasyonların yapılmasının gerekçesine; Halkı isyana teşvik edip sonra ihtilale zemin hazırlamak... İnsan şöyle düşünmez mi? Eğer düşünme organını bağışlamadıysa...

İhtilal bu ülkede bu ülke kanunlarında suç mu? Evet suç. Cezası eskiden idamdı. Şimdi herhalde ağırlaştırılmış hapis...

Peki, soru bir;
Bu ülkede ihtilal oldu mu?
El cevap, oldu...
Peki, bu darbeciler bu ülkede yaşıyorlar mı?
El cevap, yaşıyorlar...
Peki, kimler bunlar
El cevap, Kenan ve saz arkadaşları...
Neredeler?
El cevap, Başları Marmaris’te...

Şimdi sıkı durun İhtilalin baş suçlusu Marmaris’te

Hakkında soruşturma açan savcı nerede açığa alındı…

İhtilale zemin hazırlayanlar Metriste...

PKK lılar nerede onlar metresleri ile birlikte Avrupa’da...

Ne yapıyorlar;

İtirafçılık yapıyorlar...
Bu da yeni bir meslek...

Peki, iddia namede iddia edilen her şeyi doğru kabul edelim…
Ve bütün tutuklananları suçlu kabul edelim…
Bu ülkede sadece üç beş savcı mı var?

Diğer savcılar ne iş yapar?

Örgüte aleni destek veren TBMM den başlayarak Belediye başkanlarına, Başbakanı şehre sokmayanlara, Türk Bayrağını Türkiye Cumhuriyetinde gönderden indirenlere, devlete meydan okuyanlara…

Neden bir işlem yapılmaz?
Kayıtlı

HATA YAPMAKTAN KORKANLAR HİÇBİR ŞEY YAPAMAZLAR
BAŞKAN
www.teshaber.org
*****

Teşekkür Sayısı: 2429
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3102


HATA YAPMAKTAN KORKANLAR HİÇBİR ŞEY YAPAMAZLAR


« Yanıtla #20 : Ocak 23, 2009, 21:19:04 »

MERAKLISINA

Evren'i dava etti hayatı karardı

"Darbe yapmak"la suçladığı Kenan Evren hakında, Adana Savcısı iken iddianame hazırlayan Sacit Kayusu'ya son darbeyi HSYK vurdu. Yüksek Kurul, daha önce zorunlu olarak emekliye sevkettiği Kayasu'nun, bu kez de avukatlık yapamayacağına karar verdi.


12 Eylül ihtilalini yaptığı için Cumhurbaşkanı Kenan Evren hakkında dava açan eski Adana Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu'nun başına gelmeyen kalmadı. Önce zorla emekliye sevkedilen Kayasu'nun şimdi de avukatlık hakkı elinden alındı.

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), Kayasu'nun avukatlık yapamayacağına karar verdi. Avukatlık hakkı da elinden alındığı için mağdur olduğunu belirten Kayasu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvuracağını bildirdi.

Kayasu, savcılığı döneminde yaptığı uygulamalar nedeniyle hakkında, "disiplinsizlik", "görevi kötüye kullanma", "askere hakaret", "HSYK'ya hakaret" davaları açıldığını bildirdi. Bu davalarla ilgili AİHM'ye 6 ayrı başvuruda bulunduğunu hatırlatan Kayasu, HSYK'nın 27 Mayıs 2003 tarihinde hakkında verdiği son kararını da Avrupa'ya götüreceğini söyledi. Kayasu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bu konuyla ilgilenmesini isteyerek, "Çünkü o da zamanında benim gibi çok büyük haksızlıklara uğradı" dedi.

'Kitabım yakında çıkıyor'

Eski Savcı Kayasu, Kenan Evren hakkında dava açtığı için ağır bedel ödediğini belirtirken, başına gelenleri bir kitap haline getirdiğini söyledi. Kitabının yakında piyasaya çıkacağını kaydeden Kayasu, Kenan Evren hakkında 'darbe yaptığı' suçlamasıyla 27 Mart 2000 tarihinde dava açtığını hatırlattı.

Sacit Kayasu, İzmir Ödemiş Cumhuriyet Savcısı iken nöbetçi olduğu bir sırada, bulunan bir ceset için "Yeşil" kod adlı Mahmut Yıldırım'a ait olduğunu beyan ederek adını kamuoyuna duyurdı.

Kayasu, Adana'da Cumhuriyet Savcılığı yaptığı sırada da 12 Eylül darbesinin baş mimarı 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren'i dava ederek bir ilke imza attı. Bir anda ünü Türkiye'ye yayılan Kayasu, dönemin Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk tarafından hakkında soruşturma açtırıldı. "Görevini kötüye kullandığı" gerekçesiyle üç yıl önce açığa alınan Kayasu, açığa alındığı tarih olan 21 Nisan 2000 yılından tam 3 yıl sonra yine bir 21 Nisan günü emekli oldu. Kayasu, emekli olduktan sonra avukatlığa başladı.

'Artık kuşlar gibi hürüm'

"Artık kuşlar kadar hürüm. Artık hiç kimse konuştum diye üstüme gelemeyecek" diyen Kayasu, bir hukuk mücadelesi verdiğini belirterek, bu mücadelede umduğu desteği hiçbir zaman bulamamaktan yakındı. Bu ülkede yaşayan ve başta savcılar olmak üzere herkesin yanlışın üzerine gitmesi gerektiğini kaydeden Kayasu, özellikle Kenan Evren hakkında açtığı dava konusunda çok yalnız bırakıldığını söyledi. Kayasu, "Bu ülkede binlerce hukukçu var. Baro var. Binlerce profesör var. Serbestçe çıkıp konuşabilecek konumda olmalarına rağmen hiçbiri çıkıp da görüş belirtmedi. Bu çok üzücü bir durum" dedi.

'LİMON SATACAĞIM'

HSYK tarafından büyük bir haksızlığa uğradığını ileri süren Kayasu, "Avukatlık hakkım da elimden alındı. Şimdi ben ne yapacağım. Yapmam gereken bir iş var, o da pazarlarda limon satmak" diye konuştu. Kayasu, zorunlu olarak emekliye sevkedildikten sonra bir süre avukatlık yaptığını ve çok da başarılı olduğunu anlattı. "Benim hiçbir suçum yok, hukuka aykırı hiçbir iş yapmadım" diyen Kayasu, HSYK'nın kendisi hakkında iddianame hazırlayıp dava açmadan mahkum ettiğini bildirdi. Kayasu kanun gereği HSYK'nın üç sene sonra disiplin cezası verme yetkisinin bulunmadığını belirtti.

EVİN GÖKTAŞ ANKARA


Kayıtlı

HATA YAPMAKTAN KORKANLAR HİÇBİR ŞEY YAPAMAZLAR
BAŞKAN
www.teshaber.org
*****

Teşekkür Sayısı: 2429
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3102


HATA YAPMAKTAN KORKANLAR HİÇBİR ŞEY YAPAMAZLAR


« Yanıtla #21 : Ocak 23, 2009, 21:20:26 »

Cuntanın yargılanmasını
   Adalet Bakanlığı engelliyor
Adana Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu’nun 12 Eylül askeri darbesinin mimarı Kenan Evren hakkında hazırladığı iddianame, Adalet Bakanlığı ve başsavcılık tarafından engelleniyor.
 
 ‘Savcıların bağımsızlığı
   ortadan kaldırılıyor’
İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman, Adana Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu hakkında, Adalet Bakanlığı tarafından soruşturma başlatılmasını sert dille eleştirdi.
 
 
 Cuntanın yargılanmasını
   Adalet Bakanlığı engelliyor
 Kamil Şanverdi
 Adana Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu’nun 12 Eylül askeri darbesinin mimarı 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren hakkında açtığı ve Evren için idam cezası istediği iddianame, Adalet Bakanlığı ve Başsavcılık tarafından hukuksuz biçimde engelleniyor. İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman, bir savcının 12 Eylül darbesini yapanlar hakkında dava açabileceğini veya darbeyi yapanların yargılanabileceğini hukuken düşünebileceğini söyledi.
 Savcı Kayasu tarafından Kenan Evren hakkında hazırlanan iddianame, Adana Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunuldu. Ancak cumhuriyet başsavcısı kanunsuz bir tutum içine girerek, açılan davayı örtbas etme çabasına girdi. Adana Cumhuriyet Başsavcısı’nın bu engellemeyi, Adalet Bakanlığı’na dayanarak yaptığı ifade ediliyor.
 İşleyiş hiçe sayıldı
 Halen yürürlükteki işleyiş ise, bir savcının önce iddianameyi cumhuriyet başsavcılığına vermesi, sonra da cumhuriyet başsavcısının mahkemeye sunması olarak uygulanıyor. Cumhuriyet savcıları da, başsavcının izni ya da onayına ihtiyaç duymadan, doğrudan dava açma yetkisine sahipler. Hukuk ilkeleri gereği, Savcı Kayasu’nun açtığı davayı, ne cumhuriyet başsavcılığının, ne de Adalet Bakanı’nın engelleme yetkisi yok. Aksine bu, “yargının bağımsızlığı” ilkesi ile çelişen bir durum.
 Engellemek suç
 Dava açılmasına müdahale edilmesinin başsavcı ve Adalet Bakanı hakkında “görevi kötüye kullanmak”tan soruşturma açılması sonucu doğurabileceği kaydediliyor. Bu soruşturma sonunda dava açılırsa, bu davanın görüleceği yer de, cumhuriyet başsavcısı için Yargıtay, Adalet Bakanı için Yüce Divan. Yasalarda açıklıkla böyle emredilen duruma rağmen, Adalet Bakanı ve Cumhuriyet Başsavcısı’nın keyfi bir tutum içine girerek, iddianamenin ve dava dosyasının mahkemeye gitmesini engellemesi hukukdışı bir durum.
 Görevini yaptı, suçlandı
 Adalet Bakanlığı’nın iddianameyi engellemesinin ardından, Savcı Sacit Kayasu hakkında soruşturma açtırması da olayın diğer bir boyutu. Cumhuriyet savcısı, Türk Ceza Kanunu’nun 153. maddesinde şöyle tanımlanıyor: “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya herhangi bir suretle bir suçun işlendiği zehabın (zannını) verecek bir hale muttali olur. Kamu davasını açmağa mahal olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin hakikatını araştırmağa mecburdur”.
 Türk Ceza Kanunu’nun 148. maddesinde yer alan “Kamu davası cumhuriyet savcısının görevi” ifadesine dayanarak Evren hakkında dava açan Kayasu’ya da Adalet Bakanlığı tarafından soruşturma açıldı.
 İlk soruşturma değil
 Savcı Sacit Kayasu, Kenan Evren’in yaptığı 12 Eylül darbesi hakkında daha önce “bir vatandaş” olarak Ankara DGM Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu. O dönemde de Adalet Bakanlığı benzer bir tavır içine girerek, Kayasu hakkında “görevini kötüye kullandığı” iddiasıyla Salihli Ağır Ceza Mahkemesi tarafından dava açılmasını istemişti. Kayasu, burada açılan davadan 24 Mart 2000 tarihinde, “soruşturma açılmasına yer olmadığı” kararı verilmesi üzerine kurtulabilmişti. Kayasu, şimdi de, Kenan Evren hakkında dava açtığı için soruşturma tehdidi altında.
 Destek bekliyor
 12 Eylül darbesi ve Kenan Evren hakkında dava açarak, Türkiye’de bir ilki gerçekleştiren Savcı Sacit Kayasu, şimdi davanın “zamanaşımına uğrayacağı” 12 Eylül’den önce mahkemeye iletilerek işleme konulmasını istiyor. Bunu sağlayabilmek ve hakkında açılan soruşturma konusunda da, başta hukuk ve insan hakları örgütleri olmak üzere, herkesin desteğini bekliyor.
 
 Başa dön
 
 
 ‘Savcıların bağımsızlığı ortadan kaldırılıyor’
 Beyda Yıldız
 İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman, Adana Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu hakkında, Adalet Bakanlığı tarafından soruşturma başlatılmasını sert dille eleştirdi. Anayasa’nın geçici 15. maddesi nedeniyle, Kenan Evren ya da darbeyi yapan generallerin bu eylemleri nedeniyle yargılanmalarının, hukuken mümkün olmadığını savunan Sayman, bir savcının 12 Eylül darbesini yapanlar hakkında dava açabileceğini veya darbeyi yapanların yargılanabileceğini hukuken düşünebileceğini belirtti.
 Sayman, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ancak Adalet Bakanlığı’nın bir savcı hakkında, bu görüşü savunduğu, bu hakkı kullandığı için soruşturma açmasını doğru bulmuyorum. Bunu yaptı diye savcı hakkında soruşturma açılamaz, açılmaması gerekir. Bunlar savcıların bağımsızlığını ortadan kaldıran uygulamalardır.”
 Bakanlığın dogmaları var
 Adalet Bakanlığı açısından “Hiçbir şekilde yargılanamaz” veya “Hiçbir şekilde tartışılamaz” gibi mutlak doğrular olduğunu belirten Sayman, bu konuların dogma haline getirildiğinin altını çizdi. Sayman, “Zaten bu anlayış yanlış. Kenan Evren’in yargılanamayacağı, çoğunluk görüşü bile olsa, aksi görüşü bir kişi bile söyleyebilir. Bunu söyleyen bir kişiye ‘görevini kötüye kullanmaktan’ veya ‘görevini suiistimal etmekten’ suçlayamaz” dedi.
 Sayman, savcının hazırladığı iddianamenin yerinde görülmemesi halinde zaten dava açılamayacağını ve takipsizlik kararı verileceğini söyledi.
 
BASINDAN
Kayıtlı

HATA YAPMAKTAN KORKANLAR HİÇBİR ŞEY YAPAMAZLAR
BAŞKAN
www.teshaber.org
*****

Teşekkür Sayısı: 2429
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3102


HATA YAPMAKTAN KORKANLAR HİÇBİR ŞEY YAPAMAZLAR


« Yanıtla #22 : Ocak 23, 2009, 21:35:10 »

Mustafa’nın ailesine son mektubu

“Sevgili anneciğim ve babacığım,
Sizler beni bu yaşa kadar büyüttünüz. Benim sizilere karşı işlemiş olduğum hataları ve suçları affedin. Hakkınızı helal edin. Ben sizlerin bir evladınız olarak bugüne kadar cenab-ı hakkın ve onun Resulünün, Yüce Peygamberimizin yolundan ayrılmadım... Alın yazımız böyle yazılmış. Kader ne ise onu çekeceğiz... Ben de kardeşim Haydar gibi bir an önce Allah (C.C)’ın huzuruna çıkmaya hazırım... Yoksa bir yanlışlık sonucu ölümüme karar verenler, idam edenler Allah’tan bulsunlar... Şunu hiçbir zaman unutmasınlar ki; Mustafalar ölür, Allah davası ölmez; milliyetçilik yaşar, kellemi verdiğim bu yolun zaferi yakındır. Zafer her zaman Allah (C.C)’a inananlarındır.
Bunun için hiç üzülmeyin, cenazemin arkasından ağlamayın, günahtır. Sizden ricam ağlamayın.
Anne, sizlerle helalleşmek isterdim. Fakat olmadı. Hakkım varsa hepinize helal olsun. Siz de helal edin.
Son olarak yengeme, yeğenime, bacıma selam eder haklarını helal etmelerini dilerim. Nişanlıma da selam eder, Cenab-ı Allah (CC)’dan mutlu bir yuva kurmasını dilerim.
Oğlunuz Mustafa”
Mustafa Pehlivanoğlu bu satırlarla veda etti ailesine. Cunta’nın adaleti(!)ne bir oğul kurban veren aileden ölüm gerçeği saklandı.
Onlar idamı ancak infazdan üç gün sonra çocuklarını ziyaret için cezaevine geldiklerine öğrendiler.
Mustafa’nın hikayesinde yürek burkan bir başka gelişme yıllar sonra yaşanacaktı.
Pehlivanoğlu’nun idam kararını veren Sıkıyönetim Mahkemesi Hâkimi Ali Fahir Kayacan anılarını anlatırken ‘Mustafa Pehlivanoğlu’nun sol görüşlü genç Necdet Adalı’ya denge olsun diye’ asıldığını ve bundan pişman olmadığını söyleyecekti.
Mustafa’nın katilleri hala “suçsuz olduğunu anlamıştık,ama bir kere onaylamıştık idamını, geri dönemezdik” diyecek kadar cüretkârlar, hâlâ yargılanmadılar ve hâlâ aramızdalar!..

SELCAN TAŞCI





Kayıtlı

HATA YAPMAKTAN KORKANLAR HİÇBİR ŞEY YAPAMAZLAR
DELİ DUMRUL
Ziyaretçi
« Yanıtla #23 : Ocak 23, 2009, 21:44:17 »

   Özellikle adalet ve hukuk ehli bir yandan eşitlikten söz ederken bir yandan da bazılarının "daha eşit" olduklarını ve onlara karşı "daha eşit" muamele yapılması gerektiğini belirtiyorlar. "Dokunulamazlar", "Ellenemezler" kendilerini kendi yaptıkları kanunlarla koruyorlar. Düşünüyorum da aceba bunların iç mahkemeleri yok mu? Yatağa rahatça girebiliyorlar mı? Sabaha kadar deliksiz uyuyabiliyorlar mı? Sırf "denge" için katledilen Mustafa'ya ve Mustafa'nın anasına verecekleri bir hesapları yok mu?
Kayıtlı
Dr. Ahmet AKMAZ
Şube Sekreteri
TESHABER
*****

Teşekkür Sayısı: 1940
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2075



« Yanıtla #24 : Ocak 24, 2009, 06:29:36 »

Hep düşünürüm; din niye devreden çıkartılıyor veya çıkartılmaya çalışılıyor diye. Din, milletin ortak malıdır. Dine aykırı bir tatbikat yapıldığı zaman bütün millet karşı çıkar. Din dışı bir tatbikatta ise; insanlar ne yapacaklarını bilemezler. Vicdanlar, kapkara kararırlar. Sağcı-solcu, faşist-kominist ve daha bilmem ne olarak birbirine düşerler. Bu arada da vurguncular, soyguncular diledikleri gibi memleketin her alanında cirit atarlar... Sonuçta da bu tür haksız ve de adaletsiz tatbikatlar çoğalır...
Kayıtlı

"Koku, gülün sesidir
Ve gül toprağın nefesidir."
tekyoldevrim
YENİ ÜYE
*

Teşekkür Sayısı: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 17

Avatar Yok


« Yanıtla #25 : Ocak 29, 2009, 00:15:53 »

Bu olup bitenler birazda insanlar birilerinin kontrolünden çıktılar; sağcısı- solcusu, dincisi- dinsizi vs. bir araya gelmeye başladılar, bu emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin işine gelmemiş ola bilir.

Bence tek yol yine de devrim...
Kayıtlı
DELİ DUMRUL
Ziyaretçi
« Yanıtla #26 : Ocak 29, 2009, 19:50:56 »

Bu olup bitenler birazda insanlar birilerinin kontrolünden çıktılar; sağcısı- solcusu, dincisi- dinsizi vs. bir araya gelmeye başladılar, bu emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin işine gelmemiş ola bilir.

Sayın "tekyoldevrim" bu yazdıklarının altına imzamı atıyorum.

Bence tek yol yine de devrim...

Bu devrimi kimler yapacak? Hadi yaptın diyelim, devirdiklerinin yerine ne dikecesin. Kadroların hazır mı? Millet benimseyecek mi? "birilerinin kontrolünde" bir devrim mi olacak yoksa bağımsız mı? "Kanlı mı olacak, kansız mı?", "Devrim karşıtlarını" kesecek misiniz? Yoksa sürgüne mi göndereceksiniz? Aklınızda olsun ben "Sibirya"yı görmek istiyorum. Not alın bir yere. Yoldaş olmasak da bunca yıllık forumdaşlığımız var.
Kayıtlı
tekyoldevrim
YENİ ÜYE
*

Teşekkür Sayısı: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 17

Avatar Yok


« Yanıtla #27 : Şubat 02, 2009, 22:53:00 »

Bu olup bitenler birazda insanlar birilerinin kontrolünden çıktılar; sağcısı- solcusu, dincisi- dinsizi vs. bir araya gelmeye başladılar, bu emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin işine gelmemiş ola bilir.

Sayın "tekyoldevrim" bu yazdıklarının altına imzamı atıyorum.

Bence tek yol yine de devrim...

Bu devrimi kimler yapacak? Hadi yaptın diyelim, devirdiklerinin yerine ne dikecesin. Kadroların hazır mı? Millet benimseyecek mi? "birilerinin kontrolünde" bir devrim mi olacak yoksa bağımsız mı? "Kanlı mı olacak, kansız mı?", "Devrim karşıtlarını" kesecek misiniz? Yoksa sürgüne mi göndereceksiniz? Aklınızda olsun ben "Sibirya"yı görmek istiyorum. Not alın bir yere. Yoldaş olmasak da bunca yıllık forumdaşlığımız var.

Bu Millet Kenan ve saz pardon silah arkadaşlarını kabullendiler...
Kayıtlı
BAŞKAN
www.teshaber.org
*****

Teşekkür Sayısı: 2429
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3102


HATA YAPMAKTAN KORKANLAR HİÇBİR ŞEY YAPAMAZLAR


« Yanıtla #28 : Şubat 02, 2009, 23:12:56 »

Özetleyecek olursak;

İhtilal mi oldu?
Biraz içim geçmiş…
Ya da devrim mi yapıldı?
Varsın olsun,
Bizim ülkemiz alışıktır.
Zaten gecikmişti…
Her on- on beş yılda bir demokrasiye balans ayarı yapılmasına.
Sistem hafif içe çekmeye başlamıştı…
Alışığız biz ihtilal ve muhtıralara;
27 Mayıs 1960
12 Mart 1971
12 Eylül 1980
28 Şubat 1997
Dile kolay tam on bir yıl olmuş…
Sonuncusuna…
İnsan alışınca özlüyor…
Yukarıdaki vakıaların hepsinin ortak özellikleri
Asker menşeili olmasıdır.
Eee hep asker mi ihtilal yapar?
Sivillerinde devrim yapma hakları yok mudur?
Ve bu hak kullanıldığı zaman haktır.
Şimdi ben 27 Mayısı hatırlamam,
12 Martı hayal meyal hatırlıyorum.
12 Eylülü iyi hatırlıyorum…
Bir sabah TRT den Hasan Mutlucan
Kahramanlık türküleri söylüyordu.
Sabah gün ışımadan insanlar sıcak yataklarından
Eylül serinliğinde zorunlu seyahate ve zorunlu ikamete mecbur edilmişlerdi.
Sırf denge olsun diye dengesiz herifler gencecik fidanları dara çekmişlerdi.
Şimdi biraz dengesiz oluyor. Ama olsun idare ediniz.
Şimdi başbakanı şehre sokmayın diyenler ellerini kollarını sallaya sallaya dolaşıyorlar,
Televizyonu, dili aldık; sırada coğrafyayı tanıtmak gelecek diyorlar,
Hemen hemen her gün bir Mehmetçiği şehit edenleri alenen destekliyorlar,
Gönderden Türk Bayrağını Türkiye'de indiriyorlar...
Ama olsun siz yine de göz yumun...
Şimdi TRT den Hasan Mutlucan “yinede şahlanıyor aman kolbaşının kıratı” demiyor.
Ama Hadise kızımız tüm endamı ile TRT den “Dümtek dümtek, … Değerli seyirciler yayınımıza, elimize ulaşan son dakika haberi ile kısa bir süre ara vermek zorunda kaldık… filaş filaş filaş… dergenekoncular toplanıyor tek tek… Şimdi kaldığımız yerden yayınımıza devam ediyoruz dümteke tek… Çığırıyor avazı çıktığınca…
Sahi ihtilal mi oldu?
Devrim mi?
Eğer oldu ise yaşasın yeni kralımız…
Tıpkı 12 Eylülde olduğu gibi yaşasın Kenanlar…
Keneler, sülükler...
Kenancılar ve kemancılar…
Kahrolsun davulcular ve zurnacılar…
Ben onları asla sevmemiştim...
Hep kraldan yana oldum!!!...
Hatta zaman zaman kraldan çok kralcı oldum!!!...
Nefesim yettiği kadarda olmaya devam edeceğim!!!...




İhtilallerde bir de TRT ele geçirilirdi. O bölümü sehven atlamışız. Şimdi bu da oldu. TRT ye bir haham hâkim oldu...
Birde ihtilallerin karakteristik özelliği herkes evindeki mühimmatı köyün mezarlığına getirsinler diye anons edilir. Bir kısmı getirir bir kısmı da kapının önüne kordu. Şimdi yaşananlarla ne kadar da benzerlik var değil mi?

Şimdi Ney imiş?
Bir İhtilalin olabilmesi için
1- Bir müzik seçilecek (Bu müzik günün anlam ve önemine göre değişe bilir.)
2- TRT ele geçirilecek
3- Sabah namazını müteakip abdestli abdestli insanlar evlerinden alınacak.
4- Silahlar ya toplama merkezine ya da kapı önlerine bırakılacak

Bu dört madde bir arada ise biliniz ki ihtilal olmuştur...


Kenan’ın döneminde de meclis açıktı... hem de şimdi nasıl genel başkanların kriterlerine göre vekil seçiliyorsa o zaman da Kenan’ın kriterlerine göre vekillerimiz vardı...
Ben ne bundan öncekileri ne de bunları kâle almıyorum. Çünkü bunların hepsi "bizim çocuklar" diye adlandırılan çocuklardır.
Şimdi bir bakalım bu operasyonların yapılmasının gerekçesine; Halkı isyana teşvik edip sonra ihtilale zemin hazırlamak... İnsan şöyle düşünmez mi? Eğer düşünme organını bağışlamadıysa...
İhtilal bu ülkede bu ülke kanunlarında suç mu? Evet suç. Cezası eskiden idamdı. Şimdi herhalde ağırlaştırılmış müebbet...

Peki, soru bir;
Bu ülkede ihtilal oldu mu?
El cevap, oldu...
Peki, bu darbeciler bu ülkede yaşıyorlar mı?
El cevap, yaşıyorlar...
Peki, kimler bunlar
El cevap, Kenan ve saz arkadaşları...
Neredeler?
El cevap, Başları Marmaris’te...

Şimdi sıkı durun İhtilalin baş suçlusu Marmaris’te

Hakkında soruşturma açan savcı nerede?

Açığa alındı…

İhtilale zemin hazırlayanlar Metriste...

PKK lılar nerede onlar metresleri ile birlikte Avrupa’da...

Ne yapıyorlar;

İtirafçılık yapıyorlar...
Bu da yeni bir meslek...

Peki, iddianamede iddia edilen her şeyi doğru kabul edelim…
Ve bütün tutuklananları suçlu kabul edelim…
Bu ülkede sadece üç beş savcı mı var?

Diğer savcılar ne iş yapar?

Örgüte aleni destek veren TBMM den Belediye başkanlarına; Başbakanı şehre sokmayanlara, Türk Bayrağını Türkiye Cumhuriyetinde gönderden indirenlere, devlete meydan okuyanlara…

Neden bir işlem yapılmaz?
Kayıtlı

HATA YAPMAKTAN KORKANLAR HİÇBİR ŞEY YAPAMAZLAR
yol
YENİ ÜYE
*

Teşekkür Sayısı: 5
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9

Avatar Yok


« Yanıtla #29 : Nisan 13, 2009, 21:24:52 »

Demokrasiye nezaman geçeceğiz???
Kayıtlı
TcKaY1
Süleyman Özbaş
TESHABER
*****

Teşekkür Sayısı: 976
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1260

Avatar Yok


Site
« Yanıtla #30 : Nisan 14, 2009, 00:06:24 »

Bir çay demlesem ok gibi deler miydi bağrımı razı olur muydum sigarasız sabaha...Demokrasi her yerde var yeter ki isteyin.
Kayıtlı

"DÜŞMANIM DÜŞMANLIĞINDAN VAZGEÇİNCEYE KADAR BEN DE ONUN AMANSIZ DÜŞMANIYIM"

ATATÜRK
kelam
TESKAYSERİ
****

Teşekkür Sayısı: 4
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 224


TÜRKE KEFEN BİÇENİN ÖLÜMÜ KORKUNÇ OLUR


« Yanıtla #31 : Nisan 14, 2009, 10:00:29 »

Atlılar put şehrine gediklerden girecek.
Bir devrim ki gelecek DEVRİMi DEVİRECEK.

                                  Üstad N F K
Kayıtlı

TA ALTAYLARDAN GELİR BİZİM SESİMİZ.
İSLAMI SOLURUZ TERTEMİZDİR NEFESİMİZ.
ALEM BİLİR TÜRKÜZ KAHRAMANDIR NESLİMİZ.
TÜRKÜZ TÜRKMENİZ NE MUTLU BİZE.
BAŞKAN
www.teshaber.org
*****

Teşekkür Sayısı: 2429
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3102


HATA YAPMAKTAN KORKANLAR HİÇBİR ŞEY YAPAMAZLAR


« Yanıtla #32 : Eylül 12, 2009, 01:50:54 »

Bugün 12 Eylül! Hüzün Doluyor İnsan!
İhtilal mi oldu? Biraz içim geçmiş… Ya da devrim mi yapıldı? Varsın olsun, Bizim ülkemiz alışıktır. Zaten gecikmişti… Her on- on beş yılda bir demokrasiye balans ayarı yapılmasına. Sistem hafif içe çekmeye başlamıştı…
Alışığız biz ihtilal ve muhtıralara; 27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997, Dile kolay tam on bir yıl olmuş… Sonuncusuna… İnsan alışınca özlüyor…
Yukarıdaki vakıaların hepsinin ortak özellikleri Asker menşeli olmasıdır. Eee hep asker mi ihtilal yapar? Sivillerinde devrim yapma hakları yok mudur? Ve bu hak kullanıldığı zaman haktır. Kullanılmayan haklar körelir.
Şimdi ben 27 Mayısı hatırlamam, 12 Martı hayal meyal hatırlıyorum. 12 Eylülü iyi hatırlıyorum; Bir sabah TRT den Hasan Mutlucan Kahramanlık türküleri söylüyordu. Sabah gün ışımadan insanlar sıcak yataklarından Eylül serinliğinde zorunlu seyahate ve zorunlu ikamete mecbur edilmişlerdi.
Sırf denge olsun diye dengesiz herifler gencecik fidanları dara çekmişlerdi. Şimdi biraz dengesiz oluyor. Ama olsun idare ediniz. Bugün başbakanı şehre sokmayın diyenler ellerini kollarını sallaya sallaya dolaşıyorlar, Televizyonu, dili aldık; sırada coğrafyayı tanıtmak gelecek diyorlar, Hemen hemen her gün bir Mehmetçiği şehit edenleri alenen destekliyorlar, Gönderden Türk Bayrağını Türkiye'de indiriyorlar...
Şimdi TRT den Hasan Mutlucan “yinede şahlanıyor aman kolbaşının kıratı” demiyor. Ama Hadise kızımız tüm endamı ile TRT den “Dümtek dümtek, … Değerli seyirciler yayınımıza, elimize ulaşan son dakika haberi ile kısa bir süre ara vermek zorunda kaldık… filaş filaş filaş… dergenekoncular toplanıyor tek tek… Şimdi kaldığımız yerden yayınımıza devam ediyoruz dümteke tek… Çığırıyor avazı çıktığınca…
Sahi ihtilal mi oldu? Devrim mi? Eğer oldu ise yaşasın yeni kralımız… Tıpkı 12 Eylülde olduğu gibi yaşasın Kenanlar… Keneler, sülükler... Kenancılar ve kemancılar… Kahrolsun davulcular ve zurnacılar… Ben onları asla sevmemiştim... Hep kraldan yana oldum!!!... Hatta zaman zaman kraldan çok kralcı oldum!!!... Nefesim yettiği kadarda olmaya devam edeceğim!!!...
İhtilallerde bir de TRT ele geçirilirdi. Özel kanallar olmayınca TRT ile yetinilirdi. Şimdikilerin işi zor, bir sürü özel kanallar radyolar! O bölümü yukarıda sehven atlamışız. Şimdi bu da oldu. TRT ye bir haham hâkim oldu...
Birde ihtilallerin karakteristik özelliği herkes evindeki mühimmatı köyün mezarlığına getirsinler diye anons edilir. Bir kısmı getirir bir kısmı da kapının önüne koyardı. Şimdi yaşananlarla ne kadar da benzerlik var değil mi?
Efendim Neymiş? Bir İhtilalin olabilmesi için;
1-   Bir müzik seçilecek (Bu müzik günün anlam ve önemine göre değişe bilir.)
2-   TRT ele geçirilecek (Özel TVler satın alınacak)
3-   Sabah namazını müteakip abdestli abdestli insanlar evlerinden alınacak.
4-   Silahlar ya toplama merkezine ya da kapı önlerine bırakılacak
Bu dört madde bir arada ise biliniz ki ihtilal olmuştur...
Meclisin açık olması sizi yanıltmasın. Kenan’ın döneminde de meclis açıktı... Hem de şimdi nasıl genel başkanların kriterlerine göre vekil seçiliyorsa o zaman da Kenan’ın kriterlerine göre vekillerimiz vardı...
Ben ne bundan öncekileri ne de bunları kâle almıyorum. Çünkü bunların hepsi "bizim çocuklar" diye adlandırılan çocuklardır.
Şimdi bakalım bugünkü operasyonların yapılmasının gerekçesine; “Halkı isyana teşvik edip sonra ihtilale zemin hazırlamak”... İnsan şöyle düşünmez mi? Eğer düşünme organını bağışlamadıysa... İhtilal bu ülkede bu ülke kanunlarında suç mu? Evet suç. Cezası eskiden idamdı. Şimdi herhalde ağırlaştırılmış müebbettir…
Peki, soru bir; Bu ülkede 12 Eylül 1980 de ihtilal oldu mu? El cevap, oldu... Peki, bu darbeciler bu ülkede yaşıyorlar mı? El cevap, yaşıyorlar... Peki, kimler bunlar. El cevap, Kenan ve saz arkadaşları... Neredeler? El cevap, Başları Marmaris’te... Şimdi sıkı durun İhtilalin baş suçlusu Marmaris’te Hakkında soruşturma açan savcı nerede? Açığa alındı…  İhtilale zemin hazırlayanlar Metriste... PKK’lıların bir kısmı nerede? Onlar metresleri ile birlikte meydanlarda, her yerde... Diğer bir kısmı Ne yapıyorlar; İtirafçılık yapıyorlar... Bu da yeni bir meslek...
Peki, iddianamede iddia edilen her şeyi doğru kabul edelim… Ve bütün tutuklananları suçlu kabul edelim… Bu ülkede sadece üç beş savcı mı var? Adli tatil bitmedi mi?
Örgüte aleni destek veren TBMM den Belediye başkanlarına; Başbakanı şehre sokmayanlara, Türk Bayrağını Türkiye Cumhuriyetinde gönderden indirenlere, devlete meydanlarda meydan okuyanlara…
Devleti yıkmaya, milleti bölmeye çalışan ve bunlara destek olanlara verilmesi gereken ceza nedir?
Bunlar hakkında neden bir işlem yapılmaz?
Haaa! Unutmuşuz bugün 12 Eylül…

Ali İhsan Öztürk
Şube Başkanı
Kayıtlı

HATA YAPMAKTAN KORKANLAR HİÇBİR ŞEY YAPAMAZLAR
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!