Kadir Dayıoğlu'nun 17.06.2008 Kayseri Güneş Gazetesi'nde yayınlanan bir yazısı, bugün (20.09.2008)
http://www.teskayseri.org/ adresinde "YORUMSUZ!" başlığı altında yer aldı.
Yazı, Kayseri'deki kurum ve kuruluşların nasıl çalıştıkları ile ilgili. Bilhassa Başkanımız Ali İhsan ÖZTÜRK'ün çalışmaları övülerek veriliyor. Hakikaten bu çalışmaların değerini ben de şahsen, bizatihi Kayseri'de bulunduğum dönemde takdir ediyordum, çok mühim çalışmalar olduğunu biliyordum; elimden geldiğince de iştirak etmeye çalışıyordum. Antalya'ya geldikten sonra ise bu çalışmaların kıymetini anlatmak için değermiş, takdirmiş... kelimelerinin ne kadar kifayetsiz olduğunu anladım. Bırakınız çalışmayı, gayret etmeyi bu şubenin bir üyesi olmak bile bir ayrıcalıkmış meğer.
Başkanımı ve de başkanımla birlikte hareket eden bilumum TÜRK EĞİTİM-SEN KAYSERİ 2 NOLU mensubu ve onlarla birlikte hareket eden her kişiyi tebrik ediyorum ve de diyorum ki inşaallah gururlanıp guruplarının esiri olmazlar.
Yazının bir yüzü böyle. Diğer yüzü ise aslında Türkiye Cumhuriyeti devletinin nasıl yönetildiği ile ilgili ip ucu veriyor. Buraya yorum yapmayı gerekli görmüyorum. Zaten yazı da denilecekler denilmiş.
Bilahsa, Ali İhsan Öztürk, “politik taşlamaları” nedeniyle taktirlerin çok ötesinde; ödül vermek gerekir. Çoğu eylemi, birinci sınıf; bir memur sendikası meramını ancak bu kadar güzel anlatabilir... Tabi, politika da kokan eylemlerinden, umulur ki, siyasi partiler ve diğer sendikalar, özellikle işçi sendikaları ders alır... Tabi, “ders alırlar” derken, haddi aşmış da olmak istemem...
Darısı, diğer kurum ve kuruluşlara başına diyelim!.. Darısı diyorum zira, inanır mısınız; bırakınız bizleri haberdar etmeyi, kurum ve kuruluşlarını tanıtan web-siteleri bile güncelliğini yitirmiş ve hatta yanlış ve eksik bilgilerle dolu. Zahmet edip, güncelleştirme, düzeltme ve bunlardan da önemlisi sitelerini zenginleştirme gibi bir gayret içerisinde olmuyorlar... Bu oldukça acı... Hele hele bu iletişim çağında, hiç mi hiç yakışmıyor!
Diyelim ki, Kayseri ile ilgili bazı bilgileri almak isteyenler elbette öncelikle Valilik sitesine girecek... Gel gör ki, bu site güncel değil. Mesela mı? Sayın Abdullah Gül halen Kayseri Milletvekilleri içerisinde yer alıyor ve şu bilgileri içeriyor: “ KAYSERİ - 1950, Ahmet Hamdi, Adeviye - İstanbul Üniv. İktisat Fakültesi - İngilizce, Arapça - İktisat Doç. Dr., Öğretim Üyesi - Sakarya Üniv. Endüstri Müh. Fak. Öğretim Üyesi, İslam Kalkınma Bankası İktisat Uzmanı - Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi, Batı Avrupa Birliği Asamblesi ve (NATO) Kuzey Atlantik Asamblesi Türk Grubu Eski Üyesi - Eski Devlet Bakanı ve Başbakan - Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı - Evli, 3 Çocuk.”
Mesela ya devam: Kayseri ile ilgili nüfus bilgileri 2000 verilerini içermekte; kırkın üzerinde belediye kapanmış olmasına rağmen, belediye sayısında bir değişiklik söz konusu değil... Yine mesela; Pınarbaşı İlçemizin kaç yılında Kayseri’ye bağlandığı konusunda ne Kaymakamlık ve ne de Valilik sitesinde bir bilgi var...
Meselalara devam edelim; Kayseri Barosu sitesine girin, tarihçe ile ilgili şu bilgiden başkasına rastlayamazsınız: “Kayseri Barosu, tüzel kişiliğe sahip kamu kuruluşu niteliğinde bir meslek kuruluşudur. Baromuzun kuruluş tarihi 1926'dır... “ Kimler kurdu, müteşebbisler kim, ilk yönetimler kimlerden oluşuyordu; ilk yerleşim yerleri neresiydi? vs. gibi bilgiler, tarihçe içerisinde olmaz mı? Ama yok. Yok var da ben bulamadıysam, Başkan Ali Taşçı’dan özür dilerim...
Peki, bunlar böyle de, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin sitesi nasıl. Nasıl olduğunu görmek isteyenler siteye girsin ve durumu bir görsün. Kusura kalmasınlar; verilen Belediye tarihi ve Kayseri tarihi, oldukça “uyduruk”. Tarihçeler bir uzmana yazdırılabilirdi; “hinderland” ile ilgili nüfus bilgileri verilebilirdi. Vs.
Yani sonuçta; bu siteler bizim aynamızdır. Nasıl görüntü verirsek öyle aksettirir.
Yeri gelmişken bir endişemi bir kez daha tekrarlayayım: Büyükşehirce hazırlatılmakta olan “Kayseri Ansiklopedisi” için seçilen madde başlıklarının çoğu, muhtemelen, bu sitelerden kopyalamalarla yazılacak... Yazılacak ama bilgiler de “sakatlık” var; eksiklik var, yanlışlık var... İşin başındayken yani “testi kırılmadan, uyarmak” istedim, ilgilileri... İlerde zor durumda kalırsınız...
Vaziyet bu merkezde olunca hem Başkanımın hem de başkanımla birlikte hareket eden gönüldaşlarımın işi daha da zorlaşıyor. Çünkü, ne kadar tembel, beceriksiz, basiretsiz... insan varsa üstüne daha çok hırsla yürüyecekler; çamur atma yarışına girecekler; "Ben yapamıyorsam bunlarda yapamasın" diyeceklerdir.
Allah, başkanımı ve de onunla birlikte olan bütün gönüldaşlarımı hasetçilerin hasedinden korusun. Kem gözlerden saklasın. Duymayan kulaklara seslerini duyursun. Görmeyen gözlere onları görmeyi nasip etsin. Katılaşmış kalplere iyilik ve güzellik hisleri versin.