|
Recep Yağar
|
 |
« : Nisan 23, 2008, 21:32:45 » |
|
İÇİMİZDEN BİRİ Öğrendim ki Erzurum'a tayinim çıkmış, Orasını da Sarıoğlan gibi sandı öğretmen. Büyük bir sevinçle ,heyecan ile Erzurum trenine , bindi öğretmen. Tekman ilçesi'nin Gökoğlan Köyü, Her konakta içerim, kırtlama çayı, İçimden söylenirim, yedik babayı Sevincim üzüntüye, döndü öğretmen.
Yol yok, iz yok , yürür giderim, Kendi kendime ah çeker, isyan ederim, Ümitlerim söner, artar kederim, Daha bu yolda ümidim, söndü öğretmen.
Sekiz saat yürüdüm, köyüme vardım, Muhtarın konağını bir, köylüye sordum, Buyur ettiler ben de, içeri girdim, Biraz oturunca yorgunluğum, dindi öğretmen.
Ekmek peynir verdiler, azık dediler, Köyün arabası var mı dedim, kızak dediler, Odun kömür var mı dedim, tezek dediler, Isınmadan önce , dondu öğretmen.
Okula vardım ki, hep camlar kırık, Kapılar kırılmış, duvarlar yarık, Neresi sağlam ki, her yeri çürük, Vallahi bu köyde, yandı öğretmen.
Öğretmen ışık dediler, gittiği yerde, Öğretmen dermandır, hemen her derde, Bedenim orda amma, ya aklım nerde? Işığım yanmadan, söndü öğretmen.
Erzurum ilinde tam beş yıl kaldım, Doğulu dadaşımdan iyi bir ders aldım, Çok insan tanıdım, tecrübe buldum, Beş yıl sonra Sarıoğlan'a döndü öğretmen.
İşte bu yıl onaltıncı yılıma girdim, Bunca yıl hep dertli ,öğretmen gördüm, Evsizlik benim en büyük derdim, Kirayı düşünerek derslere, girdi öğretmen.
Sınıfa girersin ,güneş olursun, Titreyen çocuğa, ateş olursun, Çocuklara bir dost, bir eş olursun, Çocuklarla mutluluğa ,erdi öğretmen.
Öğretmen toplumda, parlayan nurdur, Cahillerin önünde yükselen, surdur, Her zaman, her yerde, hep onlar vardır, Bir harf için kaç dişini, kırdı öğretmen.
Karanlıklar içinde , hep ışık oldu, Arıydı, çiçekti, tatlı bir baldı, Emekli olunca , ortada kaldı, Yaşıyor sanmayın, öldü öğretmen. 07.11.1994
|